Asgari ücret belli oldu.
İşçiler ve aileleri mutlu olmadı.
Sendikacılar mutlu mu oldu, mutsuz mu onu anlayamadık…
***
Sendikacılar “sendikacı” olduklarını unuttular.
Çünkü Bakan bile sendikacıları eleştirdi.
Çalışma Bakanı asgari ücreti belirlemeden önce sendikalarla görüştüklerini söyledi. Sendikacılar; ‘Siz 8 bin liranın ne kadar üzerinde asgari ücret verirseniz, o kadar zor durumda kalırız. Bizim toplu sözleşmelerde aldığımız ücreti aşmanızı istemiyoruz, toplu sözleşmeyi etkiler’ demişler.
Bence sendikacılar “sendikacı” olduklarını kabul etmiyorlar…
***
Gidin konuşun, akıllarında koltuklarını kaybetmemek var, asgari ücretin on kat üstünde aldıkları maaşı korumak var, sarayla karşı karşıya kalmak ta istemiyorlar.
Çünkü rahatlarına düşkünler.
Akıllarında “sendikacı” olmak yok…
***
Onlar sadece yıllarca oturdukları konforlu koltuklarını korumak için, tekrar tekrar seçilebilmek için işçileri akıllarına getirirler.
İşçilerde onları tekrar tekrar seçmek için kıyasıya aralarında rekabet ederler.
Bu senaryoyla geçip gider yıllar.
Bu yüzden de “sendikacı” gibi işçinin hakkını, alın terini, emeğini savunmaz sendikacı…
***
Aslında on binlerce üyelerinden aldıkları güçle o kadar güçlüdür ki sendikalar.
İşçilerinin insan onuruna yakışacak biçimde yaşam talepleri için bir araya gelseler, karşılarında hiçbir iktidar duramaz.
Ama rahatlarına o kadar düşkünler ki, parmağı onlar sallayacaklarına, kendilerine sallanan parmağa karşı boyun eğiyorlar…
***
Tüpraş, İgsaş, şeker fabrikaları, kâğıt fabrikaları, madenler satıldı, kapatıldı. Limanlar, Tank Palet yabancılara verildi, sadece bir avuç insan mücadele etti,
Sendikalar hiçbir zaman ortada yoktu…
***
İşçiler asgari ücretin yükselmesini hayal ederken, sendika başkanları iktidarla çatışmadan tekrar başkan olmayı planlarken, iktidar tüm ülkede çalışanları asgari ücret altında toplamanın planlarını adım adım uyguluyor…
***
Bu ülkede “işçiler” işçi olduğunu, “sendikacılar” sendikacı olduğunu unutursa bırakın asgari ücreti ne demokrasi ne cumhuriyet ne hukuk ne örgütlü mücadele kalır.
İşçiler açlık sınırı altında ki ücretlerle yaşamaya devam ederler…
Sendikacılar işçilerin genel kurullarda belirledikleri yüksek ücretlerle konformist sendikal anlayışlarını devam ettirirler.
Yandaşlar da akıl almaz derecede zenginleşirler…
***
Oysa bu günler de işçi sınıfına ve örgütlü oldukları sendikalara o kadar çok ihtiyacımız var ki…
***
Ama onlar da uykuda…

