Saadet Partisi (SP) İl Teşkilatı’nın olağan genel kurulu 22 Ekim Pazar günü Atatürk Spor Salonu’nda yapılacak. Mevcut başkan Nurettin Çelik tek aday olacak. Kongreye SP Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu da katılacak. Kongre öncesi görüştüğümüz İl Başkanı Nurettin Çelik sorularımızı yanıtlandı.
FATURAYI HALK ÖDÜYOR
Sayın Başkan, 22 Ekim’deki kongrede tek adaysınız. Kişisel olarak siyasetteki temel amacınız nedir?
Halka hizmeti hakka hizmet olarak benimsemiş bir siyasi partiyiz. Görevlerin geçici olduğunu da biliyoruz. Bizim amacımız görev yaptığımız sürece hoş bir seda bırakmaktır. Biz böyle bir yapıdan geliyoruz. Erbakan Hocamızın siyasete katkıları çok büyüktür. 40 yıllık siyaset hayatı boyunca 25 yılı yasaklı geçmiş. 15 yıl aktif siyaset yapabilmiş. Biz biliyoruz ki o yasaklı 25 yılda da aktif siyasetin içinde olabilseydi, bugün Ak Parti diye bir parti olmazdı. Bugün Türkiye bir noktaya doğru gidiyor ama bunun iradesi bizim elimizde değil. Bu bizi çok üzüyor. İmkanları olan bir ülkede, iradesi kendi elinde olmadan birilerinin ortaya koymuş olduğu projeyle birlikte yürünüyor olması çok acı. Bu anlamda her bir çalışmanın ardında eksiklik görünüyor. Bir fatura ödeniyor. Bu faturayı millet olarak ödüyoruz.

ÜRETİME DÖNÜK DEĞİLSE İSRAFTIR
“Sözümüz Var” sloganı ile kongreye gidiyorsunuz. Kime ne sözünüz biraz açar mısınız?
Türkiye üretmeden bir siyasi olgu oluşturursa önümüzdeki süreçte bunun sıkıntısını millet olarak biz çekeceğiz. Genel başkanımız bu açıdan üretime dönük olmayan bütün yatırımları israf olarak gördüğünü açıkladı. Bu çok önemli bir bakış açısıdır. Türkiye’de üretime dönük olmayan bütün çalışmalar israftır. Yani buraya bu köprü lazım değilse, sen bu köprüyü yapmışsan, bu israftır. Yola, köprüye karşı mıyız? Hayır, ama planlı, programlı yapılmalı. Öbürkü türlü israftır. Örneğin, devlete biz vergimizi ödüyoruz. Firmamızın ortağıdır devlet. Biz ortağımızı vergimizi aktardığımız zaman bunun yatırım olarak geri dönmesini istiyoruz. Bu dönüş planlanmamış şekilde olursa sıkıntı çıkıyor. En basit örnek ilimizdeki Osmangazi Köprüsü. Sen millete köprü yapacağım diyorsun. Bu köprüyü kendi paranla yapmıyorsun. Başka bir firmaya yaptırıyorsun, Hazine garantisi veriyorsun. Bunun planlamasını düzgün yapmadığın için 40 bin araçlık garanti veriyorsun. Sonra bir bakıyorsun ki 15 bin araç geçiyor. Açık veriyorsun. O açığı da bizden tamamlıyorsun. İşte bu israfa dönük bir yatırımdır. Önümüzdeki dönem şehir hastanelerinin de faturası bize çıkacaktır.
SEÇİMLERDE SÖZÜMÜZ VAR
“Sözümüz Var” sloganını aslında 2019’daki seçimlere yönelik bir çalışma olarak okuyabilir miyiz?
Biz yeni bir parti değiliz. Fakat ilginin yeniden Saadet Partisi’ne akabileceği bir zaman diliminde bir kongre yapıyoruz. Kocaeli önemli bir il. Türkiye açısından önemli bir il. Çünkü üretken bir il. Üretiyor ama ürettiğinin karşılığını alamıyor. Saadet Partisi, Milli Görüş gözüyle baktığımda bunu görüyoruz. Verdiğinin karşılığını alamıyor. Bu da bizim kendi içimizde oluşturduğumuz siyasi mekanizmanın eksikliğinden kaynaklanıyor. Biz Saadet Partisi olarak 2019 hem genel, hem yerel seçimlerinde söyleyecek sözümüz var. Biz Saadet Partisi olarak yeniden başlamak istiyoruz. Yorulanlara istirahat etme imkanı oluşturmak istiyoruz. Siyaset bir yarıştır, geçmişten günümüze millete bir sözümüz var. Bütün yapılan çalışmaları ortaya koyduğumuz zaman, mevcut iktidar onlarda bir takım söz verdiler. Ama 15 yılın sonunda bütün her şey bir kişiye doğru gitti. Bütün ortaklıklar bitti. Yürümeler sona erdi. Türkiye tabiri caizse ortadan ikiye bölünmüş durumda. Yeni bir yol ayrımına doğru gidilecek. 2019 bu açıdan önemli. Bu anlamda Türkiye’deki en önemli il Kocaeli’dir. Biz önümüzdeki süreçte, hizmete talip olduğumuzu, oluşturacağımız kongremizde, genel başkanımızla, yeniden bu insanların umudu olabileceğimiz bir döneme girmek istiyoruz. Bundan dolayı hedefimizi mümkün olduğunca büyük tutma gayreti içerisine girdik. İnşallah 22 Ekim’deki kongremizde, Atatürk Spor Salonu’nda bütün teşkilatlarımızla, etkin isimlerle buluşmak istiyoruz.
