24 Haziran’da bir erken seçime gidiyoruz. Aslında bu seçim beklenenden de erken oldu. Siz CHP olarak bu seçimlere hazırlıksız mı yakalandınız?
Şöyle; derinde bir ekonomik kriz vardı, geliyordu. Bizim ekonomistler endişelerini açıklıyorlardı. Dünyada kredi notu veren, fikir bildiren, yabancı yatırımcının önemsediği kurumlar, hepsi sinyal veriyordu zaten. Ama bunun bu kadar erken bir seçime dönüşmesini kimse planlamıyordu. Buna rağmen Cumhuriyet Halk Partisi seçime hazırlıksız yakalanmadı. Muhtemelen AKP’nin kendi kadroları da bu kadar erken bir seçimi planlamıyordu. Bu yerel seçim öncesi bir güç pekiştirme isteği de olabilir. Ayrıca bence en büyük, en önemli sebebi İYİ Parti’yi seçime sokmamaktı. Öncelik oydu.
BİZİM ENGEL DEĞİLDİ
Yeşim hanım seçim çalışmalarının Ramazan ayına denk gelmesi sıkıntı doğurdu mu?
Bence seçimin Ramazan ayına denk gelmesi iyi olmadı. Ben hoş olmadığını düşünüyorum. Böyle mübarek bir dönemde, insanlar aileleriyle iftar açacakken, iftar sonrası teravihe gidecekken, küsler barışacakken, daha naif olunması gereken bir dönemde seçim gündem oldu. İnsanlar Ramazan günü iftar, koşa koşa teravih ve koşa koşa seçim çalışması yaptı. Ramazana haksızlıktı, bizim açımızdan bir engel değildi.
OLUMLU TEPKİLER ALDIM
Sayın Akpınar, aday gösterildikten sonra sürekli sahadasınız. Yoğun bir şekilde çalışıyorsunuz. Sahada neler gözlemlediniz?
Şimdi kendim açısından söylersem, benim gibi bir kadın profili kimse görmemiş. Ne partililer ne de halk. Kafalarında daha şık giyimli, daha farklı bir kadın bir profili varmış. Ama beni tanıdıkça çok olumlu tepkiler aldım. Ne kadar güzel, ne kadar bilinçli, ne kadar dolu ve birikimli diyenler oldu. Mesela, ‘Partide çok tanınır bir yüz değildiniz ama önce böyle düşünüyordum, size haksızlık etmişim, birikiminize saygı duyuyorum’ diyenler çok oldu. Siyaseten CHP’ye yönelimi de sorarsanız biz gerçekten en iyi kararı Muharrem İnce’nin kararında vermişiz. Partimiz tabanında çok olumlu karşılanan, hiç tartışılmayan, hiçbir pürüzün, endişenin duyulmadığı dört dörtlük bir aday. Onun rüzgarı ve heyecanı örgütleri harekete geçirdi. Ve bence o rüzgar bizi de taşıyor. Mesela muhafazakar kesimden de hiç Muharrem İnce eleştirisi duymuyoruz. Saygı duyuyorlar, çok önemsiyorlar, çıkışlarını çok beğeniyorlar, mizah anlayışından bahsediyorlar. Mesela onun televizyon röportajları sonrasındaki günde sadece o konuşuluyor. Bizim işimiz de bu anlamda kolaylaşıyor. Vatandaşlar projelerimizi bize detaylı sormuyor. Çünkü Muharrem İnce zaten bu projeleri o kadar tatmin edici bir şekilde anlatıyor ki.
HALK YOLSUZLUĞU GÖRÜYOR
Aslında ben biraz da sahada çalışırken vatandaşların nabzını tutabildiniz mi bunu sormak istemiştim İnsanlar ne düşünüyor?
