grup Saadet Partili beni de, “Çok önemli haber. Sen de tanıklık etmelisin” diye ikna edip Gebze’nin Hacı Halil Mahallesi sınırları içinde apartman zilleri üzerinde Ziyaettin Akbaş ismi arıyordu.
“Bomba” iddiaya göre o seçimde AKP’den Çayırova Belediye Başkan adayı Ziyaettin Akbaş’ın o mahallede, mahallenin o muhitinde ikamet ettiği vakası vardı ve Saadet Partisi bu iddiayı gündeme, belgesiyle taşıyacaktı. Beni de tanık yazdılar!
**
İlgili yasanın hangi maddesi olduğunu bilmiyorum ama Büyükşehir yasasının ilgili maddesine göre;
O il sınırları içinde ikamet etmek kaydıyla belediyelere veya meclis üyeliklerine aday olanlar, o ilin bütün ilçelerinden belediye başkanlığına da, meclis üyeliğine de aday olabilir. Yasal hiçbir engel yok.
Kocaeli içinde kimi kesimlerce Batı Yakası diye de tanımlanan Gebze Bölgesi bilindiği veya bilineceği üzere Gebze ile birilkte Büyükşehir yapılanmasının ardından Gebze’ye bağlı beldelerden türeyen Darıca, Çayırova ve Dilovası ilçelerini kapsar.
Gebze, Darıca ve Çayırova sosyo kültürel da bütünsellik gösterir. Dilovası o anlamda sadece Gebze Bölgesi’nin değil Kocaeli’nin, hatta zannımca Marmara Bölgesi’nin sıradışı ilçesi veya ilçelerindendir.
**
Gebze Bölgesi’nde dünden bugüne belki de yarınlara bence “Ucuz” siyaset konularından biri bölgedeki dört ilçede aktif siyaset yapanların ikametleri üzerinden türetilen mevzuulardır.
Ve mevzuuyu kişiye indirgediğimizde CHP Darıca’dan Belediye Başkan aday adaylığını ilk ilan eden isim..
Gebze Belediye Meclisi CHP Grup Başkanvekili Avukat Saide Arslan Çalışkan olmuştur.
Günümüz itibariyle yaklaşık iki aydır muhtarlık kaydı itibariyle de resmi adresi Darıca’dır.
Aslen ve doğum yeri itibariyle Erzurum’un İspir İlçesi eşrafından olup ailesiyle birlikte Darıca’ya iki yaşında göç etmiştir.
Köylüleri ve akrabalarının önemli kısmı Darıca’da yaşamaktadır ve köy derneği de, Darıca’dadır.
Darıca, Gebze’nin beldesi iken CHP Gebze İlçe Başkanlığı ve bir dönem Darıca Belediye Meclisi CHP Üyeliği yapmıştır.
Günümüzde ikametgahı AKP dahil diğer partilerin yönetim ve üyeleri şahsında ucuz siyaset mevzuu değil..
CHP içinde, kirli siyaset mevzuu olarak dillendirilmektedir.
Maksadım; kimseye hele ki mesleği avukatlık olan bir aktif siyasetçiye “avukatlık” yapmak asla değil.
Öncelikli şunu ifade etmek gerekir ki ucuz siyaseti bir kenara koydum. Kirli siyaset ile kıyaslamak yanlış olur.
Kirli siyaset bir memleket sorunudur. Tek bir partinin veya bir partinin teşkilatının/örgütünün mevzuusu değildir.
AKP Dilovası İlçe Teşkilatı’nda yerinde izlediğim Recep Laç’ın aday adaylığı açıklaması esnasında İlçe Başkanı İlhan Yıldırım, “Aday belli diyenler yalan diyor” diye başka bir partinin başkan, yönetici veya üye tabanını kast etmedi. Belediye Başkanı Hamza Şayir ile birlikte ikisi kadın 19 aday adayının yer aldığı ilçede diğer aday adaylarının şevkini bu propaganda ile kırmaya çalışan zevat veya zevatlar ile destekçilerine atıfta bulundu, onları kast etti.