FARKLI BİR ALGI İLE YÖNETİLDİ
Son yıllarda Saadet Partisi’ne gösterilen ilginin seçimlere tam olarak yansımamasını neye bağlıyorsunuz?
Kamuoyunda şöyle bir algı var; Saadet Partisi çalışır, sorumluluğunu yerine getirir, ondan sonrada seçim zamanında götürür oyunu Ak Parti’ye verir. Tabii insanımız kendi haline bırakılmadığı için, her dönemde önüne bir şeyler getirildi. 2014 yılında ben Gebze’den belediye başkan adayıydım. Millet dedi ki keşki bizim partimiz böyle bir aday çıkartsaydı. Ben oradaki belediye başkan adayı arkadaşımla mücadele edemedim. Çünkü benim karşımda Tayyip Bey vardı. Bu burası için de geçerliydi, başka yerler içinde. Farklı bir algı ile millet bu noktaya getirildi. Biz Gebze’den 27 bin oy aldık. Biz halka bu kadar dokunabildik. Milleti bir umutla beraber farklı bir yere götürdüler. Şimdi siyasette mevcut ekilen tarla, Milli Görüş’ün tarlasıdır. Bu insanlarda kendi tarlasına bu güne kadar ekip biçenlere bir şey demedi. Neden. Bir başlangıç yapıldı. Beraber yürünecek dendi. Beraber ıslanacağız dendi. Böyle bir algı oluşturuldu. Şimdi millet bakıyor artık, tek başına yürüyen bir adam var. Farklı bir duyguyla birlikte yürüyor. Şimdi bizim önümüzdeki süreçte, bu çıkışımızlar, millete sözümüz var derken diyoruz ki, biz toprağımıza sahip çıkacağız. Bu güne kadar bizim toprağımızı siz kullandınız. Ama elde ettiğiniz ürün bizim şehrimizin kalkınmasına, Doğu ve Güneydoğu’nun güçlenmesine, kente yaşayan insanları huzurlu bir şekilde yaşamasına imkan tanımadı. Sen bugüne kadar hep ektin, senin içinden ayrık otları çıktı. Bugün mücadele ettiğimiz terör anlayışı yapısı çıktı. Kocaeli’ye bakarsak, bu kent ürettiğinin karşılığını alamıyor. Bu kenti yöneten belediye başkanları kötü insanlar mı? Hayır. İyi olmak, o işi düzgün yapması anlamına gelmiyor. Siyaset belli noktaya geldi, siyasete aslan gibi başlayanlar, bırakırken sesleri kedi gibi çatallı bir şekilde çıkıyor. İnşallah 22 Ekim, Kocaeli’de siyasette yeni bir dönemin başlangıcı, yeni önlemlerin, çalışmaların temelini oluşturacak bir yapı olacak. Bunun Türkiye’ye dalga dalga yayılmasını sağlayacağız. Bunun sonuncunda Türkiye kazanmış olacak.
FABRİKA AYARLARINA DÖNÜLECEK
Son olarak ne söylemek istersiniz?
Saadet Partisi önümüzdeki süreçte bu milleti yeniden fabrika ayarlarına getirecek bir yapıdır. Bir siyasi oluşumdur. Bunun temelini inşallah bu 22 Ekim’deki kongreyle birlikte Kocaeli’de atacağız. Millete olan sözümüzü şimdiki duruşumuzla yeniden gündeme getireceğiz. Tekrar ekonomisiyle, ticaretiyle, sosyal yapısıyla, siyasi anlayışıyla yeniden eski başlangıç noktasına getireceğiz. Buradan kim kazanır? Buradan önce bu yapıya oy veren insanlar kazanır. Buradan önce Kocaeli kazanır. Buradan Türkiye kazanır. İnşallah bunun temelini biz atacağız.

