Cumartesi, 3 Ekim 2026 03.10.2026
19°C
USD 49,06
EUR 55,18
Altın 6.543
Benzin 85,10
Dizel 95,30

7 yıldır tazminatlarını alamadılar! İşçiler fabrika önünde

Derince'de 7 yıl önce kapanan AD Demirel fabrikasının yıllardır tazminatlarını alamayan işçileri, fabrika önünde bir protesto gerçekleştirdi

7 yıldır tazminatlarını alamadılar! İşçiler fabrika önünde

Derince’de üretim yapan ve 2014 yılında ekonomik gerekçelerle üretimini durduran AD Demirel fabrikasının çalışanları aradan 7 yıl geçmesine rağmen hakları olan tazminatlarını bir türlü alamadıkları için sayısızca protesto girişiminde bulunmuştu. En son fabrika sahibi Atilla Doğan’ın vefatı sonrası cenazesine katılıp haklarını helal etmediklerini söyleyerek tepkilerini dile getirmişlerdi. Toplamda 5.5 milyon TL alacakları bulunan işçilerin hukuk mücadelesi devam ediyor.

“BÜTÜN MALLARINI BAŞKALARININ ÜSTÜNE YAPTILAR”

AD Demirel fabrikasında 7 sene çalışan ve protestoya çocukları ile birlikte katılan İlker İnan, “7 yıldır tazminatımızı almak için kapılarını çok çaldık ama onlar bize para vermemek adına bütün mallarını başkalarının üstüne yaptılar. Bize 7 taksit şeklinde ödeyeceklerini söylediler, ilk taksiti ödediler de ama diğer taksitleri paralarının olmadığını söyleyerek ödemediler. Bizler fabrika kapandıktan sonra çok zor dönemler geçirdik. Ailelerimiz zor zamanlar yaşadı, faturalarımızı ödeyemeyecek duruma geldik, evlerimize icralar geldi. Eşinden ayrılan yuvası yıkılan arkadaşlarımız oldu. Hala da etkilerini görüyoruz. Her seferinde paramız olsa ödeyeceğiz diyorlar ama ben bunların samimiyetine inanmıyorum çünkü aramızda sağlık sorunu yaşayan arkadaşlarımız oldu. Hiç değilse onların ödeyin dedik ama bu isteğimiz de sonuçsuz kaldı. Belki onlar için küçük olan paralar bizim çocuklarımızın geleceği olacak. Ben hakkımı helal etmiyorum paramı alana kadar da etmeyeceğim. Bizi yıldıramayacaklar, attıkları her adımda karşılarında bizi görecekler” dedi.

"20 SENELİK HAKKIMI ALAMADIM"

1996 yılında işe girdiğini ve 19 sene boyunca AD Demirel fabrikasında çalıştığını söyleyen Selim Yağcı, “Dünyanın en büyük ihalelerini yapmamıza rağmen çok da iyi paralar kazanmamıza rağmen 2014’te şirketi Umman vesilesi ile kapatıp 67 tane sendikalı, beyaz yakalılar da dahil olma üzere toplam 105 işçinin hiçbirinin tazminatlarını ödemediler. İmzalamış olduğumuz sözleşmede 7 taksite bölüp paralarınız ödenecek diye söz verildi. İlk taksit ödendikten sonra bizi ne aradılar ne sordular. Sendika da bu sözleşmeye güvenerek biraz gevşek davrandı. Sendika o dönemde aidatlarımızı, sözleşmeyi yeni imzalamışız ve 2 senelik sözleşme imzalıyoruz. Aidatlarımızı hepsini 2 sene boyunca sendika aldı, biz yine alamadık. Şimdi diyorlar ki kıdem tazminatına dokunmayın bence o yasa şimdi çıksın ki o dokunamadığımız kıdem tazminatlarını bizden sonrakiler alabilsin yoksa bu böyle devam edecek. Bu iş verenler canları istediği zaman şirketleri kapatıp başka isim altında çalışacaklar. Koca fabrika arazisi olduğu gibi duruyor, hangi bankanın üstüne diye sorduğumuzda Halk Bankası deniliyor. Müşteri gelip 73 trilyon fiyat biçiyor, bankanın bize dediği Atilla Doğan, Kaan Doğan yada Gökhan Doğan ile pazarlık yapmaya gidin deniliyor. Madem burası bankaya kaldı neden onlarla pazarlık yapmaya gidin deniliyor. Benim en çok istediğim bu tosunzedelere yardım edenlere sesleneyim özellikle o insanlar 5 inek yerine 10 inek parasını alırken görüyoruz televizyonlarda, biz burada 20 senelik hakkımızı alamıyoruz. Biraz da bu tarafa baksınlar, Atilla Doğan'a da hakkımızı helal etmeyeceğiz” diye konuştu.

“BU YOLU YA TEMİZLEYECEKLER YA TEMİZLEYECEKLER BAŞKA YOLU YOK”

Fabrikanın bir diğer çalışanı Salih Aygün, 18 yıllık emeğinin olduğunu ama bir türlü karşılığını alamadıklarını belirterek, “Cenazelerine gittik bizi bir dövmedikleri kaldı. Polis çağırıp, ‘acaba biri ortalığı karıştırıp da içeriye attırabilir miyiz?’ denediler. Biz oraya kavga etmeye gitmedik. Gelin bir anlaşma yoluna gidelim demeye gittik ama ne yazık ki hiçbiri bizi iyi karşılamadı. 7 senedir sen benim 18 senelik tazminatımı vermiyorsun. Ama sen kalkıp ta 18 yıl çalıştıracaksın ama verdiğin parada hala gözün olacak eninde sonunda herkese ölüm hak ama ne yazık ki kaç tane cenazeleri olursa olsun gideceğiz. Bu yolu ya temizleyecekler ya temizleyecekler başka yolu yok.” dedi.

“BİZİMLE MUHATTAP BİLE OLMADILAR”

Kendileri ile kimsenin muhatap bile olmadığı söyleyen Murat Yimal, “Buradan çıktıktan sonra iş bulmakta sıkıntı yaşadık. Paramız var ama olduğu halde yok. Bir şey alacağız diyoruz alamıyoruz. Ben sadece kendim için konuşamam birçok arkadaşımız manevi anlamda da sıkıntı çektiler. Bunları bildirmemize rağmen duymamazlıktan, görmemezlikten geldiler. Bizimle iletişime geçilmeyi bırakın muhatap bile olmadılar.” diye belirtti.

ÇOCUĞUNUN TEDAVİSİ İÇİN KREDİ ÇEKMEK ZORUNDA KALDI

Fabrika kapandığı zaman yeni doğmuş down sendromlu bir çocuğu olduğunu, 3 yaşında lösemiye yakalandığını ve zor bir dönem geçirdikleri hala da etkilerini gördüklerini belirten Recep Demirkol, “Onun tedavisi ile uğraşıyorum 3 yıldır. Tazminatı alsaydım çocuğumun tedavisine fazlasıyla faydası olacaktı. Tedavisi için kredi çekmek zorunda kaldım, şimdi kredinin borçlarını ödüyoruz. Çocuğumun hastalığı gerçekten meşakkatli masraflı sağlık yönünden daha hijyenik olması lazım yemesine içmesine dikkat etmesi lazım. Şu anda kemoterapimiz bitti. İdame durumunda kontrol altında 5 yıl kontrol edilecek. Tekrarlama olasılığı var dedi doktorlar. Şu anda tazminatımızı ödeseler birçok borcumuzu öderiz. Ve çocuğumuz için çok yararlı olur” ifadelerini kullandı.