***
İran’da 22 yaşındaki Mahsa Emini ahlak polisi denen toplum ve kadın düşmanlarınca dövülerek öldürüldü.
Bu olay toplum vicdanını ayaklandırdı.
Gösteriler ülke geneline yayıldı.
İran’da molla rejimine karşı olağanüstü bir kadın direnişi başladı.
Emini bu mücadelenin bayrağına adını yazdırdı.
Yıllardır toplumu baskıyla korkutarak yöneten, her türlü usulsüzlüğü, haksızlığı ve zulmü yapan baskıcı rejime karşı hissedilen öfke sokaklara taştı.
***
Kadınlar yine özgürlükleri ve demokrasi adına;
Bin…
On bin…
Yüz binler oldular.
Başörtülerini çıkarttılar.
Başları dimdik.
Alınları açık.
Sokaklardan, caddelerden, alanlardan hep birlikte haykırdılar.
“Kadın, Yaşam, Özgürlük”
“Korkmayın korkmayın hepimiz birlikteyiz”
***
İran’da protestocuların öfkesi, sokaklarda yürüyen mollalara çevrilmiş durumda.
Ülkede olup bitenden sorumlu tutulan mollaların sarıkları, “Şiddetin” ve “Zulmün” simgesi olarak görülüyor.
Protestolarda göstericiler, gördükleri mollaların sarıklarını düşürmeye başladılar.
Eylem kısa sürede akıma dönüştü.
Sarık İran’da bir güç sembolüdür…
Sarıklı mollalar İran’da elit kesim haline geldiler.
Sarığa vurmak ve fırlatıp atmak, gücün sembolüne vurmaktır.
İranlı kadınlar 44 yıllık bir baskının sembolüne vuruyorlar.
Kadınlar şimdi kendi başörtülerini ve mollaların başörtülerini fırlatıyorlar.
İran halkı kadınlar ön saflarda olmak üzere, Molla Rejiminin din adına yaptığı baskıya, haksızlığa, zulme, adaletsizliğe dayanan yönetim tarzına başkaldırıyor.
***
Kadınlar uyandılar, önce onların sesi çıktı.
Pısırık, sessiz, korkulu, sinmiş günler geride kaldı.
Bakın; ön saflarda hep onlar.
***
Bir kadının sırf başını açtı diye katledilmesinin normal görüldüğü bir ülke olabilir mi?
Nereye kadar öldüreceksiniz…
Nereye kadar baskılayacaksınız.
Sadece korkmadan yaşamak oysa istedikleri.
Mollaların baskıcı karanlığında yaşayan kadınlar, aydınlığa çıkabilmek için idamı bile göze alıyor…
İran’da Molla Rejiminin gidişi kadınların elinden olacak.
Eziyet, hukuksuzluk ve zulüm üzerine olan bütün rejimlerin yıkılıp yok olduğu gibi.

