Pazartesi, 19 Ekim 2026 19.10.2026
16°C
USD 49,55
EUR 55,57
Altın 6.631
Benzin 84,30
Dizel 96,90

Kesici: Baba oğula vermez bu yetkiyi!

Aydınlar Ocağı Kocaeli Şubesi tarafından düzenlenen '2017 ve Sonrası Ekonomik ve Siyasi Gelişmeler' adlı konferansa konuşmacı olarak katılan CHP İstanbul Milletvekili İlhan Kesici “Baba oğula vermez bu yetkiyi. Bu gücün hep paylaştırılması gerekir” dedi

Kesici: Baba oğula vermez bu yetkiyi!

CHP İstanbul Milletvekili İlhan Kesici İzmit'e gelerek, Aydınlar Ocağı Kocaeli Şubesi tarafından Otel Asya'da düzenlenen '2017 ve Sonrası Ekonomik ve Siyasi Gelişmeler' konulu konferansa konuşmacı olarak katıldı. Konferansa ilgi yoğun olurken İçişleri Eski Bakanı, Yurt Partisi Genel Başkanı Saadettin Tantan, Aydınlar Ocağı Kocaeli Şube Başkanı Ruhittin Sönmez, CHP Kocaeli İl Başkanı Cengiz Sarıbay, CHP Kocaeli Eski Milletvekili Hikmet Erenkaya, Selçuklu Düşünce Kulübü Başkanı Süleyman Pekin, Türk Ocakları Kocaeli Şube Başkanı Yücel Alpay Demir, Emekli Vali Yardımcısı Aziz İnci, ADD Kocaeli Eski Şube Başkanları Mustafa Küpçü, Taylan Katak ve avukat Fahri Örengül de toplantıya katılan isimler oldu.

AÇIK ADALETSİZLİK VAR

Programın açılış konuşmasını yapan Aydınlar Ocağı Kocaeli Şube Başkanı Ruhittin Sönmez “Bu toplantı karma bir ekibin toplantısı. Hepsi de vatansever insanlar. Türkiye'de artık sağ sol ayrımı kalmadı. 9 gün sonra yapılacak halk oylamasında yönetim şeklinin değişip değişmeyeceğini oylayacağız. Referandum kampanyaları arasında açık adaletsizlik var. Biz Kocaeli Aydınlar Ocağı olarak 'adil ve dürüst' olmayan seçimlerin ülkeyi felakete götürebileceğini gören ve güçlüden değil adaletten yana tavır koyan bir sivil toplum kuruluşuyuz. Son dönemde çevremize baktığımızda diktatörlerin seçimlerle geldiğini ve kolay kolay gitmediğini hatırlamamız gerek. Geçen ay Meral Akşener'i konuk ettik. Şimdi de Kesici'yi davet ettik. Bizi cesaretimizden dolayı kutlayanlar da oluyor, bazıları dikkatli olmamızı söylüyor. Oysa demokratik bir ülkede bunlar ne cesaret işi ne korku sebebidir. Haktır, bir sivil toplum kuruluşu için de görevdir. Ülke demokrasi özürlüyse insanlar toplantıya gelmeye korkarlar, olay fiziksel saldırılara kadar gidebilir” dedi.

BELALARDAN BELA BEĞENİN

Sönmez'in ardından kürsüye gelen İlhan Kesici şunları kaydetti: “Suriye'yi ABD vurdu. Bunun adı yeni bir dünya düzeninin kurulması. Biz bu işlerden hep ürkeriz. 1991 yılında Bush yeni bir deyim söyledi, 'yeni dünya düzeni' Bu laf tedahülde çok kalmadı. İnsanlar ürktüler. Amerikalılar bu işlerde çok pratik insanlar ve bu lafı tedavülden çektiler. En son hali de bugünkü hal. İçinde bulunduğumuz durum yeni bir dünya düzeninin kurulmasıdır. Birinci Dünya Savaşı ve İkinci Dünya Savaşı ile düzenler kuruldu. Ortalama 50 yıldır sürüyorlar. Bir yeni düzen kurulunca 50 yıl gibi bir süre gitmiş olacak. Türkiye en çok dikkat edilmesi gereken ülkelerin başında geliyor. Biz vatanımızı çok seviyoruz, herkes de vatansever. Dünyanın en zor, en belalı coğrafyası. Benim imkanım olsa 80 milyonu dolduracak bir balon olsa, Türk milletini gider o balona doldurup Portekiz'in ortasına doldururum. Başınıza kaza bela gelmesi söz konusu olmaz. Bir de Türkiye'nin komşularına bakın ve belalardan bela beğenin. Şimdiye kadar bu işler belirli bir dengede yürüyor gibiydi ama bu saatten sonra zor.

