Çarşamba, 21 Ekim 2026 21.10.2026
21°C
USD 49,60
EUR 55,68
Altın 6.582
Benzin 80,00
Dizel 97,10

Arakan’ı unutmadılar: Bu soykırıma seyirci kalmayın

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB bir basın açıklaması gerçekleştirerek Akakan’da yaşanan katliamı kınadı. Basın açıklamasını okuyan Ethem Kartal, “Buradan tüm uygar Dünya’ya çağrı yapıyoruz; bu soykırıma seyirci kalmayın” dedi

1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla DİSK, KESK, TMMOB ve TTB bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya KESK Dönem Sözcüsü Ethem Kartal, DİSK Bölge Temsilcisi Vedat Küçük, TMOOB İKK Sekreteri Ünal Özmural, TTB Şube Sekreteri Ersin Karagöz ve KESK’e bağlı sendikaların temsilcileri katıldı. Basın açıklamasında konuşan KESK Dönem Sözcüsü Ethem Kartal, Arakan’da yapılan katliamı kınayarak, “Arakanlı Müslümanlara yönelik sistemli katliamlar yapılmaktadır. Buradan tüm uygar Dünya’ya çağrı yapıyoruz; bu soykırıma seyirci kalmayın” dedi.

ÇOK KÖTÜ ŞARTLARDA

Kartal konuşmasına şöyle devam etti: “Arakanlı Müslümanlar, büyük baskı ve kısıtlamalar içerisinde yaşamlarını sürdürmeye çalışmaktadır. Bölgede Müslümanların evlenmeleri, seyahat etmeleri ve okumaları yasaktır. 1 Milyondan fazla Arakanlı Müslüman başta Bangladeş olmak üzere Pakistan, Malezya, Suudi Arabistan’da çok kötü şartlarda mülteci olarak yaşam savaşı vermektedir. Tarihinin en büyük soykırımı 29 Mart 1942’de Arakan’ın Minbya şehrine bağlı Çanbilli Köyü’nde kısa bir süre içinde çok sayıda Müslüman, Budist rahipler tarafından katledildi. Yıl 2017 ve yeniden Arakanlı Müslümanlara yönelik sistemli katliamlar yapılmaktadır. Buradan tüm uygar Dünya’ya çağrı yapıyoruz; Arakan’lı Müslümanlara, isimsiz Aylan bebeklerin ölümüne, bu soykırıma seyirci kalmayın.

CAN GÜVENLİĞİ YOK

Bugünlerde iktidar ve iktidar yandaşlarının dışında kimsenin ne iş güvencesinin, ne de can ve mal güvencesinin olmadığı karanlık bir dönemden geçiyoruz. Milli Eğitim Bakanlığının yaptığı her müfredat değişikliği ile eğitim gericileştirilerek, çeşitli dini cemaatlerin örgütlü oldukları vakıf ve derneklere devredilerek ideolojik hegemonya alanları genişletiliyor. Bir kez daha kadın tüm saldırıların hedef tahtası haline getiriliyor. Çocuklarımız ya IŞİD’in eğitim yuvalarına ya da tecavüzcü, tacizci, sapık vakıfların kucağına itiliyor. Kan ve gözyaşı dışında bir sonuç yaratmayan, ırkçı, ayrımcı, tekçi, cinsiyetçi, mezhepçi siyaset terk edilmelidir. Bu karanlık ve savaş halinden halklarımızı ve emekçileri kurtaracak olan emek, barış ve demokrasi mücadelesidir.”