16 Nisan tarihinde Türkiye, oldukça kritik bir karar için sandık başına gidecek. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni içinde barındıran 18 maddeli Anayasa değişiklik paketi, bu referandumla halkın onayına sunulacak. Bilindiği üzere 'Hayır' cephesinin en çok çalışan partisi CHP, 'Evet' cephesinin en çok çalışan partileri ise AKP ve MHP. 'Evet' cephesinden özellikle MHP’nin çok sayıda fire vereceği, AKP’nin ise belirli oranlarda fireler verebileceği tartışılırken Kocaeli'de çok önemli bir gelişme yaşandı. Dilovası Belediyesi CHP Meclis Üyesi Ferdi Erdoğan bir açıklama yaparak resmen 'Evet' diyeceğini duyurdu. Yaşanan bu gelişme 'Hayır' için harıl harıl çalışan CHP’lileri fena kızdıracak gibi görünüyor. Erdoğanlar Petrol ve Asist Özel Güvenlik Hizmetleri'nin sahiplerinden Erdoğan yaptığı açıklamada “Yaklaşık 10 yıldır siyasetin içerisindeyim. Siyasetle uğraştığım dönem olsun ve öncesi olsun her zaman idealim büyük ve güçlü Türkiye olmuştur. Koalisyonların olmadığı güçlü iktidarların olduğu bir hükümet sistemidir. Bu sistem 16 Nisan’da yapılacak referandumla pekişmiş olacaktır” dedi. Bakalım bu açıklamalara CHP İlçe Başkanı Kerem Aydemir ve CHP İl Başkanı Cengiz Sarıbay ne diyecek?
TÜRKİYE DAHA GÜÇLÜ OLACAK
Yeni anayasaya 'Evet' denilmesi gerektiğini söyleyen Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu: “Bu anayasal değişimin tek adam anayasası gibi bir söylemin yapılması bana göre yanlıştır. Bu sistemle Türkiye ve iktidarlar daha güçlü olacaktır. Ülkenin kalkınması da bu güçlü iktidarlarla birlikte devam edecektir. Geçmişe doğru baktığımızda hep tek başına iktidar olmuş hükümetler çok daha başarılı olmuş ve ülkemiz ilerlemiştir. Geçmişte ülkemizin koalisyonlarla neler yaşadıkları da unutulmamalıdır. Artık bu ülkenin geri adım atacak hali yoktur. Bundan sonra hep daha ileri gitmemiz gerekiyor. Kısır iktidar çekişmelerinin, ayak oyunlarının olduğu, milletvekili satın alınarak hükümetlerin kurulduğu, aslanın kediye boğdurulduğu, iktidar çekişmelerinden dolayı ülkemizin seksen sente muhtaç olduğu, hükümet kurma kabiliyeti olmasına rağmen, dayatma ve baskılarla azınlık hükümetlerinin kurdurulduğu günleri unutmadık.
BU PARTİ MESELESİ DEĞİLDİR
Büyük Türkiye hedeflerine emin adımlarla giden ülkemizi frenletmek için içeride ve dışarıda oynanmak isteyen fitneye ve oyunlara dur demek için bu referandumun önemli olduğunu düşünüyorum. Ayrıca büyük güçlü Türkiye’yi istemeyenlerin, koalisyon dönemlerinin tekrar geri gelmesini arzuladıklarını görüyoruz. Cumhuriyet'in 100. yılında Türkiye'nin küresel bir güç olabilmesi için hayati bir değer taşıyan bu referandumda 'Evet' oyu vererek desteklemek istiyorum. Son dönemde ülkemiz üzerinde oynanan oyunları yaşayarak görüyoruz. 16 Nisan referandumu bana göre ne AK Parti ne CHP ne MHP ne de HDP meselesidir. Bu bir Türkiye meselesidir. Ülkemizin geleceğinin meselesidir. Bu referandum ayrıca 1982 darbe anayasasının değişmesinde atılan ilk ama en büyük adım olduğuna inanıyorum ve daha sonraki değişiklerle de tamamen bu statükocu ve baskıcı anayasanın değişeceğine de inancım tamdır. Eğer bu süreçte bu anayasanın değişmesine 'Hayır' dersek bir daha böyle bir şansımız olmayabilir. 12 Eylül 1980 darbesi sonrasında askeri yönetimin emriyle Danışma Meclisi tarafından hazırlanıp 18 Ekim 1982 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe girmiş olan darbeci zihniyetin anayasasının beni temsil etmediğine inandığım için 'Evet' diyeceğim.
DAHA DOĞAN NE OLABİLİR?
Bu anayasal değişim ile birlikte ekonomik ve sosyal istikrarın kesintisiz devamı için, mevcut anayasadaki profilin aksine tek adamlığı ortadan kaldırabilecek, devlet başkanı ve yürütmesini hesap verebilecek bir profile dönüştürerek devleti millet nezdinde denetlenebilir kılmak için 'Evet' demeliyiz. Eğer ki halkın seçtiği başbakana güveniyorsak, halkın seçtiği bir cumhurbaşkanına güvenmemiz gerektiğini düşünerek 'Evet' diyorum. Cumhurbaşkanı, devletin başıysa, orduların başkomutanıysa ve halk tarafından seçilecekse, o cumhurbaşkanının ülkeyi yönetmesinden daha doğal ne olabilir? Seçimle iş başına gelecek cumhurbaşkanının, bugüne kadar olduğu gibi başbakanlarla didişmek yerine, icranın başı olmasının mantıklı ve daha güvenilir olduğuna inanıyorum.”