Ben bir de şunu gördüm; halk yolsuzluk ve hırsızlık olduğuna kesinlikle inanıyor. AKP’nin seçmeni de biliyor bunu. Biz bazı konuları halka anlatırken bazıları, ‘Eh kim yapmadı ki’ diye yanıt alıyoruz. ‘Herkes çalıyor’ diyor. Haksızlık yapmadı, kamu yararı gözetti, çalmadı diyemiyor. Bunu AKP seçmeni bile diyemiyor. İkinci soru işareti ise AKP seçmeninin kafasında, ‘Biz bu seçimi neden yapıyoruz?’ Bunun hiçbir cevabı yok. AKP’li seçmene siz neden seçim yapıyorsunuz, Cumhurbaşkanı sizin, Başbakan sizin, belediyeler sizin, kanun çıkartma yeter sayısı sizin, MHP koşulsuz destekliyor dediğimizde, dış güçler diyorlar. Bu çok anlamsız geliyor insana. Ben de diyorum ki onlara, ya kardeşim bu dış güçler dediğiniz güçleri, koşulsuz, kredisiz Türkiye’ye kim davet etti. Yatırım yapsın diye kim davet etti? Bunları kim destekledi, en büyük destekçisi AB, Amerika değil miydi? Bu adam hiçbir şeyken Beyaz Saray’da ağırlanmış bir adam değil mi? Şimdi nasıl Amerikan karşıtı olacaksın? Nasıl dış güçler karşıtı olacaksın? Sen bütün kamu kaynaklarını yabancılara satmışsın. Rızanla satmışsın. Senin sattığın tekeli adam 3-5 yıl sonra başkasına 10 katına satmış. Bu dış güçler benim için tehlike arz ediyor dedin mi, kamu yararı gözettin mi? Gözetmedin. Araç geçiş garantili köprü yaparsan bunda kamu yararı olmaz kardeşim. Diyorlarki Türkiye yüzde 7 büyüdü, peki neden et ithal ediyorsunuz? Sizin çiftçiniz neden büyümedi, yatırımcınız neden büyümedi? Enflasyonu açıklarken masa tenisi topunu baz alıyorsunuz, pazarda domates 6 lira. 81 ilde domates yetişiyor. Üretici de ne kadar acaba domates! Çiftçi isyan etmesinde ne yapsın.
6 VEKİL ÇIKARIRIZ
CHP Kocaeli’den kaç vekil çıkaracak?
Biz CHP olarak Kocaeli’de 6 vekil bekliyoruz. Millet İttifakı’nın da Cumhur İttifakı’ndan daha fazla oy alıp daha fazla vekil çıkaracağına inanıyoruz. CHP’nin de vekil sayısını artıracağını düşünüyoruz.

TOPLUMU UZLAŞTIRIYOR
Millet İtifakı işinizi kolaylaştırdı mı. Bu ittifakın halkta karşılığı ne oldu?
Bence bu ittifak toplumda uzlaşmayı hissettiyor. Yani biz İYİ Parti standını ziyaret ettiğimizde bize minnet ve sevgiyle yaklaşıyorlar. Biz o bakışları çok özlemiştik aslında. Bir Saadet Partili biriyle tokalaştığınızda canla ve sevgiyle ellerini uzatıyor arkadaşlar. Belki aslında siyasete dair gelecekte de birlikte iş yapılabilirin göstergesi bunlar. Bu mesajla önyargılar yıkılır. Cumhuriyet Halk Partisi’nin eksik bıraktığı, bu güne kadar toplumda hassasiyet oluşturan şeyler telafi edilir. Bir adım olur. Birbirine yaklaşır kitleler. Aynı apartmanda oturduğumuza göre, çocuklarımız aynı okulda okuduğuna göre, biz aynı iş yerine gittiğimize göre aynı mecliste de bulunabiliriz. Siyaset yaparken de birbirinin freni olur, birbirinin kollayanı olur. Bu ittifak gönüllerde hep devam eder.
İÇİMİ YARALIYOR
Yeşim hanım başka sorum yok, sizin Kocaeli halkına bir mesajınız var mı?
Kocaeli’ye mesajım şu; bir kere bu kentte her evde bir işsiz var, her evde bir kanser hastası var, her evde bir engelli birey var. Ben gezerken gördüm bunları. Kanser oranı dünyada yüzde 13, Türkiye’de 17, Kocaeli’de yüzde 33. Bu tablo benim içimi yaralıyor. Her yaşta kanser hastası var. Bir kere Kocaeli’de eğitimli işsiz çok fazla. Mühendis olan genç düşük ücretle çalıştırılmak isteniyor ve o çocuklar yurt dışını bir kaçış yeri olarak görüyor. Türkiye artık, siyasi kutuplaşmanın, birbirini itmenin, yok saymanın anlamı olmadığını gördü. Siz Saadet Partisi’ni yok sayarsanız, mecliste bulunmazsa öyle bir AKP yaratırsınız. HDP barajı aşmasın dendiğinde duyarsız kalırsanız AKP gücüne güç katar. Uzlaşmak ve artık yeni bir Türkiye düşünmek zorundayız. Birbirimize muhtacız.
Ergün DEMİR