Ancak ve naçizane bir önceki yorumumda ifade etmeye çalıştığım gibi;
CHP Darıca İlçe Örgütü’nde parti içi mücadele, rekabet veya yarışlarda kirli siyaset, neredeyse bir gelenek biçimini aldı.
2019 yerel seçimlerindeki mağduru Yakup Törk idi. Adaylığının açıklanması, bir hafta rötarlı gerçekleşti. Bence önemli bir süre.
Geçtiğimiz aylardaki kongrede bu kirli siyasetin mağduru veya hedefindeki isim Güven Kotan idi. Siyaset temiz yürütülseydi o kongrede sonuç değişir miydi bilemem ama şunu öngörmek mümkün: Sandıktan çıkan skor, daha değişik olurdu.
Antiparantez; Bir önceki yorumumda konu etmiştim. Törk ve Kotan’dan önceki mağduru, Tahsin Tarhan olmuştu.
CHP Genel Merkez kongresi öncesi yorumumda Kılıçdaroğlu ve Özel şahsında, her kim seçilirse seçilsin sonucun çok değişmeyeceğini, Özel kazansa dahi değişimin kişiden ibaret kalacağından kaybedenin CHP olduğunu öngörmüştüm.
Gelinen noktada CHP bu dönem de o, şu veya bu gerekçeyle belediye başkan adaylarını ön seçimle değil, atamayla belirleyecek. Kılıçdaroğlu döneminde de hemen her genel ve yerel seçimde adayı atamayla belirlemek için hep bir gerekçe vardı zaten.
Sözün özü şudur ki gerek CHP Darıca İlçe Örgütü gerekse yurdum siyasetinde temiz siyaset, günü geliyor, farklı dönemlerde siyaseti kirletenlere dahi lazım olabiliyor.
Kirletmemek lazım…
CHP Darıca’da kirli siyasetin bugünkü “mağduru” Saide Arslan Çalışkan olur mu veya kendisi, “Mağdur” diye tanımlanmayı kabullenir mi bilemem ama şunu öngörebilirim: Temiz siyaset, bugün itibariyle kirletmeyi sürdürenlere, gün gelip devran döndüğünde lazım olacaktır, kanaatindeyim.
MERHABA… ARKASI YARIN!
Bu yorumun Öğretmenler Günü’ne denk gelen 24 Kasım Cuma günü, bir önceki durağım Gebze Yeni Haber’de yayınlanan ilk bölümünü
Bugün kirletenlere, yarın lazım olabilir diyor, arkası yarına bağlıyorum…
idi. Arkası öbürsügünün yarını olmuş oldu.
2016’dan bu yana emekliliğimden sebep yarı bağımsız sürdürdüğüm meslek hayatımda, bu yedi yıllık süreçte dahi biri şahsıma ait haber bloğu, biri Tekirdağ’ın Çerkezköy İlçesi’nde ama buradan, diğer ikisi İzmit ve Gebze merkezli yayınlar olmak üzere beşinci durağım, Kocaeli Çınar olmuş oldu. 1994 – 2016 arasını hiç sormayın, SGK’da prim günlerinin toplamını bulmak için yamalı bohçaya dönüşen grafikte hayli zorlanmıştır, kanaatindeyim.
2002-2003 sürecinde Bizim Kocaeli’de İzmit merkezli, hatta bir dönemi Kandıra muhabiri olarak sahada çalışmışlığım var. Gebze Bölgesi’nin bölge dışındaki ilimiz ilçeleri arasında muhtemelen en çok tanınıp bilinen, gazetecisiyim.
Bence de hangi meslekte olursa olsun kişinin çalıştığı kurum itibariyle istikrarlı olanı halkımız nezdinde daha ağır abi/abla daha makbul ancak diğer mesleklere nazaran hayli farkındalık içeren bir mesleğin ilimizde nesli tükenmekte olan, alaylılarındanım: Demek ki neymiş. Yarın hep varmış ama önü ile arkası; her an her şey olabilirmiş.
Benim için 24 Kasım’ın habercilik anlamında yarını 25 Kasım;
Yorumculuk anlamında yarını 27 Kasım itibariyle Kocaeli Çınar olmuş oldu.
Herkese, merhaba…

