Çayırova’da faaliyet gösteren Farplas otomotiv firmasında, ücret artışı talebiyle kendilerini fabrikaya kapatan işçiler, polis baskınıyla gözaltına alınmıştı. 31 Ocak'ta; Farplas işçilerinin gözaltına alınıp bırakılmasının ardından Farplas fabrikası önünde başlayan direniş devam ediyor. İnternet üzerinden yayın yapan Umut-Sen Tv’ye konuk olan Farplas işçileri; fabrika yönetimi ile görüşmeleri ve hak taleplerini, kendilerini fabrikaya kapatma kararlarının ardından sabaha karşı gözaltına alınma anlarına kadar yaşanan tüm süreci anlattı.
“BANA BİR HAFTA SÜRE VERİN”
Farplas işçilerinden Betül Oral, “Ocak ayının 19’unda iş durdurma eylemine başladık. 1-2 saat her lokasyonda durdurduk. Önce iş durdurma eylemi yapıldı. Açıklanan zamlar asgari ücret ve altındaydı. Yöneticilerin gelmesi için iş durduruldu. 20 Ocak sabahı fabrika önünde toplanıldı. CEO ile görüşülecekti. Talepleri dile getilmişti. 700-800 arkadaşımız kapının önünde 4-5 saat bekledi. Talpelerimizin bir tanesi kabul edildi. Sendika ile oturulmasını istedik ve söz aldık o gün. Bana bir hafta süre verin, sendika ile masaya oturalım ve bu sebepten dolayı kimse işinden olmayacak denildi. Ve işimize geri döndük. Ardından elektrik kesintisi oldu ve bİr çoğumuz idari izne çıkarıldık. Ve özellikle sesi çıkanlar ve sendikal örgütlenmeye sahip işçilerdi bunlar. Sonrasında tebligatlarla 150 arkadaşımızın iş çıkışı verildi. Kendi istedikleri 1 hafta süre dolmamıştı bile.

“O ZAMAN POLİSLE KARŞI KARŞIYA KALIN”
Biz üretime devam ettiğimiz halde CEO kendi verdiği sözü tutmadı ve 150 arkadaşımız işinden oldu. Seri üretime başladığımız ilk gece; açıklama istediğimiz için ve biz orada olduğumuz için çevik kuvvet geldi. Sonrasında biz muhattap beklediğimiz için içeriye girdik ve arkadaşlarımız polisi görünce, ki çoğumuz polisle ilk defa karşı karşıya geldiğimiz için, korkudan kendimizi çatıya kilitledik ve orada bekledik. CEO geldi konuştu. Biz taleplerimizi ilettiğimiz halde ben sendikayı tanımıyorum dedi. Sizi isterseniz taşerondan işe alayım dedi. Biz bunu kabul etmedik. Giderken o zaman polisle karşı karşıya kalın dedi ve gitti. 1 saat geçmeden biz dayak yiyerek gözaltına alındık. Sonrasında kapı önü eylemleri başladı ve devam ediyor” ifadelerini kullandı.
“KENDİMİZİ KORUMAK İÇİN ÇATIYA ÇIKTIK”
İşçilerden Eren Tan ise, “Bizim amacımız sendikadan önce haklarımız talep etmekti. Biz kendimizi korumak için çatıya çıktık. Biz devletimize zarar verecek insanlar değiliz. Biz bu fabrikanın çalışanlarıyız. Çatıya çıktık diye terörist ilan edildik. Kocaeli Valisi Vali Bey açıklama yapmış; arkadaşlar intihar edecek demiş. İtfaiye çağırıldı. Öyle bir şey yok. Biz kendimizi savunmak için çatıya çıktık. Aynı saatlerde Kocaeli Valisi ve İlçe Emniyet Müdürümüz geliyor, saat 04:00’da. Bize oradan baskı yapıyorlar. Bizimle konuşmaya değil de patrondan yana oluyorlar. İşçinin yanında değil, karşısında oluyorlar. Biz hiçbir zaman devletimize, polisimize zarar vermedik.

“ARKADAŞIMIZIN BACAĞINI KIRDILAR”
Ama biz o gün şunu gördük; o gece polis coplarla vurdu bize. Ters kelepçe yaptılar. İki, üç arkadaşımızın burnu kırıldı. Bir arkadaşımızın bacağını kırdılar. Kadın arkadaşımızın saçını yoldular. Büyük bir baskı vardı. Vurmayı, copları, biber gazını bir kenara bıraktık. Küfürlü konuşmalar vardı. İşçinin yanında kimse yok. Koskoca devletin polisi işçiye hakaret, küfür ediyor. Ne vali, ne polis. Hepsi patronların yanında. Biz ekmeğin peşinde hakkımızı arayalım diye bu hale geldik. Sabaha karşı saat 4 sularında Vali gittikten sonra operasyon emri veriliyor. Saat 6 civarında dışarıda 3 çevik kuvvet otobüsü, toma, koca bir ekip bizi bekliyor operasyon için. Vali Bey tamam dediği an içeriye baskın yapıyorlar. Biz gözaltına alındığımızda dışarıdaki arkadaşlarımız buna engel olmak istediği için biber gazı ile plastik mermi sıkarak arkadaşlarımızın geri çekilmeslerini sağlıyorlar. Video görüntüleri de var.
“CAMLARI BİZ KIRMADIK”
Biz fabrikaya hiçbir zarar vermedik. Camları biz kırmadık. Video kayıtları da var. Çevik kuvvet kırdı. Ertesi gün eve bir kağıt gönderiyorlar fabrikaya zarar verdiniz şeklinde. 20 bin liralık bir ceza kağıdı. Fabrikaya zarar verdiniz diye. Biz hiçbir şey yapmadık. Gece Valimiiz açıklama yapmış işimizin başındayız diye. Hep mi patrondan yana olurlar? Bu işçi sınıfının hiç mi arkasında durmaz devlet. Tüm yöneticiler; Valisinden Cumhurbaşkanına kadar hiçmi işçinin yanında olmazlar? Biz hakkımızı aramak için bu yola başvurduk. Biz fabrikanın anahtarını istemedik. Hakkımızı istedik sadece” şeklinde konuştu.

