Şikago macerası (1)
Taksim’e doğru amaçsızca yürüyordum. Reklam panolarında Lufthansa Havayolları’nın Şikago seferlerine başlama nedeniyle gidiş-dönüş 699 $’lık bir kampanya ilanı gözüme çarptı. "Aman ne kadar iyi," diye düşündüm. Şikago’daki otobüs şoförü arkadaşım, oradan ayrılırken, "Biz arkadaşız, ne zaman istersen gel, evimin kapıları sana açık," demişti. Saat farkını hesaplayıp makul bir saat olduğunu düşünerek onu aradım.
Telefonda, "My friend, are you at the airport now?" diye sorduğumda, "Hayır, bugün yola çıkıyorum," cevabını duydum.
Pasaportum cebimdeydi ve üzerimde 1000 $ civarında nakit param vardı. Hemen Lufthansa ofisine daldım. Aynı güne bilet olup olmadığını sordum. Sabahın erken saatlerine yer olduğunu söylediler. "Tamam, işte bu!" dedim. Kredi kartımı uzatarak taksitlendirme talep ettim. Geceyi havalimanında geçirip sabaha karşı uçmayı planlıyordum.
Şikago’ya gidiyordum. "Bu mevsimde havalar sert olur," diye içimden geçirdim. İstiklal Caddesi’nde kıytırık bir montla dolaşırken, bir seyyar satıcı, içi ve yakası imitasyon kürklü mont/palto arası bir şeyler satıyordu. İnsanlar etrafını sarmıştı. Uzandım, bir tane aldım. Adam, "O sana dar gelir," diyerek haki renkte bir başkasını uzattı. "Bunu dene." Giydim, tam üzerime oturdu. Poşetledi, aldım. Elimde poşetle doğru, Havaş otobüslerinin kalktığı Gezi Parkı’nın yanına gittim.
Otobüse atlayıp Atatürk Havalimanı’na vardım. Orada vakit geçirdim. Uçuş saati gelince uçağa geçtim. Yanımda sadece kaybetsem bile dert etmeyeceğim, az önce aldığım poşet içindeki giysim vardı.
Şikago havalimanına akşam saatlerinde indim. Yeşil pasaportum vardı, vizem 10 yıllıktı, yani bir sıkıntı yoktu. "Others" (Diğerleri) sırasına girdim. Pasaportu uzattım. Meşhur soru geldi: "What is the purpose of the visit?" (Ziyaret amacınız nedir?)
"Turist," dedim, "Arkadaşımı ziyaret."
Memur, pasaportta bir yeri gösterip duruyordu. Vizeyi aldığım konsoloslukta basılmış bir damganın üzerinde Range O-3 yazıyordu.
Sözün özü, O-3’ün din görevlileri için verilen bir kod olduğunu öğrendim. Ben "turistim" diyordum; adam ise nerede vaaz vereceğimi, misyoner olup olmadığımı soran sorular yöneltiyordu. Elimde poşetimle beklerken iki polis memuru geldi. Beni uzun bir yürüyüşten sonra açtıkları bir kapıdan içeri aldılar. Yaklaşık 30 metrekarelik bir oda, boydan boya yere sabitlenmiş, sırt dayaması olmayan tahta park banklarıyla doluydu.
Orada çok farklı insanlar vardı: melon şapkalı, pançolu kadınlar, hırpani tipler… Gerçekten çok absürt bir yerdi. Odadaki polisler sürekli, "Avuçlarınızı birleştirip ellerinizi dizlerinizin arasında tutun, kafanızı kaldırmayın," diye ikaz ediyordu.
Beklerken, sırası gelen birini polis sopasıyla dürtüyor, alıp götürüyorlardı. O sırada kapı açıldı, yanıma koşarak bir genç geldi. Pasaportuma ve biletime baktı. "Abi, Türk var, deyince koştum geldim. Ben THY’nin görevlisiyim," dedi.
"Vizede bir uyumsuzluk var. 'I am not any idea about visa' (Vize hakkında hiçbir fikrim yok) diye itiraz etme. Seni burada yargılayıp 118 $ ceza verecekler, sonrası serbest kalacaksın. İtiraz edersen geri postalanırsın."
Devam edecek. . .
Kalın sağlıcakla
- Toplam 9 yorum
muammer hakkı Ersöz 09:31 - 01 Aralık 2025
Sayın Nöbetçigil;Yazılarınızı büyük bir dikkat,beğeni ve keyifle okuyorum.Elinize sağlık..
muammer hakkı ersöz 22:04 - 29 Kasım 2025
Sayın Nöbetçigil;Yazılarınızı büyük bir dikkat ve keyifle okuyoruz...Kaleminize sağlık...Bazen kendimizi buluyoruz anlatımda,bazende çıkartımlar yapmaya çalışıyoruz.Örneğin 30 Ekim 2025 tarihindeki yazınızda verdiğiniz matematik formülünü 35 yıllık mühendislik yaşamında görmemiştim....Merak ve heyecanla gelecek yazılarınızı bekliyoruz...Saygılarımla...
Ercan ÖZAL 19:38 - 29 Kasım 2025
Merakla devamını bekliyorum.
Fahri Tekli 18:59 - 29 Kasım 2025
Devamını merakla bekliyorum.
Ayl 18:25 - 29 Kasım 2025
Yine Çok güzel devamını heyecanla bekliyorum tebrikler
Orhan SÖNMEZ 16:30 - 29 Kasım 2025
Sn. Nöbetçigil. Yine harika bir macera, seyahat simültane, spontane ne diyorsanız işte ondan bayılırım. Devamını bekliyorum. Dünya hem yuvarlaktır hemde küçük. Harika gezi hatıralarınızı hasretle bekliyorum
Haldun Tunali 10:28 - 29 Kasım 2025
Sabırsızlıkla bekliyorum
Leyla Badak 20:50 - 27 Kasım 2025
Oldukça maceralı bir yolculuk olmuş, devamını merakla bekliyorum, yüreğine sağlık ????.
Seniha Özdil 17:32 - 27 Kasım 2025
Türk ve MÜSLÜMAN olduğunuzu görünce pirelenmiş olabilirlet.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Şikago (2) 04 Aralık 2025 Perşembe
- Güven ve iletişim üzerine 20 Kasım 2025 Perşembe
- Sevmek 13 Kasım 2025 Perşembe
- İlham verici insanlar 06 Kasım 2025 Perşembe
- Siz bana bakmayın 30 Ekim 2025 Perşembe
- Çocuk odaklılık 23 Ekim 2025 Perşembe
- Küstüm çiçekleri 16 Ekim 2025 Perşembe
- Masallar, hikâyeler 09 Ekim 2025 Perşembe
- Beddua bumerang vakası mıdır? 02 Ekim 2025 Perşembe
- Çocuklar gelin/anne olmasın 25 Eylül 2025 Perşembe