Kocaeli’de yaşayan 63 yaşındaki H.D., eşinin psikolojik rahatsızlığı nedeniyle yardım arayışına girdi. Bu süreçte tanıştığı Y.C., H.D.’ye eşinin üzerinde ağır bir büyü olduğunu ve çocuklarının da bu durumdan etkilendiğini iddia etti. Y.C., büyüyü bozmak için çok sayıda kurban kesilmesi gerektiğini ve cinlerin kan talep ettiğini öne sürdü.
SAFRAN MÜREKKEBİ İLE DOLANDIRICILIK
Y.C., muska yazımı için safran bitkisine ihtiyaç duyulduğunu, Türkiye’deki safranların alkollü olduğunu ve bu nedenle yurt dışından getirilecek safranın yüksek maliyetli olduğunu belirterek H.D.’den toplam 130 bin lira aldı. Ancak bir süre sonra durumdan şüphelenen H.D., şikayetçi oldu ve olay yargıya taşındı.
Şüpheli Y.C., ifadesinde H.D.’nin iş yerine geldiğini ve boynundaki muskayı nereden elde ettiğini sorduğunu belirtti. Y.C., “Sakarya’dan H.Ş. tarafından muskanın yazıldığını söyledim. Numarasını isteyince verdim. H.Ş., H.D.’ye birkaç muska yazdı ve karşılığında 500-1000 TL para aldı. Suçlamaları kabul etmiyorum” dedi.
MAHKEME SÜRECİ VE TALEPLER
H.Ş. ise ifadesinde, “Daha önce medyumluk yapıyordum ancak bıraktım. O zamanlar bazı kişilere muska yazıyordum. Y.C.’ye de yazdım. Yazdığım muskaların mürekkebi safrandan olduğu için cüzi miktarda para alıyordum. H.D.’den dediği gibi bu kadar para almadım” şeklinde konuştu.
Hazırlanan iddianamede, sanıklar Y.C. ve H.Ş. hakkında “fikir ve eylem birliği içerisinde dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık” suçundan 3 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası istendi. Ayrıca “677 sayılı Tekke ve Zaviyelerle Türbedarlıklar ile Bir Takım Unvanların Men ve İlgasına Dair Kanun’a muhalefet” suçundan da cezalandırılmaları talep edildi.
Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada müşteki H.D., kandırıldığını belirterek sanıkların tutuklanmasını talep etti ve “Başkalarını da dolandırmışlar” dedi.

