Türkiye tahmin edilenden daha erken bir zamanda erken seçime gidiyor. CHP, bu erken seçime hazır mıydı?
Doğrusu biz bir erken seçim olacağını öngörüyorduk. Fakat bu kadar erken olabileceğini tahmin etmedik. Bunun adı baskın seçimdir. Bizim ekonomi uzmanlarımız ekonominin kötü gittiğini ve mutlaka bir erken seçim olacağını gördü. Bunun için bir hazırlıklıydık. CHP o her zamaki gibi refleksini göstererek bütün üyeleriyle çalışmaya başladı. Ve şu anda seçimin en güçlü görünen partisi Cumhuriyet Halk Partisi.
Sayın Kanko, aday gösterildiğinizden bu yana ciddi bir şekilde sahadasınız. Sahada neler görüyorsunuz, nasıl tepkiler alıyorsunuz?
Alanda çok iyi tepkiler alıyoruz. Birincisi kendi mesleğim nedeniyle biraz daha iletişimimiz kolay ama alanda çalışan tüm arkadaşlarımıza çok ciddi bir ilginin olduğunu görüyoruz. Yani insanlar bizi dinliyorlar, toplantılarımıza geliyorlar. Ben daha önce alanlarda çalışmadım, şimdi birlikte alana çıktığımız arkadaşlar eski yıllara göre çok fazla ilginin olduğunu söylüyor. Bu seçimlerin geçen seçimlerden çok farklı olacağı belli. Sayın Muharrem İnce’nin mitinglerini görüyorsunuz zaten. İnce’nin mitingleri birilerini gerçekten korkutuyor. Diğer partilerin mitinglerini de görüyoruz. İnce’nin mitinglerinde büyük heyecan var. Sağ seçmen de Sayın İnce’ye büyük ilgi gösteriyor.
HASTANELER DÜKKAN GİBİ
AK Parti’nin en çok anlattığı şeylerden birisi de sağlıkda ciddi bir dönüşüm yaptıkları oluyor. Siz bir hekim olarak sağlık alanını nasıl görüyorsunuz? Türkiye gerçekten sağlık alanında bir çağ mı atladı?
İlk yıllarda sosyal güvenlik kurumları birleştirilince bir ferahlama oldu doğrusu. En azından şu eczaneden şu ilacı alırsın, bu eczaneden bu ilacı alırsın gibi bir sorun ortadan kalktı. Başlangıçta herkes buna pirim verdi, güzel bir şeydi. Ama daha sonra sağlık tamamen özel sektörün eline geçen bir şeye dönüştü. Özellikle bir de hekimlere getirilen performans sisteminden sonra sağlık tamamen kalitesizleşmeye başladı. Yani hastaları yatırıp ameliyat etmek yerine, hekimleri sadece ayaktan muayeneye yönlendirerek, mümkün olduğunca hastanelerin sağlıkla ilgili giderlerini azaltmaya çalıştılar. Devlet hastanelerini bir dükkan gibi, bir işletme gibi gördüler. Sadece hastalar gelsin, muayene olsun gitsinler istediler. Yatmalarını istemediler. Özel hastaneler başlangıçta iyi hizmet verdi. Çünkü devletten ödenek alıyorlardı. Özel hastaneler artık devletten yeterince ödeme alamayınca onlar da bir çıkmaza girdiler. Son 3-4 yıldır hastalardan her işlem için fark almaya başladılar. Sağlıkta ticarileşme olunca kalite de düştü.
BEŞ VEKİL ÇIKARACAĞIZ
CHP, Kocaeli’de kaç vekil çıkaracak?
Ben CHP’nin Kocaeli’de en az 5 vekil çıkaracağını düşünüyorum. Totalde de Millet İttifakı’nın oylarının Cumhur İttifakı’nın oylarından daha yüksek olacağını düşünüyorum.

HER KESİME ULAŞTIK
Millet İttifakı’na dahil olmanız işlerinizi kolaylaştırdı mı?
CHP’ye karşı toplumun bir bölümünde bir menfilik vardı. Bu hükümet tarafından pompalanıyordu. İttifak bu durumu aşmamızı sağladı. Saadet Partili insanlarla yanyanayız. Ülke sorunlarını çözmek için birlikteyiz. CHP’nin din ve vicdan özgürlükleri konusundaki hassasiyetini onlar da gördü. Muhafzakar, tutucu ne derseniz deyin, her kesime gidip derdimizi anlatabiliyoruz. Bu imkanımız oluştu. Biz camiye girip siyaset yapmadık, iftardan sonra cami etraflarında, derneklerde, kahvelerde derdimizi anlattık. Ramazan ayı da bizim çalışmalarımız anlamında avantaj oldu.
ELİMİZİ TAŞIN ALTINA KOYMALIYIZ
Sayın Kanko, son olaran ne söylemek istersiniz?
Artık Türkiye zor durumda, kötü durumda diye konuşmak yetmiyor. Artık elimizi taşın altına koymamız gerekiyor. Bugüne kadar 16 yıldır ülkeyi yöneten bir hükümet var, bu hükümet ülkeyi iki üç kere referanduma, dört beş kere seçime götürdü ve sonuç ortada. Şu gün yeni söyleyecekleri bir hikayeleri yok. O zaman bizim yeni bir hikaye yaratmamız lazım. Yeni hikayesi olanlara şans vermemiz lazım. Bunun adı da Millet İttifakı’dır. Bu dönem Türkiye halkının sosyal demokrat bir partiyi iktidara getirmesi çok kıymetli olur. Eğer beğenmezse 4 sene sonra cezalandırsın. Türkiye’ye sosyal demokrasi geldiğinde inanın ki her şey çok güzel olacak. Hiç kimsenin özgürlüğüne bir kısıtlama olmayacak. Sivil toplum ve sendikaların önünde hiçbir engel kalmayacak. Sosyal devlet anlayışı gelişecek. Yani birbirimizi ötekileştirmeden yaşayacağımız bir Türkiye olacak. Onun için ben tüm vatandaşlarımızın buna göre oy kullanmalarını istiyorum.

