Cuma, 9 Ekim 2026 09.10.2026
9°C
USD 49,22
EUR 55,05
Altın 6.574
Benzin 85,10
Dizel 90,50

Türkkan AKP’ye yüklendi: Patinaj yapmaya devam ediyorsunuz!

İktidar partisinin yenilgiyi içine sindiremediğini belirten İYİ Parti Grup Başkan Vekili Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, “Demokraside bunlar var; tadacaksınız, göreceksiniz, içselleştireceksiniz ve ondan sonra gerçekten demokrat olduğunuza siz de inanacaksınız. Şu anda hâlâ patinaj yapmaya devam ediyorsunuz” dedi

Türkkan AKP’ye yüklendi: Patinaj yapmaya devam ediyorsunuz!

İYİ Parti Grup Başkan Vekili Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan TBMM Genel Kurulu’nda söz aldı. AK Parti’yi eleştiren Türkkan şunları söyledi: Demokrasi içselleştirilmesi gereken bir konu yani yenmek, yendiğiniz gibi yenildiğinizde de pehlivan gibi peşrevle elinizi vurup rakibin elini kaldırmak diye bir şey var. Onu henüz beceremediniz, o noktaya gelemediniz ama geleceksiniz. Netice itibarıyla demokraside bunlar var; tadacaksınız, göreceksiniz, içselleştireceksiniz ve ondan sonra gerçekten demokrat olduğunuza siz de inanacaksınız. Şu anda hâlâ patinaj yapmaya devam ediyorsunuz, nereye kadar sürer bilmiyorum.”

SEÇİMİN İPTALİNİ KİM MİSTİYOR

Seçimin iptalini isteme noktasında AK Parti içinde bir bölünme olduğunu belirten Türkkan, şöyle devam etti: “Adalet ve Kalkınma Partisinin seçim sonrası birtakım sıkıntılara düçar olduğunu da tespit ettik. Mağlubiyet de olmaz seçimde, kaybedilir, kazanılır ama seçimi hedeflediğinin altında bitirmenin getirdiği sıkıntıları da görüyoruz. Bunu her ne kadar ‘Biz içimizde yaşıyoruz, siz görmüyorsunuz.’ diyorsanız da biz görüyoruz. Adalet ve Kalkınma Partisi deyince hangi Adalet ve Kalkınma Partisinden bahsediyoruz? Yani seçimin iptalini isteyenler Pelikancılar mı? Berat Albayrak tarafı mı? Metin Külünk tarafı mı veya bizzat Recep Tayyip Erdoğan mı? Böyle bir bölünmüşlük arz ediyor, görüntü itibarıyla öyle. Yani siz her ne kadar bunun çok sezilmediğini zannediyorsanız bütün vatandaş bunun farkında.”

BİR DAHA SEÇİMLER YAPILACAK MI!

Bir de uyarıda bulunan Türkkan, “Bu meselenin hallolması için, toplumun rahatlaması için bu İstanbul seçimleri üzerinde, YSK üzerinde kurduğunuz baskıyı kaldırın. Bu, vatandaşın nezdinde farklı algılanıyor. Bunu bir siyasi muarız olarak söylemiyorum” dedi. İstanbul seçimlerinin iptal edilmesi halinde vatandaşlarda bir daha seçim olmayacak kanaati oluşacağına vurgu yapan Türkkan şöyle devam etti: “Eğer bu seçim ola ki kazayla iptal edilirse, ekseriyetle vatandaşın nezdinde ‘Artık Türkiye'de seçim olmayacak’ kanaati oluşur.

SIKINTIYA SOKAR

Türkiye'de artık seçim olmaz. Bu kanaat, seçimden önce 5'ti şimdi 55 oldu. Türkiye'de artık bir daha seçim olmaz. Niye? Seçimi kaybettikleri andan itibaren bunlar demokrasi dışı yollarla müdahale ediyorlar ve seçimi tekrarlatıyorlar veyahut da yeniden manipüle ediyorlar. Bunu Türkiye'nin selameti için öncelikle, daha sonra kendinizin, partinizin selameti için böyle bir baskıyı Yüksek Seçim Kurulu üzerinden kaldırın. Oradaki insanların da yarın öbür gün -başta Sadi Güven olmak üzere- emekli olduklarında sokakta rahatlıkla dolaşabileceklerini temin eder bu tavrınız. Aksi hâlde, hem Türkiye'yi, hem sizi, hem Yüksek Seçim Kurulunu ciddi anlamda sıkıntıya koyar.”

EN ÖNEMLİ ENSTRÜMAN DEMOKRASİ

Son olarak demokrasinin önemine değinen Türkkan, “Doların seçimden sonra nasıl hızlı gittiğini hepimiz görüyoruz. Tahminler çok daha bunun fevkinde. Buradan nasıl çıkabiliriz biz yani ne yapacağız? Bir tek şeyimiz var bizim, daha önce de söylemiştim. Türkiye'nin bu coğrafyada ihracat yapabileceği en önemli enstrümanı demokrasi. Yani bulunduğumuz Orta Doğu coğrafyasının yanında demokrasimizi yok edersek gerçek ihracat enstrümanımızı da yok etmiş oluruz. Paramız var mı? Yok. Satılacak malımız kaldı mı? Yok. Ne lazım? Dışarıdan ya borç para alacağız ya doğrudan yatırım isteyeceğiz. Demokrasinin olduğuna inanmayan bir ülke size ne borç para verir ne de doğrudan yatırıma gelir. Borç para verirse nasıl verir, biliyor musunuz? Çek günü gelen tacir vardır ya, çeki ödeme günü gelir, tefeciye gider, normal faiz yüzde 25 ise tefeci bilir onun çekinin olduğunu "Yüzde 50'yle veriyorum, alırsan al." der. Türkiye de artık öyle borçlanmaya başlar. Kötü bir hadise bu. Zaten dünyada da bu ekonomik krizin yansımaları mevcut, para kanalları sıkıntılı.”