Cuma, 6 Kasım 2026 06.11.2026
7°C
USD 49,65
EUR 55,60
Altın 6.385
Benzin 75,00
Dizel 100,80

Coğrafyaların kaderi bahsi ve eğitim

NULL

Bu güzel karne gününde köşemize eğitim konusunu taşıyalım isterim. Öncelikle hem bir öğretmen hem de bir akademisyen adayı olarak yorucu bir yarıyılın ardından karneleri alan tüm öğrenci kardeşlerimi tebrik ederim.  
Karnelerdeki kırık notlar düzelir, yeter ki siz gençlerin umudu kırılmasın.
***
Son yıllarda nicel olarak eğitime olan yatırımlar artsa dahi nitelik olarak bu seferberliğin geri dönüşü istenilen hedefleri yakalayamıyor. Neredeyse her ilçeye üniversite binaları inşa etmenin fakülteler açmanın doğru bir karar olmadığını ve bu gibi girişimlerin kaliteyi düşürdüğünü kolaylıkla gözlemleyebilmekteyiz. 
Bir elin parmakları kadar öğrencinin kayıt yaptırdığı; üstelik kayıt yaptıranlara aylık 250 lira cep harçlığı verilen devasa İmam Hatip okullarımız boş kaldı. 
***
Çok değil daha birkaç sene öncesi; Meslek Lisesi Memleket Meselesiydi. 
Ne oldu da bir saman alevi gibi parlayıp sönüverdi kalifiye, işinde uzman ara eleman yetiştirme idealimiz. 
II. Abdülhamid Devri 
1876-1908 I. Meşrutiyet Döneminde (II. Abdülhamid Devri) devletin eğitim-öğretimi iyice sahiplendiği ve kaliteden ziyade çeşitli meslek, zanaat ve sanat alanlarında ihtiyaç duyulan elemanların yetiştirilmesini amaçlayan bir eğitim politikası yürürlükteydi. 
Peki? Başarı kazanıldı mı? 
Hayır.
Çünkü sayıca artış gösteren okullarda ders verecek nitelikli öğretmen yoktu. 
Mesleki ve teknik eğitim çoğunluğu medrese kökenli olan öğrenciler için bambaşka bir alandı. 
***
Osmanlı Devletinin içinde bulunduğu durum zaten sanayi alanında gelişmeyi ve teknik ilerlemeyi mümkün kılmıyordu. 
Üstelik kapitülasyonlar da ayrı dertti. 
Tüm bunların yanında okul programlarından hayata dönük dersler çıkarılıp Din ve Ahlak derslerinin saatleri arttırıldı. 
Sistematik her hangi belirli bir program olmaması sebebiyle eğitimde reformcu yaklaşım yeterince muvaffak olamadı.
***
Bu hikâye tanıdık mı geliyor? 
Tarih tekrardan ibarettir denir. 
Örnekler verilir. 
Nitekim de öyledir. 
Tarih, kerameti kendinde saklı bir bilimdir; bünyesinde iyiyi ve doğruyu sakladığı gibi kötü ve başarısız, ibretlik örnekleri de gözler önüne serer. 
Geçmişte ve bugün büyük medeniyetler inşa edip toplumsal barış ve huzuru yakalayanların rehber edindiği ilkelerin neler olduğu aşikâr.
*** 
Avrupa, skolastik düşünmenin boyunduruğun kurtulmasıyla birlikte şaşılası bir ilerleme ve gelişim gösterdi. 
Coğrafyaların kendi kaderi olduğuna inananlardanım. 
Bizim coğrafyamız önü ardı yanı yöresi ateş çemberi olan, alıcı kuşların döne döne başımızda beklediği bir güzelim cennet. 
Hemen komşu topraklarımızda yaşanan acıların, dökülen gözyaşlarının sebebine uzun uzadıya kafa yormamıza gerek yok. 
***
Hepimiz gayet iyi bilmekteyiz. 
Zamanın gerisine düştük. 
Geçmişte bir kez daha çağ ezdi geçti bizi. 
Ağır bedeller ödedik, mucizevi bir kurtuluşa müthiş bir ruh ile imza attık. 
O günler geride kaldı. 
Yurdumuz sağlam temeller üzerinde yükseldi, yükseldi. 
Milletimiz, muktedir. 
İnsanımız, muazzam kabiliyetli. 
***
Değerler eğitimi elbette olsun ancak idealler eğitimi de es geçilmesin. Pozitif bilimlerden uzak düşenlerin başarıya ve bilgiye erişme imkânı her geçen gün azalır. 
Her ne sebeple olursa olsun gerçeklerin uzağına düşmediğimiz, düşmeyeceğimiz günlerimiz olsun.