Yeniden Refah Partisi’nin Cumhur İttifakına katılması kararı sonrası istifalar başladı. Yeniden Refah Partisi Kocaeli İl Yöneticisi Bayram Kır, Cumhur İttifakı ile yol yürüme kararı alınınca istifa ettiğini duyurdu. Yapılan ittifaka tepki gösteren Kır, şunları söyledi: ‘’Son siyasi gelişmeler neticesinde yıllarca özverili bir şekilde maddi ve manevi olarak çalıştığım, Yeniden Refah Partisi ve Kocaeli İl Yönetim Kurulu üyeliklerinden istifa ettiğimi kamuoyuna duyuruyorum… Bu Ramazan günü bu güzel insanları üzdünüz ya! Size yazıklar olsun… İstifa etmemin nedenlerine gelecek olursam: Çok uzunca bir şekilde yazmak isterdim… Lakin bunlar için hiç değmez anlayışıyla yine de bir şeyler yazacağım…
ALLAH RIZASI İÇİN
Senelerce bu siyasi partideki çalışmalarımı ve düşüncelerimi ilke olarak öncelikli hep Allah rızası niyetiyle yaptığımı bildirmek isterim… Zaten beni tanıyan arkadaşlarım tarafından da bunun böyle bilindiğini zannetmekteyim… Tabii ki bunu da söylerken Rabbim kalbimizi bilmekle beraber huzuru mahşerde beni ve bizleri buna göre de haşr edip yargılayacağını da bilmekteyim…
GÜZEL GÜNLERİN HAYALINI KURARKEN
Çünkü o niyetleri ve kalpten geçenleri bilmekte olup bizlere Şah damarımızdan daha yakın olduğundan dolayı… Onun içindir ki: Rahmetli hocamızın mahdumu ve onun Risalesi’nde yetişmiş olan; Sayın Genel Başkanımızdan o ilerideki gelecek olan güzel günlerin hayalini kurarken o kadar çok umutlarım, ümitlerim vardı ki bu güzel ülkemizin geleceği adına bu partiden…
ACILARI GÖNLÜMÜZE BIRAKIVERDİLER
Gelin görün ki; Bir ittifak uğruna bu umutları, ümitleri bizden çalıp yüreklerimizden sökerek, kopararak o hiç bir zaman unutulmayacağı acıları gönüllerimize bırakıverdiler… Oysa Yüce Rabbimiz! Yüce Kitabımızın bazı ayetlerinde! Akıl etmez misiniz? Hiç düşünmez misiniz? İbret almaz mısınız? Emri ile biz insanoğlunu uyarıp uyanık ve şuurlu bir Müslüman olmamızı istemektedir…
ZİRVE OLMAKTANSA
Bunu neden söylüyorum? Rahmetli Erbakan hocamız ki o hep konuşmalarında şu sözlerini söylediği üzere ki; “Haksız bir davada zirve olmaktansa, haklı bir davada zerre olmayı tercih ederiz.” söylemlerinden dolayı… Ne vardı sanki böyle bir ittifak içerisine girmeye? Teşkilatlar ne güzel ve de özverili, heyecanlı bir şekilde çalışıyordu.. Dolayısıyla; Ben nasıl bakarım bu kibirli ve şımarık AKP’lilerin yüzüne? Adamların senelerce Millî Görüşçü olmamızdan dolayı bizlere nasıl baktıklarını ve düşündüklerini tüm teşkilat mensupları tarafından bilinmektedir.. Hiç demagoji yapmadan ve yapmaya da ihtiyaç duymadan şahsım olarak şu üç günlük geçici fani dünyada her zaman Elif gibi dik durmayı yeğlerim…
TİTANİK GEMİSİNE BİNMEYİZ
Şunu da itiraf etmeliyim ki: Aslında bu güzel ülkemiz için siyaseti doğru, düzgün, temiz, kaliteli ve verdiği sözünü tutan kişilerin yapması gerekirken ama günümüze bakacak olursak bu saymış olduğum kriterdeki insanların siyasette olmaması yönündeki düşüncem ile zaten de böyle olmaktadır… Yahu Allah aşkına! Şimdi yine soruyorum sizlere? Bu teşkilatlara senelerce şu şekilde motive edip ve her zaman şöyle söylemediniz mi? “Batmakta olan Titanik gemisine asla binmeyiz.” Seçimlere hep kendi başımıza gireceğiz diye? Ama meğerse mesele o değilmiş…
AKLIMI KİRAYA VERMEM
Mesele birilerinin Milletvekili olmalarının bastırmasıyla bizler istişare yaptık anlayışıyla bir anda o vermiş olduğunuz sözlerinizden vazgeçebilmekmiş… Değerli Arkadaşlar! En çok da zoruma ne gidiyor biliyor musunuz? Bu AKP’liler ki Rahmetli Erbakan hocamızın sağlık sorunlarından dolayı binmiş olduğu o tekerlekli sandalyesi için söylediği sözleri öyle çok ağrıma gidiyor ki… Bizzat Erdoğan söylemişti? Ne demişti? “Sen bir taraftan sandalye ile dolaşacaksın, bir taraftan da çeşitli hastane raporları şunlar, bunlar, filan, falan çıkarıp göndereceksin, ondan sonra da bu siyasi mücadelenin içerisinde bir şeyler toplayabilir miyim, bir prim yapabilir miyim, bunun gayreti içerisine gireceksin.” Sözleriyle kendilerini yetiştirdiği hocalarına koltuklar uğruna kafa tutacaksınız… Hiç kusura bakmayın… Aklımı kiraya vermemekle birlikte, batmakta olan bu Titanik gemisine binmemek, Ve bu AKP’nin günahlarına da ortak olmamak için ben yokum Arkadaşlarım. Hakkımı da sizlere kesinlikle helal etmiyorum. Huzuru mahşerde yirmi tırnağım yakanızdadır! Bu saatten sonra benim için siyaset hayatı bitmiştir!”

