PARMAKLARINI İZ ALINMASIN DİYE KESMİŞLER
Jandarma ihbar hattını bir vatandaş aradı. Kandıra yolunun Çayırköy mevkiinde bir ceset gördüğünü söylüyordu. Hemen en yakın ekipler olay yerine gönderildi. 20-25 yaşlarında bir kadın cesediydi. Elleri kesilmişti. Katil belliki parmak izinin alınmamasını hedeflemişti. Yüzünde ise darbeler vardı. Konu Jandarma kayıtlarına cinayet olarak geçti.
BU DÖVMELERİN FOTOĞRAFLARINI ÇEKİN
Astsubay Tayfun ve ekibi ceset üzerinde inceleme yaptı. Kadın dövülerek öldürülmüştü. Üzerinde ise hiçbir kimlik yoktu. Kadının vücudundaki 'çocuk şeytan' ve 'dikenli tel' dövmeleri Tayfun’un dikkatini çekti. “Bunların yakın fotoğraflarını çekin” talimatı verdi. Delil olabilirdi.
KAYIP KAYDI YOK
İncelemesini bitiren Tayfun ve ekibi şubeye gelmişti. Hemen kayıp müracaatlarını incelediler. Ama kayıtlarda genç kadınla ilgili bir bilgi yoktu. Bu işlerini biraz zorlaştıracaktı. Etrafta kamera da yoktu. Parmak izi de alınamıyordu. Ama Tayfun’a göre ellerinde çok önemli bir delil vardı aslında. Genç kızın dövmeleri.
TEK TEK DÖVMECİLER GEZİLDİ
Tayfun 15 kişilik özel bir ekip kurdu. “Kocaeli başta olmak üzere İstanbul, Sakarya, Bursa, Yalova illerinde dövme yapanları tek tek dolaşacağız arkadaşlar” diyerek ekiplerini bir bir görevlendirdi. Bakalım ne çıkacaktı? Jandarma ekipleri tek tek dövmecileri geziyordu. Ellerindeki fotoğrafları göstererek, “bunu siz mi yaptınız” diye soruyorlardı. Bir hafta geçmesine rağmen hala bir sonuç alınamamıştı.
İHBAR GELMELİYDİ
Jandarma ikinci hamleyi yapmaya karar verdi. “Bu dövmeleri yaptıran kişiyi tanıyor musunuz?” diyerek fotoğrafları sosyal paylaşım sitesinden yayınladılar. Medyadan da destek isteme kararı aldılar. İhbar önemliydi. Sürekli jandarmanın telefonları çalıyordu. Bir televizyon kanalında ise Havva Dutlu isimli bir kadın kızını arıyordu. Tayfun’un aklına acaba bu o mu? diye geldi.
TANIYAN ÇIKTI
Tayfun’un en büyük endişesi kadının yabancı uyruklu olmasıydı. Bir anda kapısı çaldı. İçeri giren uzman çavuş Ali, bilgiyi verdi. “Kızı tanıyan biri aradı. Adı Nuran Dutlu’ymuş. Bursa’da oturuyor” dedi. Tayfun yanılmamıştı. Televizyondaki kadının da soyadı Dutlu’ydu. “Hemen bu kadını DNA için çağıralım” talimatın verdi.
BU BENİM KIZIM
Havva Dutlu, İzmit Asri Mezarlık Morgu'na gelmişti. Ekipler yanındaydı. Kadının koluna girerek cesedin yanına soktular. “Bu benim kızım. Ben öldüm başka anneler ölmesin" diye feryat etmeye başladı. Sonrasında bilgileri verdi. “Adı Nuran Dutlu. 21 yaşındaydı. 4 yaşında bir kızı vardı.” Kimlik belli olunca çalışmalar yoğunlaştı. Artık maktülün kim olduğu belliydi. Sıra katiline geldi?
KREDİ KARTINI KULLANAN BİRİ VAR
Hemen kızın yaşadığı Bursa’da büyük bir çalışma başlatıldı. Yakın etrafı tek tek sorgulanıyordu. Artık herkes Tayfun için şüpheliydi. Deneyimli jandarma Ercan ise kredi kartından iz sürüyordu. Bir hareketlilik vardı. Nuran’ın kartı kullanılıyordu. İstihbaratçı jandarmalar da önemli bilgilere ulaşmıştı. Kadın, M.Y. isimli bir uyuşturucu satıcısı tarafından tehdit ediliyordu.
ADRESİNDE BULUNAMADI
Tayfun ve ekibi bu isme yöneldi. Adam hiçbir adreste yoktu. Kamera kayıtlarına göre Nuran’ın kartından son parayı o çekmişti. Bir numaralı şüpheli belirlenmişti. Cinayetin üzerinden 80 gün geçmişti. Artık katil bulunmalıydı. Jandarma her detayın peşinde iz sürmeye devam ediyordu.
İZİ KAYSERİ’DE BULUNDU
Nihayet bir sonuç elde edilmişti. M.Y. Kayseri’de yaşıyordu. Sahte bir kimlikle ev tutmuştu. Tayfun “Bu adamı kaçırma lüksümüz yok. Kayseri jandarmaya bilgileri verin hemen” dedi. Heyecan dolu maraton başladı. Ekipler yola çıkmıştı. Artık heyecanla Kayseri’den gelecek haberi bekliyorlardı.
HADİ ÇALSIN ŞU TELEFON
Yaklaşık 1 saat geçmişti. Hâlâ arayan yoktu. Tayfun kahve üzerine kahve içiyordu. “Çalsın şu telefon” diye uflayıp püflüyordu. Gereksiz arayanları ise reddediyordu. Telefon meşgul olmamalıydı. Arayan Astsubay Kenan’dı. “Tayfun gözün aydın aldık adamı. Yanında da sevgilisi vardı.” Tayfun meslektaşına teşekkür ederek hemen komutanına bilgi verdi.
SORGU BAŞLADI
Katil ve sevgilisi 10 saat sonra Kocaeli’ne geldi. Tayfun sorgu için hazırdı. Birazdan medyaya da katilin yakalandığı açıklaması yapılacaktı. 86 gündür bu olay hep medyanın gündemindeydi. Şimdi gururlanma zamanıydı Kocaeli Jandarması için. Tayfun bir A4 kağıdı ve kalem alarak M.Y.’nin yanına girdi. Kamera kayıttaydı.
KAŞKOLUYLA BOĞDUM
M.Y. inkar etmedi. Başladı anlatmaya: “Nuran ile tanışalı 9 ay oldu. Nuran Dutlu’ya esrar satıyordum. Bana birikmiş 5 bin TL borcu vardı. Olay günü benim evime geldi, tartışmaya başladık. Tartışma büyüyünce kaşkolunun ipi ile onu boğdum. Kireçleyip boş bir araziye gömmeyi düşündüm ancak riskli olabileceği ihtimalini göze alarak ellerini küçük parçalara ayırdıktan sonra klozete atıp sifonu çektim. Anlatacaklarım bu kadar.” Kamera katilin tüm sözlerini kayda almıştı. Artık adliyeye sevk edilebilirdi.
ŞİMDİ TELEVİZYON İZLEME ZAMANI
Astsubay Tayfun aylardır televizyon izlemeye korkuyordu. Sürekli Nuran Dutlu cinayetini veriyor, katil niye bulunamadı diye soruyorlardı. Bu yayınlar onu geriyordu. Şimdi televizyonu rahatlıkla izleyecekti. Çünkü bu defa jandarmanın, katili nasıl yakaladığı başarısını vereceklerdi. Koltuğuna oturdu ve haber kanalı açtı.

