Salı, 22 Eylül 2026 22.09.2026
18°C
USD 48,82
EUR 55,95
Altın
Benzin 80,80
Dizel 96,70

Dünyanın sonuna doğru yaklaşırken

NULL

Dünya bugün ortaya çıkmadı. 
Milyarlarca yıllık bir var oluşun arta kalanı üzerinde yaşıyoruz. 
Biz insanoğlunun varlığı henüz yeni denebilecek türden. 
Dünyamızın ve insanlığın tarihinden söz açtım. 
Çünkü bu yazımda hem tanıtımını yapmak istediğim hem de hayranlığımı belirteceğim bir tv programından bahsedeceğim.
***
Bugünlerde tv izlemek akıl karı değil. 
Yayınların kalitesizliği, ruhsuz sunumlar, bayağı içerikler ve tanık olduğumuz curcuna her geçen gün artarak devam ediyor.  
Hal böyle olunca digital platformlar ve tematik yayın yapan kuruluşlar tercih edilir bir noktaya erişti. 
Ancak ara ara sağlam programlar çıkmıyor dersek haksızlık etmiş oluruz. 
Her ne kadar bahsettiğimiz program bir tematik kanalda karşımıza çıksa da hakkını teslim etmek gerekir.
***
TRT belgesel kanalında arkeolog Yenal Orman’ın hazırlayıp sunduğu yaklaşık yarım saat süreli bir belgesel programı var; Zaman Makinası. Dün rastladığım bölümünde ateşin hikâyesini anlattı. 
Üstelik ateşin var oluş serüvenini bir yıldız patlamasına kadar götürüp bilimsel bir dayanak bulup bunu kimya ilmi ile detaylandırması muazzam bir girişti. 
Bir arkeolog olmasına rağmen dünya tarihini, yeryüzünün oluşumunu, insanlığın gelişim evrelerini bilimin, aklın ve ilerlemenin somut gerçekliklerini birer birer sıralayarak açıklıyor Yenal Orman. 
***
4.5 milyar yaşında bir Dünya! Ve %90 oranında ateş olmaksızın geçen bir zaman. 
400 milyon yıl önce bitkilerin ortaya çıkışı ve ateş için olmazsa olmaz iki element oksijen ve karbon! 
Bitkiler aynı zamanda ateş için olmazsa olmaz bu iki elementin kaynağı. 
İnsanoğlunun yerleşik hayata geçişi ile birlikte ateş ile arasındaki ilişki daha da arttı. 
Çanak çömlek yapımından alet yapımına kadar neredeyse bütün ihtiyaçların temini konusunda kilit bir rol oynadı. 
***
Bu yaşamsal ilişki yalnızca antik çağa, ilk zamanlara özgü değildi elbette bugün de ateşin önemi hayati bir vaziyettedir. 
Her ne kadar insanlığın gelişimini süratlendiren bir keşif olsa da bu aynı zamanda dünyanın yaklaşan sonunu tetikleyen bir süreç oldu. 
Her şey ateşin dayanma gücünü artırma arayışları neticesinde odun kömürünün belki de tesadüfen keşfi ile başladı. 
Daha fazla ısı elde edebilmek bakır ve demir gibi madenlerin işlenmesine olanak sağladı. 
Daha fazla talep daha fazla ateş daha fazla ateş ise daha fazla odun kömürü demekti.
***
Elbette insanlığın keşif serüveni bununla bitmedi. 
Ateş ve odun kömürü derken hemen akabinde insanoğlu kömürü keşfetti. 
Üstelik daha zahmetsiz, daha dayanıklı! 
Kömür kullanımı endüstri devrimine sebebiyet verdi. 
Sanayi gelişti. 
Çeliğin işlenmesine olanak sağladı. 
Ve bugünkü modern dünya hızla yükselmeye başladı. 
***
Kömürün peşi sıra diğer fosil yakıtlar petrol ve doğalgaz keşfedildi ve kullanmaya başladık. 
Fosil yakıtların bilinçsiz kullanımı sera gazlarının açığa çıkmasına sebebiyet verdi. 
100 yıl içinde yeryüzündeki tüm fosil yakıtların tükeneceği öngörülüyor. 
Bu insanlık adına sevindirici bir gelişme olacaktır. 
Yeni bir Dünya keşfetme şansı olmasa insanlık yeni kaynaklar keşfedip Dünyayı yenileyecektir. 
Dünya yenilenebilir, bu bizim ellerimizde.