Dilovası’nda kurulu bulunan İsveç sermayeli OMSA Metal işyerinde anayasal haklarını kullanarak Birleşik Metal İş sendikasına üye oldukları için tazminatsız işten çıkarılan ve 65 gündür fabrikanın önünde direnişlerini sürdüren işçiler bugün İsveç Başkonsolosluğu önünde eylem yaptı. İstanbul Beyoğlu’nda bulunan konsolosluk binası önünde, polis ablukası altında gerçekleştirilen basın açıklamasına direnişteki OMSA işçileri ve ailelerinin yanı sıra merkez şube yöneticileri, uzmanlar, işyeri temsilcileri ve üyeler katıldı. “Sendika hakkımız engellenemez”, “İnsanca yaşamak istiyoruz”, “Direne direne kazanacağız”, “Patronların kölesi olmayacağız” sloganlarının atıldığı eylemde basın açıklamasını DİSK Genel Başkan Yardımcısı ve Birleşik Metal İş Sendikası Genel Başkanı Özkan Atar yaptı. Atar şunları söyledi: “İsveç Konsolosluğu’nun önündeyiz şu anda. İsveçli, yüzde 100 İsveç sermayesi olan OMSA Metal’in patronları, yöneticileri, daha ilk andan itibaren öncü bir arkadaşı işten çıkardılar ve akla hayale gelmeyecek baskılarla onları sendikal taleplerinden, toplu sözleşme haklarından mahrum etmeye çalıştılar. Fakat arkadaşlarımız birbirlerine kenetlenerek, sendikalarına kenetlenerek kararlılıkla sendikal haklarına sahip çıktılar.

İHLAL EDİYOR
İşveren ‘yetki itirazı’nda bulundu ve aradan sekiz ay geçmesine rağmen hâlâ bu davalar devam ediyor. Belki daha aylarca sürecek. Yetki itirazları işçilerin sendikal haklarını, bu hakların kullanımını neredeyse tamamen ortadan kaldıracak düzeyde ihlal ediyor. Arkadaşlarımız, yetki itirazına karşı demokratik tepkilerini göstererek verdikleri mücadeleyle işvereni masaya oturmak zorunda bıraktı. Ancak işveren görüşme sürecinde de sıfır zam dayatmasında bulunarak işçileri bu yoldan çevirmek için baskılarını sürdürdü. Bundan 65 gün önce de 57 işçi arkadaşımız, yani fabrikada çalışan sendikalı işçilerin neredeyse tamamı tazminatsız işten çıkarıldı.
YERİN DİBİNE BATSIN
OMSA Metal, İsveç sermayeli bir şirket. Demokrasiden, insan hak ve özgürlüklerinden konu açıldığında mangalda kül bırakmayanlar, herkese demokrasi dersi vermeye kalkanlar, bizlere akıl öğretmeye çalışanlar, işçileri hak aramaya kalktığında, asgari ücret ve kölelik koşullarına boyun eğmeyip sendikalı çalışmak istediğinde onları neredeyse sosyal cinayet denebilecek uygulamalarla kapının önüne koyuyorlar. Sizin demokrasi anlayışınız da insan hakları anlayışınız da yerin dibine batsın! Okullar açıldı. İşten atılan bu işçiler, çocuklarının okul ihtiyaçlarını karşılayabildiler mi? Kiralarını ödeyebildiler mi? Evlerinde ekmekleri, suları var mı? Elektrikleri, suları kesildi mi? Bunu soran yok, düşünen yok!

SİZİ DE BİZİ DE DİNLEMEZ
Daha dün işçi arkadaşlarımızın içinden belirlediği temsilci arkadaşımızla birlikte Sayın Kocaeli Valimizi ziyaret ettik. Yaşadığımız haksızlığı, hukuksuzluğu anlattık, bu ülkenin yasalarına uygun olmayan uygulamaları anlattık. Kocaeli Valimizin bize cevabı: ‘Ben işverenle diyalog kurmaya çalışacağım, gelirse aramızda uzlaşma yaratmaya çalışacağım.’ Gelirse ne demek Sayın Valim? Tabii devlet yöneticileri olarak, Çalışma Bakanlığı olarak, bu ülkenin yönetim kademelerinde bulunanlar olarak Anayasayı uygulatmazsanız, milyonlarca emekçinizin yabancı sermaye tarafından kölelik koşullarında çalıştırılmasına zemin yaratırsanız, İsveçli patron sizi de bizi de kanunu da dinlemez.
DİKTATÖRLÜK REJİMİNDE Mİ YAŞIYORUZ?
İşçiler hakkını aradıkları zaman kapının önüne konacak, ekmeklerinden olacak. Basın emekçileri gerçeği yazdıkları, çizdikleri için cezaevlerine atılacak. Kadınlar şiddete, tacize maruz bırakıldıkları için neredeyse suçlu ilan edilecek. Milyonlarca insanın oyuyla seçilmiş yöneticiler görevden alınacak, tutuklanacak, yerlerine kayyumlar atanacak. Biz diktatörlük rejiminde mi yaşıyoruz! Bizim bu ülkede soluk alabilmemiz için ne yapmamız gerekiyor!

BİR KEZ DAHA SORUYORUZ
Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) adı altında kıdem tazminatımızı, emekli aylıklarını dahi ortadan kaldıracak, yani bir taşla iki kuş vuracak bir düzenlemeyi patronlar talep ettiler. Onlar talep ettikten üç gün sonra bu haftanın başında açıklanan Orta Vadeli Program’da TES düzenlemesi yer aldı. Bu ülkenin patronları, devletin en yetkililerine gidip de bir talepte bulunduğunda üç gün sonra Orta Vadeli Program’da yer alıyorsa; işçinin sendika hakkı, ekmeği, geleceği, işçilik onuruna ilişkin talepleri ne zaman dikkate alınacak, bir kez daha soruyoruz buradan.
EMEKÇİLER KAZANACAK
Ama önümüzde bu zorluklar var diye biz asla geri adım atmayız. OMSA işçisi kardeşlerim, tereddüdünüz olmasın, hakkınızı da hukukunuzu da 1 kuruşu bile zayi olmayacak şekilde mutlaka alacağız! İşçiler olarak ürettiğimiz değerden hak ettiğimizi almak, toplu sözleşmelerimizle insanca çalışma ve yaşama koşullarını sağlamak için çabamızı sürdüreceğiz. Sömürüye karşı emekçiler kazanacak, metal işçileri kazanacak, biz kazanacağız!”

