Birleşik Metal-İş Sendikası geçtiğimiz Cuma günü çoğunluğu Gebze-Çayırova ve İstanbul hattında olan 2 bin 200 işçinin çalıştığı 26 iş yerinde greve çıkmıştı. Grev sonrası Bakanlar Kurulu bir karar alarak grevi yasakladı. Yasağa sert tepki gösteren Birleşik Metal-İş Sendikası ise hafta sonu iş başı yapmayacaklarını ve pazartesi günü de işçilerle birlikte bir karar vereceklerini duyurmuştu. Bugün ise bir açıklama yapan Birleşik Metal-İş Sendikası grev yasağı kararı kararını tanımadıklarını ve greve devam edeceklerini duyurdu.
COŞKULU KATILIM
İşte o açıklama: “Birleşik Metal-İş Sendikası ile Elektromekanik Metal İşverenleri Sendikası arasında devam eden grup toplu iş sözleşmesi sürecinde grev uygulaması başlayınca Bakanlar Kurulu’nun kararıyla grev yasaklandı. Sendikamızın örgütlü olduğu GE Grid Solution, ABB Elektrik, Schneider Enerji ve Schneider Elektrik işletmelerine bağlı fabrikalarda, grup toplu sözleşmesinde anlaşma sağlanamadı. Bunun üzerine, 20 Ocak’ta 2.200 Birleşik Metal-İş üyesi işçinin tam ve coşkulu katılımıyla “Metal Grevi”mizi başlattık. Greve çıkışımızın ardından aynı gün, öğle saatlerinde apar topar hükümet eliyle grevimiz 60 gün süreyle ertelendi.
HÜKÜMETİN ELİYLE
Metal işçileri, birçok kez yaşanan grev ertelemelerinin ne anlama geldiğini çok iyi biliyor. Bu bir erteleme değil yasaklamadır. 2002 yılından bugüne Cam, Lastik, Maden işkollarında on binlerce işçinin grevli toplu sözleşme hakkı hükümet eliyle defalarca gasp edildi. Metal işçileri de birçok kez Hükümetin grev yasakları ile karşı karşıya kaldı. 2015 yılında MESS’e karşı greve çıkan onbinlerce metal işçisinin grevi, yine aynı gün içinde ertelendi. 18 Ocak’ta da Asil Çelik işçilerinin grevi yasaklandı. Grev hakkı, geçmişi yüzyıllara dayanan, hem anayasal hem de evrensel bir haktır. Grev hakkımızın elimizden alınması, özgür bir şekilde toplu sözleşeme yapabilme hakkımızın elimizden alınması demektir. Grevsiz toplu sözleşme hakkı bir “hiç”tir.
SEFALETİ REVA GÖRMEK
Geldiği günden bugüne grev ertelemelerini alışkanlık haline getiren hükümet, grevimizi yasaklayarak, toplu sözleşme hakkımızı elimizden alıyor ve bizlere patronlar size neyi layık görüyorsa ona razı olacaksınız diyor. Bu, alınteri dökerek, emeği ile geçinen işçiye sefaleti reva görmektir. Bizler metal işçileri olarak, hükümetin sadece ve sadece patronları koruyan, işçinin alınterini gözetmeyen, işçilerin grev hakkını elinden alan, anayasal bir hakkın kullanımını engelleyen kararını tanımıyoruz. Bizler, Birleşik Metal-İş üyesi işçiler, daha önce de duyurduğumuz gibi, hükümetin grev yasağına boyun eğmiyoruz. Bizler, tarih boyunca bedel ödeyerek işçi sınıfının kazandığı grevli toplu sözleşme hakkımıza sahip çıkıyor ve işyerlerimizi eylem alanına döndürüyoruz.
TOMALARI DİKTİLER
Bizler bu mücadele kararını, sadece EMİS üyesi işçiler adına değil, grev hakkı sürekli gasp edilen tüm işçiler adına aldık. Eylemlerimiz, aynı zamanda grev yasağını, işçilerin toplu sözleşme hakkının üzerinde “Demoklesin Kılıcı” gibi sallayan, OHAL’i demokratik hakların kullanılmasının önüne engel olarak koyan, en ufak hak arama talebinde polisi ve TOMA’ları işçilerin karşısına diken Hükümete uyarı eylemidir.
DESTEK İSTİYORUZ
Geçmişte birçok kez mücadeleleri ile tarih yazan metal işçileri, bir kez daha tarih yazacak bir mücadeleyi büyük bir kararlıkla sürdürecektir. Bu mücadele bizlerin, alın terinin hakkını vermeyen patronlara ve her daim patronların taleplerini emir kabul eden hükümetin grev yasaklarına karşı bir mücadeledir. Mücadelemiz, EMİS işyerlerinde grevi yasaklanan üyelerimizin talepleri doğrultusunda bir toplu sözleşme imzalanıncaya kadar devam edecektir. Tüm emek dostlarını, Birleşik Metal üyesi işçilerin bu haklı mücadelesine destek vermeye davet ediyoruz.’’
BİRLEŞİK METAL-İŞ SENDİKASI
Genel Yönetim Kurulu




