Gazeteci ve yazar Ozan Özgenç’in kaleme aldığı “Batıkta Açan Nilüferler”, raflardaki yerini aldı. Siyah Beyaz Yayınları etiketiyle yayımlanan roman, ülke tarihinin en büyük sivil deniz felaketlerinden biri olan 1 Mart 1958 Üsküdar Vapuru Faciası’nı merkezine alıyor. Özgenç, uzun yıllar Kocaeli’de gazetecilik yapmış ve İzmit Belediyesi’nde Basın Yayın Müdürlüğü görevinde bulunmuş bir isim olarak, bu trajediyi edebi bir bakış açısıyla yeniden yorumluyor.
ÜSKÜDAR VAPURU FACİASININ İZİNDE
Toplam 161 sayfadan oluşan roman, İzmit Körfezi’nde fırtına nedeniyle batan Üsküdar Vapuru’nda hayatını kaybeden 392 kişinin hikâyesini anlatıyor. Yazar, facianın yalnızca bir deniz kazası olmadığını; toplumsal vicdanın ve hafızanın da bir yansıması olduğunu vurguluyor. Okuyucuya, kaybolup giden hayatlar üzerinden geçmişle yüzleşme ve günümüze uzanan toplumsal kayıtsızlık üzerine düşünme fırsatı sunuluyor.
TARİHSEL KURMACA VE KARAKTERLER
Romanın başkarakterlerinden Ayten’in yaşadığı iç hesaplaşma, hikâyeye vicdani bir derinlik katarken; Cüneyt karakteri ise adalet arayışının simgesi olarak öne çıkıyor. Tarihsel olaylar kurmaca unsurlarla harmanlanırken, okur da kendini bu yolculuğun bir parçası olarak buluyor.
UNUTULANLARIN HİKÂYESİ
Ozan Özgenç, romanının son sözünde “O insanlar fırtınada değil, çok daha önceden umutsuzluğun kucağında ölmüştü” diyerek toplumsal eleştirisini ortaya koyuyor. “Batıkta Açan Nilüferler”, görünmeyenlerin ve unutulanların hikâyesini günümüze taşıyor.
KİTAP ONLİNE SATIŞTA
Siyah Beyaz Yayınları tarafından yayımlanan eser, öncelikli olarak online kitap satış platformlarında okurlarını bekliyor. Roman, kolektif hafızada iz bırakan bu trajediyi yeni nesillere aktarmayı amaçlıyor.

