Cumartesi, 3 Ekim 2026 03.10.2026
14°C
USD 49,06
EUR 55,18
Altın 6.543
Benzin 85,10
Dizel 95,30

Değer: İktidar OHAL’i bir silah gibi kullanıyor

CHP Derince İlçe Başkanı Nihat Değer AKP iktidarının OHAL’i bir silah gibi kullandığını belirterek, “Kendi gençliğiyle, geleceği ile aydınları ile kısacası araştıran, sorgulayan, biat etmeyen ve kendileri gibi olmayan her kesimle savaşan bir iktidara tanıklık ediyoruz” dedi

CHP Derince İlçe Başkanı Nihat Değer, bir basın açıklaması yaparak AKP iktidarının uygulamalarını sert bir şekilde eleştirdi. Başkan Değer, iktidarın OHAL’i bir silah gibi kullandığını ve kendisi gibi düşünmeyen herkesi cezalandırdığını söyledi. Değer şunları söyledi: ‘’15 Temmuz darbecileri ile mücadele adı altında emekçilere, işçilere, toplumsal muhalefete bedel ödetildiği, bir zulüm döneminden geçiyoruz. OHAL'le, KHK'ler le süren saldırı dalgasından, her dönem darbelerin, sıkıyönetimlerin, OHAL'lerin hedefi haline gelen muhalif sendikalar, konfederasyonlar da payına düşeni alıyor. KHK'lerle açığa alınıyor, ihraç ediliyorlar. 15 Temmuz darbe girişimi ile somut bir bağlantısı olmadan, hiç bir adil yargılama ve savunma hakkı tanınmaksızın haksız bir biçimde açığa alınan-ihraç edilen emekçilerin sayısı 117 binle  ifade ediliyor.

KAYGI DUYUYORUZ

15 Temmuz'da başarısız olan darbecilerin yapacağı beklenen bütün hukuksuzluklar, 15 Temmuz sonrası ilan edilen Olağanüstü Hal Döneminin rutin işleri haline dönüşmüş durumunda. Binlerce insan sorgusuz sualsiz işinden, ekmeğinden edildi. Gözaltına alınıp tutuklandı. Özellikle 2017 yılının son günlerinde çıkarılan 30. KHK ile demokratik haklarını kullanmak isteyenlere yönelik baskı, gözaltı ve tutuklamaların sayısı gittikçe artıyor. Bu düzenlemenin ortaya çıkaracağı sonuçların tehlike yaratacağı gerçeği ciddi anlamda kaygı vermektedir. Bu ve buna benzer hiçbir hukuki dayanağı olmayan örneklerle geçiyor günlerimiz.  Nereden nereye geldiğimizi bilmeyenler, görmeyenler, anlamayanlar, unutanlar, içine düştüğümüz karmaşanın farkında değil. İktidar yanlısı medyanın saptırdığı gerçekler birer birer yaralayıcı ok biçiminde bize dönmektedir. İktidarın reklam aracına dönüşen, bazı gazetecinin ve yazarın kişiliğini, gerçek yüzünü gösteren yayınlar tiksindirici içeriğini artarak sürdürüyor.

SAÇMA SAPAN SORULAR

Laikliğin düşünce ve inanç özgürlüğü olduğunu anlamayanların kurucularıyla birlikte cumhuriyete yönelen çirkin saldırıları rejimin niteliğini bozacak düzeye gelmiştir. “FETÖ’cülerin yemini geçerli mi?” gibi Diyanet’ten saçma sapan sorulara yanıt isteyen devlet görevlilerinin bulunduğu, böyle sorulara “Yanıt bile verilemez” diyemeyenlerin fetva nitelikli görüşler vererek hukuk devletinde çelişkilere neden olduğu bir dönemde giderek “Neler göreceğiz?” endişesi rahatsızlık vermektedir. Cumhuriyet, demokrasinin beşiği, faşizmin ve diktanın karşıtı bir siyasal düzen olarak değil de sanki tam tersi gibi bir anlayışı güden bir mekanizma gibi gösterilmeye çalışılmaktadır. Bir sabah uyanıyoruz “Bu Suça Ortak Olmayan” akademisyenlerimizin ihracına, yargılanmasına tanıklık ediyoruz. Çevre konusunda önemli çalışmaları olan Onur Hamzaoğlu gibi bir akademisyenin daha birkaç gün önce tutuklandığını gördük. Burhan Kuzu gibilerin anayasa profesörü olduğu ülkede İbrahim Kaboğlu gibi isimlerin akademiden uzaklaştırıldığını gördük. Bir sabah uyanıyoruz Türk Tabipler Odası yönetici ve üyelerinin meslek onurlarına yakışmayacak usulde gözaltına alınmasına tanıklık ediyoruz. Bir sabah uyanıyoruz iktidarın bu baskıcı otoriter devlet anlayışına karşı bir savunma mekanizmasını güçlendirmeye çalışan toplumsal muhalefetin tüm bileşenlerine yönelik operasyonlar furyasını gördük.

HALKEVLERİ MEMLEKETTİR

Daha da önemlisi, iktidarın OHAL’i bir silah gibi kullanarak kendi gençliğiyle, geleceği ile aydınları ile kısacası araştıran, sorgulayan, biat etmeyen ve kendileri gibi olmayan her kesimle savaşan bir iktidara tanıklık ediyoruz. Buna seyirci kalmayacağız. Bu topraklar yetersiz siyasetçilere, gericilere, saltanat-hilâfet çığırtkanlarına, bölücü ve yıkıcılara, çıkarcılara, hainlere, nankörlere, İnanç sömürüsü yapanlara asla yem edilmeyecektir. “Son olarak da çocuk istismarcılarının, tecavüzcülerin, rant zenginlerinin cirit attığı ülkemizde Halkevleri yöneticilerinin gözaltına alındığını öğrenmiş bulunuyoruz.  Ve onların deyimiyle bir kez daha diyoruz ki; Halkevleri memlekettir, memleketi susturamazsınız. Tekrar ediyoruz; Susturamazsınız. 

BİRLEŞEREK GÜÇLENECEĞİZ

Halkevleri laiklik, eşitlik, özgürlük ve barıştır. Hukuktan ve adaletten asla vazgeçmeyeceğiz. Çünkü hukuk olmazsa hiçbir aydınlıktan, açıklıktan, gerçekte sağlıktan, güvenden, özgürlükten, kişilikten ve insanlıktan söz edilemez. Toplumun tüm kesimlerinin bu kadar kapsamlı sorunların yaşandığı günümüzde iç tartışmaları büyütmeden bu süreçte ortak tutum etrafında birleşmek ve tutum almak daha anlamlı olacaktır. Biz birleşerek, daha güçlü mücadele ederiz. Biz buna dayanışma diyoruz. Ve bu dayanışma ile birlikte büyüyebiliriz ve birlikte kazanabiliriz. Buradan toplumsal muhalefetin tüm bileşenlerine açık çağrı yayınlıyoruz. Gelin OHAL’de buradan başlayalım. Bu ülkemizin ve geleceğimizin önüne dikili en büyük duvardır. Bu duvarı hep birlikte yıkalım.”