İkinci turda en çok oyu alan aday ülkenin 13. Cumhurbaşkanı olacak…
Birinci oylamada R. Tayyip Erdoğan’la, Kemal Kılıçdaroğlu arasında 2 milyon 500 bin civarında bir oy farkı var…
Bu ne demek? Seçmen önceki seçimlerde olduğu gibi mevcut rejime peşinen oy vermedi…
Ama muhalefet söylemlerini de peşinen desteklemedi…
İkisinin ortasında bir yerde durdu…
Bu nedenle önümüzde ki birkaç gün çok önemli bir zaman dilimi haline geldi…
Peki ne yapmalı?
Durmadan, yorulmadan, usanmadan 27 Mayıs’a kadar mücadeleye devam etmeli…
Yan yana gelmeli…
Bir iken iki olmalı… İki isek dört olunmalı…
Bak dünyaya… Şili Kolombiya, Bolivya, Nepal… Bir tek bizim coğrafya değil, dünyanın her yerinde benzer sorunlar, sıkıntılar, dertler mevcut…
Moral bozmak yok… Direncimiz düşmemeli…
Yol haritaları var… Sudan’da, Sri Lanka’da, Kazakistan’da, Peru’da, Nepal’de ve daha nice ülkede kudretli otoriter-totaliter gitmez denilen liderler halk tarafından indirildi…
Nazım’ın dediği gibi: “Yok öyle umutları yitirip karanlıkta savrulmak… Unutma; Aynı gökyüzü altında bir direniştir yaşamak…”
Bu günlerde şu sloganı akıldan çıkarmamalıyız; “Bir tek mücadele kaybedilir, o da terk edilen mücadeledir.”
Hiçbir şey için geç değil… Hiçbir şey imkânsız değil…
Biraz daha sabır…
Devrimci irade ve inatla mücadeleye devam…
Bugün koşulları objektif biçimde değerlendirmeli, mücadeleye kalınan yerden devam etmeliyiz…
Sonuçlar karşısında iç dünyamızda keskin sarsıntılar yaşasak da geleceğe karşı sorumluluklarımız var…
Küsme, darılma ve yılma lüksümüz yok…
1923 ruhunda olduğu gibi teslim olmayacağız… Havlu atmayacağız… Halka küsmeyeceğiz… Topluma sırtımızı dönmeyeceğiz…
Adaletsizliğe, yoksulluğa, çürümüşlüğe ve tek adam rejimine karşı olmasına rağmen ilk turda mührü Kılıçdaroğlu’ndan yana basmayan seçmenler ikinci turda ikna edilerek “olmaz” denen iş başarılabilir.
Bu hesap henüz kapanmadı…
Türkiye, bu seçimle geleceğini arıyor.

