Acıyı acıyla savuşturuyoruz
Bakalım bu insanlar ne kadar acıya dayanabilir der gibiler…
Sınıyorlar bizi, sınıyorlar…
Sabrımızı sınıyorlar.
Yangınlarla, göçüklerle, patlamalarla; türlü türlü ölümlerle sınıyorlar…
***
Fabrika, otel, tren, maden ocağı fark etmiyor bizim için.
Çoluk çocuk, yaşlı genç…
Toplu halde ölüyoruz.
Kader diyorlar, fıtrat diyorlar, bu işin doğasında var diyorlar…
Cevap vermiyorlar…
Hesap veren olmuyor…
***
Her şey ne kadar müsaitmiş bu ülkede ölmek için…
Özel bir hazırlık yapılmış gibi sanki.
Bir kıvılcım yetiyor.
Hiçbir zaman bizi bulmayacakmış gibi düşündüğümüz o ölüm; bir bakmışız ki bizim kapımızı çalmış bile.
Kurtuluş yok…
Ya bir trende, ya bir evde, ya bir maden ocağında ya da bir fabrikada.
Öyle ucuz, öyle basit, ye alelade.
***
Birde ölmeyenlerimiz var bizim.
Onlarda pek yaşıyor sayılmaz ya aslında.
Ölenlerin acısıyla yaşamaya çalışan.
Belki de sırasını bekleyen…
Bir acıyı tüketmeden ikinci acıya başlayan ölmeyenlerimiz.
Acıyı acıyla savuşturan…
***
Vay be; nasıl bir ülke olmuşuz biz; ne hesap veren var, ne cevap veren.
Ne ders çıkaran var, önlem alan…
Ucuz ucuz, basit basit ölüyoruz.
Sanki koca bir ülkeyi acı testine sokmuşlar.
Sabrımızı sınıyorlar.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zeray artık borsaya açıldı 10 Aralık 2025 Çarşamba
- Herkes kendi canını korusun! 08 Aralık 2025 Pazartesi
- Olmayan suya zam yapmayı biliyorsun! 28 Kasım 2025 Cuma
- Teşekkürler Sayın Valim 06 Kasım 2025 Perşembe
- Başkan Hürriyet’ten hayati sorular 02 Kasım 2025 Pazar
- Bu ülkede acıların sonu gelmez 30 Ekim 2025 Perşembe
- KTO’da Recep Öztürk’e tepkiler büyüyor 24 Ekim 2025 Cuma
- Bayram Özkan’ın istifası sendika için büyük bir kayıp 26 Eylül 2025 Cuma
- Büyükakın, büyük dönüşümü başarabilir mi? 18 Eylül 2025 Perşembe
- Allah kimseyi Gürsel Tekin’in düştüğü duruma düşürmesin 08 Eylül 2025 Pazartesi