Salı, 22 Eylül 2026 22.09.2026
24°C
USD 48,80
EUR 56,03
Altın 6.773
Benzin 80,80
Dizel 96,70

Dilara Gezgin’in trajik kaybı: Aile isyan ediyor

Kocaeli'de teşhis konulamayan hastalık nedeniyle hayatını kaybeden 18 yaşındaki Dilara Gezgin'in ailesi, kızlarının üzerinde deney yapıldığını iddia ederek isyan etti.

Dilara Gezgin'in trajik kaybı: Aile isyan ediyor

Kocaeli’de yaşayan 18 yaşındaki Dilara Gezgin, yaklaşık altı buçuk aydır süren ve teşhisi konulamayan bir hastalık nedeniyle hayatını kaybetti. Ailesi, genç kızın ölümünden sonra derin bir üzüntü yaşarken, acılı baba Yaşar Gezgin, “Çocuğumun üzerinde deney yaptılar” diyerek tepkisini dile getirdi. Dilara’nın yengesi ise “Yavrum hastaneye kendi ayaklarıyla gitti. Biz ise cenazesini aldık” şeklinde konuştu.

HASTANE SÜRECİ VE TEŞHİS KONULAMAMASI

Karın ağrısı ve enfeksiyon şikayetiyle yaklaşık altı buçuk ay önce hastaneye başvuran Dilara Gezgin, ilk değerlendirmelerin ardından Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’ne sevk edildi. Burada uzun süre tedavi gören genç kıza yapılan tüm tetkiklere rağmen kesin bir teşhis konulamadı. Doktorların tüm müdahalelerine rağmen Dilara kurtarılamadı. Genç kızın cenazesi, 25 Mayıs 2025’te öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.

BABANIN İSYANI: “KIZIMIN SADECE KARIN AĞRISI VARDI”

Yaşadığı süreçleri anlatan acılı baba Yaşar Gezgin, “Kızım Dilara’yı ilk önce Kocaeli Şehir Hastanesi’ne götürdüm. Kızımın sadece karın ağrısı ve enfeksiyonu vardı. Şehir hastanesi, Dilara’yı Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’ne götürebileceğimi söyledi. Bunun üzerine oraya gittik. Dediler ki enfeksiyondan dolayı akciğerde sıvı var. Çocuğum bir hafta on gün yoğun bakımda kaldı. Ardından kızım servis odasına alındı ve akciğerdeki sıvı boşaltıldı. Ardından çok yoğun ve ağır antibiyotik tedavisine devam edildi” diye konuştu.

TEŞHİS KONULAMADI: “VEREM OLABİLİR”

Kızının hastalığına teşhis konulamadığını söyleyen baba Gezgin, “Dışarıdaki laboratuvarlarda veya hastanenin kendi laboratuvarlarında hiçbir şekilde hastalık tespit edilmedi. Her seferinde negatif sonuçlar aldık. Hiçbir sonuçta pozitif çıkıp, hastalığa rastlanmadı. Buna rağmen çocuğuma verem teşhisi koydular. Dediler ki ‘Bu verem vurgusu.’ Doktor, ‘Çocuğunu ameliyata alıp bakmam lazım ki ne olduğunu anlayabileyim’ dedi. En son ameliyatı kabul ettim. Anestezi doktoru ise ‘Senin çocuğun ameliyata girme durumu şu an imkansız. Çünkü çocuğunun solunum desteği ihtiyacı var. Ameliyata girerse yaşamını kaybetme ihtimali çok yüksek’ diyerek ameliyata onay vermedi” şeklinde konuştu.

SON ANLAR VE AİLENİN İSYANI

Konuşmasını sürdüren Gezgin, “5-6 doktor görüştü, ‘Tüp takalım, vücuttaki sıvı dışarı boşalsın’ dediler. Aradan yarım saat sonra bir ilaç gönderildi, verem tedavisiyle ilgili bir ilaçmış. İlacı getiren kişi dedi ki, ‘Bu kıza ben bu ilacı verirsem kaldırmaz. Günlerdir aç. Gelin doktor hanımı arayalım, teyit edelim. Yanlış bir şey yapmayalım.’ Hemşireler doktoru aradı. Doktor, ‘İlacı verin daha sonra beslemeye başlayın’ dedi. Kızım, 10 dakika içinde ancak bir bardak su içebildi. Zaten kızımın son yediği ve içtiği tek şey bir bardak su oldu. İlacı verdikten 20–25 dakika sonra çocuğumun kalbi durdu.”

Yaşar Gezgin ayrıca kızının eve gönderilmek istendiğini belirterek “Bana en son şu teklif bile geldi; ‘Artık çocuğun burada yatamayacak durumda. Al evine götür, bu yatağı başkasına vermem lazım.’ Doktorlarla tartıştım, ‘Sen benim evladımı sokağa mı atıyorsun?’ dedim.” ifadelerini kullandı.

Dilara’nın yengesi Miyaser Gezgin ise “Ciğerimiz yandı. Teşhis hiç koymadılar… Yavrum hastaneye kendi ayaklarıyla gitti. Biz ise cenazesini aldık” şeklinde konuştu.