Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıl dönümü, İzmit Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen anlamlı bir programla anıldı. Programda, sürgün yıllarında hayatını kaybedenler rahmetle yad edilirken, Kırım Tatar halkının geçmişten bugüne uzanan hak, özgürlük ve vatan mücadelesine dikkat çekildi.
Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Kocaeli Şubesi tarafından organize edilen anma etkinliği, İzmit Belediyesi Dernekler Yerleşkesi’nde gerçekleşti. Etkinlikte, sürgünün yol açtığı büyük acıları ve halkın hafızasındaki izlerini gözler önüne seren bir belgesel gösterimi de yapıldı.
GENİŞ KATILIMLA ANILDI
Anma programına İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, Ukrayna İstanbul Konsolosu Oleksandr Dimchev, Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Kocaeli Şube Başkanı Şengül Talgır, Kırım Tatarları Milli Lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun eşi Safinar Cemileva, Kocaeli Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Genel Türk Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Sema Orsoy, Kırım Tatar Milli Meclisi Üyesi Abmecit Süleymanov ve çok sayıda vatandaş katılım gösterdi.
KIRIM TATAR HALKI VATAN SEVGİSİNİ ASLA KAYBETMEDİ
Programın açılış konuşmasını yapan Başkan Hürriyet, Kırım Tatar sürgününün bir halkın hafızasına kazınmış büyük bir insanlık dramı olduğunu vurguladı. Hürriyet, “İnsanlar evlerinden, topraklarından, sevdiklerinden koparıldı. Nice çocuklar yollarda yaşamını yitirdi. Bütün bu acılara rağmen Kırım Tatar halkı, kimliğini, dilini, kültürünü, vatan sevgisini ve inancını asla kaybetmedi” ifadelerini kullandı.
Başkan Hürriyet, sürgünün bir halkın yüreğinde taşıdığı vatan hasretini, diline sinen duasına, türküsüne sakladığı acıyı ve kuşaktan kuşağa büyüttüğü umudu asla silemeyeceğini belirtti. Kırım Tatarlarının sürgünden kendi topraklarını ve vatanlarını hiç unutmadıklarını, bu mücadeleyi evrensel insan hakları temelinde yürüttüklerini sözlerine ekledi. Hürriyet, Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun yaşamını adalet, özgürlük ve vatan sevgisi uğruna verilmiş eşsiz bir mücadelenin adı olarak gördüklerini dile getirdi.
GEÇMİŞİ UNUTURSAK GELECEĞE YÜRÜYEMEYİZ
Hürriyet, “Bizlere düşen görev de bu acıları unutmamak ve unutturmamak. İnsanlığın bir daha böyle karanlık günler yaşamaması için dayanışmayı büyütmek en büyük sorumluluğumuz. Kocaeli, farklı kültürlerin, acıların ve umutların aynı gökyüzü altında kardeşçe buluştuğu bir kent. Kırım Tatarı hemşerilerimiz de emekleri, hatıraları, kültürleri ve taşıdıkları derin vatan sevgisiyle bu kentin kalbinde çok kıymetli bir yer edinmişlerdir. Sürgünde hayatını kaybeden tüm Kırım Tatarlarını rahmetle anıyorum. Geçmişi unutursak geleceğe yürüyemeyiz. Acınız acımız, hafızanız hafızamızdır” şeklinde konuştu.
SÜRGÜN, TÜM İNSANLIĞIN TRAJEDİSİYDİ
Ukrayna İstanbul Konsolosu Oleksandr Dimchev ise 18 Mayıs 1944’ün Sovyet totaliter rejiminin en trajik suçlarından biri olan Kırım Tatar halkının sürgününün kurbanlarını anma günü olduğunu söyledi. Dimchev, “Yüzbinlerce Kırım Tatar anavatanlarından sürgün edildi. Binlerce insan sürgün yolunda hayatını kaybetti. Bu, tüm insanlığın trajedisiydi. Benzer trajedilerin bir daha yaşanmaması için bu olayların hafızasını korumak zorundayız” dedi.
Dimchev, tüm zorluklara rağmen Kırım Tatar halkının ayakta kaldığını, dilini, kültürünü, geleneklerini ve tarihi hafızasını koruduğunu, en önemlisi ise bir gün eve dönme arzusunu yaşattığını belirtti. Bugün de Kırım Tatarlarının yeniden baskılar, tutuklamalar ve zulümle karşı karşıya kaldığını ifade eden Dimchev, “Ukrayna, Kırım Tatar halkının evi olmaya devam etmelidir. Özgürlük, adalet ve Ukrayna ile Kırım’ın geleceği için birlikte mücadele ediyoruz. Yaşasın Ukrayna, Yaşasın Kırım, Yaşasın Vatan!” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
AÇIKÇA BİR SOYKIRIMDIR
Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Kocaeli Şube Başkanı Şengül Talgır da 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü’nün sadece fiziki bir sürgün değil, bir halkın kültürünü, tarihini ve kimliğini yeryüzünden silme girişimi olduğunu ve açıkça bir soykırım olduğunu dile getirdi. Talgır, 2014 yılında Kırım’ın Rusya tarafından hukuka aykırı bir şekilde yeniden işgal edildiğini ve bu zihniyetin Ukrayna’ya karşı savaş başlatarak uluslararası hukuku bir kez daha ayaklar altına aldığını hatırlattı.
Talgır, Kırım Tatar halkı ile Ukrayna halkının kader birliği yapmış iki dost olduğunu ve bugün aynı saldırganlığa karşı yan yana direndiğini vurguladı. Kırım’da temel insan hakları ihlallerinin halen devam ettiğini belirten Talgır, “İşgale boyun eğmediği için düzmece suçlamalarla hapis cezalarına mahkum edilmiş 224 siyasi tutuklu bulunmaktadır. Bunların yüzde 70’i Kırım Tatarı’dır. Bunların arasında 9 kadın tutuklu var. Geçmişin acılarını anmanın yanında Kırım’da yaşayan insan hakları ihlallerine karşı da sesimizi yükseltiyoruz. Çünkü, sessizlik zulmü büyütür. 1944 Sürgünü ve sonrasında hayatını kaybeden soydaşlarımızı saygı ve duayla anıyoruz” dedi.
SÖYLEŞİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ
Konuşmaların ardından sürgün ve direniş temalı bir söyleşi düzenlendi. Moderatörlüğünü Dr. Öğr. Üyesi Sema Orsoy’un yaptığı söyleşide Safinar Cemileva ve Abmecit Süleymanov, 1944 Sürgünü ile ilgili yaşanan acıları, Kırım Tatar halkının verdiği mücadeleyi ve bugün Kırım’da devam eden insan hakları ihlallerini katılımcılarla paylaştı.

