CHP’de önceki gün Genel Merkez’den yapılan ve olağanüstü kurultay için gerekli imzanın toplanamadığına ilişkin açıklamanın ardından, muhalefetin önde gelen isimlerinin toplanarak durum değerlendirmesi yaptıkları ve bundan sonra izleyecekleri yol haritasını görüştükleri öğrenildi. Edinilen bilgiye göre toplantıda, olağanüstü tüzük kurultayının toplanması ve Genel Merkez tarafından kabul edilmeyen imzalarla ilgili mahkemeye başvurulması masaya yatırıldı.
ÜÇ DEĞİŞİKLİK ÖNGÖRÜLÜYOR
Olağanüstü tüzük kurultayına gidilmesi durumunda belli başlı üç değişiklik öngörülüyor. Birincisi, Genel Başkan’ın yetkilerini kısıtlamaya dönük olacak. İkincisi, milletvekilleri ve belediye başkan adaylarının ön seçimle belirlenmesi kesin hüküm haline getirilecek. Üçüncü olarak da seçimli olağanüstü kurultayın salt çoğunluk yerine siyasi partiler yasasında öngörülen beşte bir oranına düşürülmesi kararlaştırılacak.
Muhalefete yakın bir isim, olağanüstü tüzük kurultayının toplanması için ilk imzanın MYK toplantısından sonraki bir iki gün içinde atılacağını ifade etti. Olağanüstü kurultay sürecinin aksine bu kez gerekli imzaların toplanması için 15 gün beklememe kararı alan muhalefet, yeter sayı olan 259 imzayı iki üç gün içinde toplayıp Genel Merkez’e sunmayı planlıyor.
YETKİLERİ KISITLANACAK
Muhalifler tüzük kurultayında, Genel Başkan’ın yetkilerini de sınırlamayı planlıyor. Buna göre Genel Başkan’ın MYK üyelerini atama ve görevden alma yetkisi elinden alınacak. MYK üyeleri eskiden olduğu gibi, PM üyeleri içinden seçimle belirlenecek. Güçlü Genel Sekterlik dönemi yeniden getirilecek. MYK üyeleri, PM üyelerinin üçte ikisinin oyuyla görevden alınabilecek. MYK’ya, milletvekillerini ve belediye başkan adaylarını merkez yoklaması ile belirleme yetkisi veren tüzük hükmü iptal edilecek. Genel Başkan’ın milletvekili seçimlerinde yüzde 5 kontenjan kullanma hakkı ise kalacak. Milletvekilleri ve belediye başkanları önseçimle belirlenecek.
MAHKEMEYE TAŞINACAK
Ayrıca toplantıda, Genel Merkez’in teslim edilen 630 imzayla ilgili aldığı kararın da mahkemeye taşıması değerlendirildi. Çağrı Grubu yöneticilerinin mahkemeye bu konuda bir başvuru yapmayacağını ancak buna karşılık delegelerden herhangi birinin yasal hakkı olan mahkemeye başvuru hakkını kullanabileceği belirtildi. (Aydınlık)

