Birleşik Haziran Hareketi tarafından düzenlenen 'Yeni Bir Başlangıç İçin Hayır' paneli Tanyıldız Düğün Salonu'nda CHP İstanbul Milletvekili İlhan Cihaner ve Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi, Araştırmacı Yazar Bülent Forta'nın katılımıyla gerçekleştirildi. CHP İstanbul Milletvekili İlhan Cihaner, "Bu bal gibi rejim değişikliğidir. Madem ülkenin rejimini oyluyoruz herkes elinden geleni yapsın. Bu sadece partilere bırakılamaz herkes yol almak zorunda" açıklamasında bulundu.
YOĞUN KATILIM
Panelde moderatörlük görevini Arzu Gönüleri üstlenirken, panelde AB eski bakanı Ali Haydar Konca, CHP eski Milletvekili Bekir Yurdagül, CHP İl Sekreteri Hüseyin Acurman, Derince İlçe Başkanı Nihat Değer, İl Kadın Kolları Başkanı Sevim Korkmaz Pekyörür, MMO Şube Başkanı Ünal Özmural, KESK Dönem Sözcüsü Yener Çalışkan, SES Şube Başkanı Gökhan Bektaş, Eğitim Sen Şube Başkanı Hicran Turan, EMEP İl Başkanı Arzu Erkan, ÖDP İl Başkanı Osman Bahçeci, HTKP İl Başkanı Barbaros Tantan, Dersimliler Derneği Başkanı Ruhi Çelik, DİSK Genel İş Şube Başkanı Vedat Küçük, çok sayıda parti, sendika temsilcisi ve vatandaş yer aldı.
ÇÖKMÜŞ BİR PROJE VAR
Panelin konuşmasını yapan isim ise CHP İstanbul Milletvekili İlhan Cihaner oldu. Cihaner açıklamasında şıu ifadelere yer verdi: "Eveti savunan geniş bir cephe var. Devletin tüm olanaklarını çoğu zaman Anayasaya aykırı bir şekilde propaganda ettikleri için büyük bir güçle karşı karşıyayız. Hayıra tanınan olanaklar neredeyse sıfır. Toplantı yapanların elektirikleri kesiliyor, pankart asmak isteyen gençler kurşunlanıyor, bıçaklanıyor. İşimiz bu açıdan zor ama bir o kadar da kolay. Bir defa haklıyız. Çökmüş bir proje var, dış politikadaki maceracı yaklaşımlarıyla çökmüş bir proje, iç barışı sağlayamama nedeniyle çökmüş bir proje var.
BU YAKLAŞIMI TERK EDİN
Biz sandıkta ne yaparsak yapalım zaten YSK ve seçim sistemi hükümetin elinde olduğu için evet çıkacak yaklaşımını terk edin. Sandıklar konulup ıslak imzalar alınana kadarki sürece riayet edilirse, tutanakları da süreci takip edenlere ulaştırırsak üçkağıt olayı ortadan kalkar. Aynı sayımı partiler de yapıyor. Uymazsa da itiraz ediliyor. Bu süreçlere omuz vermek, bir yanlışlığa engel olmak için herkes elini taşın altına koymak zorunda. Madem ülkenin rejimini oyluyoruz herkes elinden geleni yapsın. Bu sadece partilere bırakılamaz herkes yol almak zorunda.
EVET İHTİMALİ ZAYIFLAR
Referandumlarda sandığa gitme oranı hep az olur. Sandığa gitmek istemeyen genç ve eğitimli nüfusu sandıklara taşımak zorundayız. Sandığa gitmeyen seçmenin çok büyük bir kısmı oy verirse hayır çıkar. Katılım yüzde 85'lere yaklaşırsa evet çıkma ihtimali zayıflayacak. Hayırı savunan diğer kuruluşlarla gerilimleri paketleyip bir kenara bırakın. Parti içinde yapılanları da bir kenara bırakıp 'Hayır'ı nasıl arttırırızı düşünmemiz lazım. Hayırı savunanlara inanılmaz bir saldırı var. Bu saldırganlığın bir sebebinin olması lazım.
YETKİ VARSA KULLANILIR
Bu bal gibi rejim değişikliğidir. Çok da önemli değildir. Hangi değişiklik olursa olsun asgari koşulları karşılamıyorsa rejim değişmiş demektir. En çok 18 yaşı konuşuyorlar. Tabiki karşı değiliz. Gençleşmeyi biz de isteriz ama bunu ne için getiriyorlar. Diyorlar ki istikrar gelecek. 52 yıl içinde 39 hükümet güvenoyu aldı. 14 yıl içinde 8 hükümet kuruldu. İstikrardan kastınız hükümet sayısı ise çok da bir fark yok. Bu istikrar söylemleri çok doğru değil. Yetkilerden bahsedecek olursak im gelirse gelsin bu yetkileri kim kullanırsa kullansın ülkeyi felakete götüreceğini savunuyoruz. Türkiye bu kadar bela ile boğuşurken, Türkiye'nin referandumla uğraşması ülkeyi tehlikeye itecektir. Türkiye'nin birçok siyasi akımı yeniden parlamento dışı kalacaktır ve yeniden eskiye dönecektir. Bir yetki varsa mutlaka kullanılır. Nitekim Azerbaycan'da bir atama gerçekleşti. Başkanlık sisteminin en iyi işlediği Amerika'da 7 ülkenin yurttaşlarına giriş yasağı getirildi."
ÖLÜM PARENDESİ ATIYORLAR
Ardından konuşan isim ise Bülent Forta oldu. Forta referandumda evet çıkmasının mümkün olmadığını ifade ederek şunları kaydetti: "Referandum sürecine bütün enerjimizle asılmamız bu ülkeye olan borcumuz. Bizce kazanmalarına imkan yok ama acı vere vere freni patlamış kamyon gibi bu ülkeyi bir yere götürmek istemiyorlar. Yolun sonuna gelindi. Baskıyla kendi iktidarımzı nasıl koruruzun peşindeler. Ne oldukları belirsiz kendi iktidarlarını korumak için kılıktan kılığa giren bir iktidarla ölüm parendesi atıyorlar referandumda bu iktidarın sonunu yaklaştıracak bir sonuçla karşılaşacak. 15 Temmuz o referandumun sonucudur. Bugün ortadan kaldırılan demokrasi o günün sonucudur. O gün evet diyenlerin karşı karşıya getirdiği ülke bugünkü ülkedir.
15 YILDA NE YAPTILAR?
15 yıldır ne yaptılar. Koca koca stadyumlar yaptılar, şahane stadlarımız var içinde futbol yok. Koca koca adalet sarayları yaptılar içinde adalet yok, kültür merkezlerinin içinde kültür yok, bir saray yaptılar içinde demokrasi yok. 2010'da kandırıldık diyerek yarattıkları siyasal sonuç Türkiye'ye 15 Temmuz'u getirdi. Bu kez kazanabilme ihtimalleri azalıyor. Bir tek mantıklı neden ileri süremiyorlar. 15 yıldır tek başlı yönetiyorsunuz İlk kez bu çalışma azmi bize geçti. Evet cephesinin kafası karışık. MHP'lilerin kafası karışık. Bahçeli'nin yaptığı bir manevra var. Çok sayıda AKP'li hayır oyu kullanacağını söylüyorlar. Önümüze konulan anayasa paketi bizim geleceğimizin çalınmasıdr.Türkiye bunu haketmiyor.İntihar eden akademisyenler,işten atılan öğretmenler ve Gezi'de ölen çocuklar bize bakıyor. Biz bunun bir namus borcu olduğunu biliyoruz."

