Pazartesi, 28 Eylül 2026 28.09.2026
16°C
USD 48,99
EUR 55,73
Altın 6.510
Benzin 80,80
Dizel 93,80

Kanko: Değişim isteğini sokakta hissediyoruz

Konuştukları herkesten olumlu tepki aldıklarını belirten CHP Milletvekili adayı Prof. Dr. Muhip Kanko, “Türkiye’de değişim isteyen çok fazla insan var. Bunu sokakta hissediyoruz. Toplumun yüzde 90-95’i mevcut durumdan rahatsız. Gördüğüm budur” dedi

CHP Milletvekili adayı Prof. Dr. Muhip Kanko gazetemize bir ziyaret gerçekleştirerek seçim çalışmalarını anlattı. 24 Haziran için gece gündüz sahada olduklarını belirten Prof. Dr. Kanko, “Ben bir hekim olarak vatandaşa her zaman dokunuyordum. Şimdi bir siyasetçi olarak sokaktayım. Kapısını çaldığımız, dokunduğumuz, konuştuğumuz herkesten ciddi bir ilgi görüyoruz. Türkiye’de değişim isteyen çok fazla insan var. Bunu sokakta hissediyoruz. Toplumun yüzde 90-95’i mevcut durumdan rahatsız. Genel olarak rüzgar artık başka esiyor. Gördüğüm budur” dedi.

VATANDAŞ TEPKİLİ

Değişim isteğini Kartepe Sanayi Sitesi’nde yaşadığı bir olayı da anlatarak örneklendiren Prof. Dr. Kanko, “İki vatandaşla konuştuk. Önce renk vermek istemediler. Sonra ben kendimi tanıtınca, ‘Biz daha önce AK Parti’ye oy verdik. Ama bu dönem AK Parti’ye kesinlikle oy vermeyeceğiz. Çünkü Türkiye’yi çok kötü bir yere getirdiler’ dediler. Özellikle genel başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun toparlayıcı, birleştirici tutumu insanları çok etkilemiş görünüyor. Hatta o vatandaşla konuşurken bizim yanımızdaki arkadaşlar espri yaparak, ‘Bizimle birlikte dolaşarak bu anlattıklarınızı başkalarına da anlatır mısınız? Daha iyi anlatırsınız’ dediler. Bir yerde yine MHP’li bir vatandaş, ‘Ben yılların ülkücüsüyüm, öğretmenim, bunu hiç de gizlemiyorum. Bu dönem kesinlikle Devlet Bahçeli veya Tayyip Erdoğan benden oy alamaz. Ben millet ittifakına oy vereceğim.’ Bu tip örneklerle çok karşılaşıyorum” diye konuştu.

BİZ SEÇİME HAZIRIZ

Seçimin erken bir tarihte yapılmasının CHP açısından çok büyük bir olumsuzluk yaratmadığını belirten Kanko, “Biz örgüt olarak her zaman seçimlere hazırdık. Bakın biz seçim bildirgemizi bir hafta önce açıkladık. Bizim partimizde başarıya bir açlık var, her an zaten bir seçim motivasyonu var. Biz gençlerimizle, kadınlarımızla her zaman sokaktayız. Örneğin Derince’ye gündüz bir seçim çalışmasına gidiyorum, iş saati ama yanımda 40-50 tane partilim oluyor. Bu saatte o kadar insanı bir araya getirip dolaşmak çok büyük bir motivasyonun olduğunu gösteriyor” şeklinde konuştu.

BU DÖNEM FARKLI

İktidar partisinin bundan önce her dönemde kendisine oy getirebilecek manuplasyon yapma yeteneğine sahip olduğunu belirten Kanko, “Ama bu dönem farklı. Şimdi iktidarın bir baskın seçime gitmek istemesinin nedeni Türkiye’nin ekonomik olarak önünü görememesiyle de ilgilidir. Şimdi seçime 25 gün kala seçimi iptal etme durumunun olacağını ben tahmin etmiyorum. Böyle yapılırsa bu bir milli serveti çöpe atmak demektir. Biz milletin ve devletin bekasını düşünüyoruz. Ama görülüyorki bu iktidarla birlikte Türkiye derin bir uçuruma gidiyor’’ dedi.

GÜNDEMİ BELİRLİYORUZ

Son zamanlarda gündemi CHP ve Muharrem İnce’nin belirlediğini vurgulayan Prof. Dr. Muhip Kanko, “Muharrem İnce’yi vatandaşlarımız gerçekten benimsedi. Bir televizyon programına çıktığında herkes ona kilitleniyor. Ona insanlar güveniyor. İnsanlar oyunu Muharrem İnce’ye vereceğini söylüyor” diye konuştu.

SORUNLARI BİZ ÇÖZERİZ

Kocaelililere de bir mesaj veren Kanko, “İlimiz bir sanayi kenti, tarım kenti. Kocaeli deniziyle, ormanıyla güzel bir kent. Dün sanayiye gittim, emekçilerin gerçek yüzlerini bir daha gördüm. Evet biz de emek yoğun bir iş üretiyoruz ama onlar daha farklı. Elleri, yüzü yağlar içinde çalışan insanlarla sohbet etti. Biz sosyal bir demokrat bir parti olarak Kocaelililerin bize oy vermesini istiyoruz. Sosyal demokrasinin verdiği güçler biz bu kentte birçok sorunu çözeriz. Bir çöp fabrikası yapılacaksa bunu halkın oylamasıyla, referandumuyla yapmak lazım. Ya da Dilovası’na yeni bir yatırım yapılacaksa bunu halkla birlikte değerlendirmek gereklidir. Ya da Kandıra’da bir baraj yapılacaksa onu Kandıralılarla birlikte değerlendirmek gerekmektedir. Vatandaşıyla iletişim halinde olan bir topluluk yönetirse bu ülkeyi en sağlıklı yönetim böyle olur’’ şeklinde konuştu.