HER YANIMIZ TUZAK DOLU

Böyle bir coğrafyanın hakkı iki şekilde verilir. Bir etrafınızdaki bütün devletler kadar güçlü olmanız lazım, iki dünyanın en parlak siyaset adamlarının sizde olması lazım. Bu ikisini denk düşürürseniz bu coğrafyanın hakkını vermek mümkün. Düşüremediğiniz zaman da başınıza belalar gelir. Biz bu devleti çok zor kurduk. Son 200 yıldır biz hiç galibiyet yüzü görmedik. Bütün itilmişlik, geri kalmışlığımıza 100 sene kafa yorduk. Sonunda bu rejimi bulduk. Ben ona 'Son 200 yıldır bütün geri kalmışlığımıza karşı bulabildiğimiz merhemin adı Türkiye Cumhuriyeti Devleti'dir' diyorum. Sayın Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız ağızlarına ne gelirse hemen söylüyor. Herkes konuşur ama normalde bunlar bir şey yapar. Konuşmamaları lazım. Bu dış politika aynı zamanda 2×6 otoyol gibi bir şey değil. Arabanız iyiyse, şoförlüğünüz de iyiyse sür Allah sür ama böyle bir dünya yok. Bütün olumsuzlukları devlet adamları dikkate almak zorundalar ama ben şu anda öyle bir şey görmüyorum. Bu coğrafyanın her yanı tuzak dolu. Ona dikkat etmek lazım.

BABA OĞULA VERMEZ

Bizim ekonominin içindeki durum zekata muhtaç. 18 madde var. Bize Meclis'te dağıttıkları. Tamamına tek bir madde demek lazım. Öbürleri hepsi birden Cumhurbaşkanına verilen yetkiler. Devletin başı o, hükümetin başı o, TSK'nın başı o, partinin başı o, bütün kamu üst düzey yöneticilerinin başı o ama bunun ne olduğu belli değil. Bütçenin tamamını yapan o. Bütün hukuk kurumlarının tamamını atıyor. TBMM'de 317 milletvekili var AKP'nin. Meclis'in de devletin de sahibi o. Böyle bir güç herkesi bozar. Baba oğula vermez bu yetkiyi. Bu gücün hep paylaştırılması gerekir.

CHP FULL ÇEKSE NE ÇIKAR?

Bütün yetkiler bu durumda cumhurbaşkanına geçecek. Ben hadisenin kuvvetini anlatmak bakımından 'Bu kadar yetki evliyayı azdırır' dedim. Şimdi bile cumhurbaşkanı ve bakanlar 'ne oldum' delisi oluyorlar. Şimdi tamamen tek bir kişide toplanmış olacak. Kim olursa olsun bu yetki ona da hayır etmez, memlekete de hayır etmez. Şu anki durum güzel bir 'Hayır' çıkacağı istikametinde. 17 Nisan için ben huzur içerisinde yatıyorum. İnşallah böyle de bir sonuç olur. Bu bir seçim değil. CHP full çekse ne çıkar 25. Altı üstü belli. Bir puan düştü, 2 puan arttı. CHP'nin iki katı bir oy lazım. Bu nereden gelecek, onun dışındaki camialar. O da milliyetçi muhafazakar camialar.

HERKES ÖFKELENİYOR

Türk Ocakları'nda, Aydınlar Ocakları'nda gördüğüm kadarıyla çok iyi bir canlılık ve kampanya var. Bunun CHP'ye mal edilmesi gibi bir şey katiyen olamaz. Bu yüzde 50 her iki kişiden biri demek. Her evden bir 'Evet' bir 'Hayır' çıkması demek. O yüzden çok kucaklayıcı samimi bir üslup içerisinde olmak lazım. Cumhurbaşkanımız kampanyayı açtıkları sırada 'Hayır'cılar 'vatan hainidir, işbirlikçilerdir' söylemlerinde bulundu. Erdoğan iki gün öncesinde 'Evet'çiler de 'Hayır'cılar da saygıdeğerdir' dedi. Kendiliğinden mi geldi bu duruma, hayır. Yaptırdığı anketlerden elde ettiği sonuç. 'Hayır'cıları kötülemeye devam ederse işler kötüye gidecek. Çünkü herkes öfkeleniyor. 'Hayır'cıların kardeş olduğu noktasına gider. İnşallah 16'sının akşamında da böyle bir referandum yaşamış olacağız.”