Kocaeli Ticaret Odası başkan adayı İbrahim Bıyıklı, yaklaşanm seçimler öncesi bir basın toplantısı yaptı. EMEX Otel’de gerçekleştirilen basın toplantısına Bıyıklı’ya destek veren çok sayıda oda üyesi katılırken, İbrahim Bıyıklı, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Bugün sizlerle belki kısa bir zaman dilimini burada paylaşacağız. Ama bu kısa zaman Kocaeli Ticaret Odamız için oldukça uzun ve parlak bir döneme kapı aralayacak diye ümit ediyoruz. Gerçekten de Ticaret Odamızın makûs talihini değiştirmek ve böylece üyelerimizin Odamızdan en yüksek düzeyde yararlanmaları sağlamak bizim yegâne hedefimiz.
KADERLERİYLE BAŞ BAŞA BIRAKILDI
Peki, bu değişimi, hatta dönüşümü neden bu kadar önemsiyoruz? Kıymetli dostlar, Bakın, 15 Temmuz meşum kalkışmasından, pandemiye ve oradan bugüne, herhalde Odamız ve üyeleri en verimsiz, en sevimsiz, en yalnız, en sessiz, en etkisiz, en arzu edilmeyen dönemlerini yaşamışlardır. Üyeler tek başlarına, hatta kaderleriyle baş başa bırakılmıştır.

AKLA İZANA SIĞMAYACAK İFADELER
Odanın mevcudiyeti maalesef birtakım kişilerin beklentilerine, çıkarlarına odaklı hale getirilmiştir. Oda, ilginç şekilde politize edilmiş, Oda makamları politik manevraların yapıldığı alanlar olmuştur. Hatta daha ileri gidelim: “Biz yoksak Oda da yok! Oda, ancak bizim idaremiz altında olursa varlığını devam ettirebilir, dirlik ve düzene sahip olabilir” gibi akla izana sığmayacak ifadeleri hepimiz okuduk, okuyoruz; duyduk, duyuyoruz. Buna müdahale etmezsek, bunu değiştirme iradesini topyekûn göstermezsek belki de bu üstenci dil, bu tepeden inmeci anlayış, bu kişilere dayalı yaklaşım devam edecek.

VİZYONER OLMAYAN ANLAYIŞ
Ancak iş yaşamında gerçekten başarıya odaklı olanlar bilirler ki, kurumsal bir yapı oluşturduysanız, organizasyonunuzun varlığı artık kişilere bağlı veya dayalı olmaz: Kurallara, kaidelere, normlara, sistemlere dayanır. Öyle anlıyoruz ki, Odamız maalesef mahir olmayan ellerde, vizyoner olmayan anlayışla heba olup gitmekte, yıpratılmakta. Kaynakları üyeler yerine kişilere harcanmakta. Kurallarla idare edilmek yerine keyfi olarak tamamen kişilerin canı istediği şekilde yönetilmeye çalışılmaktadır. Yani kutsal bir yapı olması gereken Odamız, kişisel hırslara, heveslere, beklentilere hizmet etmenin aracı haline getirilmiştir. Oda olanakları, ne acı ki, eşe, dosta, akrabaya dağıtılan tabiri mazur görün ama “arpalık” olarak kullanılır hale gelmiştir.
ÖNCEKİ DÖNEMDE YAPILALANLAR
İdareyi elinde bulunduran kişiler, maalesef üyelere katkı sağlayacak faaliyetlerle değil, daha çok gezip tozmayla, protokol ve tören yerlerinde görüntü vermeyle, makam işgal etmeyle ve tabiri caizse şekil yapmayla meşgul olmuşlardır. Bu ataletin, törensel idarenin canlı bir örneğini huzurlarınızda ifade etmek istiyorum: Bakın hafta içinde Oda başkanı seçime giriş konuşması yaptı. O konuşmada sizlere sunduğu bir somut, bir özgün proje yoktu. Takip ettiniz, takip ettik. Bakın elbette projelerden bahsetti. Ama proje diye söz ettiği birçok çalışma önceki dönemdeki yöneticilerin başlattığı ve uyguladığı projeler.
ARAŞTIRIP TEYİD EDİN
KOTO koleji, KOTEV eğitimleri, üye ofisleri, komite eş toplantıları, yurt dışı geziler, fuarlar, KOTO Kart, KGF ve diğerleri. İçimizde eski gazeteci dostlarımız var. Onlar bu hususları tayin ve takdir edeceklerdir. Ayrıca milyonlarla rakamdan bahsederek verdik dedikleri kredi, bankalardan katı koşullarla az sayıda üyeye sağlanan geri ödemeli, faizli kredi. Bunları da sizler araştırıp teyit edebilirsiniz. “dedi.
İBRAHİM BIYIKLI VAATLERİ
Daha sonrasında vaatlerini sıralayan İbrahim Bıyıklı: “Ben İbrahim Bıyıklı ve burada gördüğünüz çalışma arkadaşlarımın bir kısmı ve aramızda şu an için bulunamayan geri kalanı;
-Odanın gerçek sahiplerine yani üyelerimize hizmet eder hale gelmesini mutlaka sağlayacağız.
-Oda olanaklarının sadece üyelerimizin daha müreffeh bir ticari ve sosyal yaşama kavuşmaları için kullanılmasını mutlaka sağlayacağız.
-Oda idari makamlarının üye sorunlarının çözümü için mutlaka kullanılmasını, çalıştırılmasını sağlayacağız.
-Oda yapı ve işleyişini düzenleyen kuralların, yasal düzenlemelerin mutlaka uygulanmasını sağlayacağız.
-Odayı eşe, dosta, akrabaya değil üyelere hizmet eder hale getireceğiz.
-Odayı doğrudan üyelerimizle birlikte yöneteceğiz.
-Geleneksel iletişim modelleri yerine modern sistemlerle sürekli iletişimin, erişilebilir olmanın yolunu açacağız.
-Odayı sadece aidat toplayan bir yapı olmaktan çıkarıp üye olunmaktan gurur duyulan bir kurum haline getireceğiz.
-Politikayı kendimize alan açmak, kendi reklamımız için değil, üyelerimizin sorunlarının çözümü için kullanacağız.
-Odanın siyaset mahalli olmaktan kurtarılmasını ve siyaset üstü bir alan olmasını mutlaka sağlayacağız.
-Üyelerimize yük olmayacağız, her noktada onların yüklerini alacağız. Onlara külfet değil, refah sunacağız.
– Kendimizin değil, üyelerimizin kendilerini ayrıcalıklı hissetmesini mutlaka sağlayacağız. Elinizdeki tanıtım kitapçığımızda burada kısmen ifade ettiğim proje ve hususların ayrıntılarını bulacak ve daha fazlasını iş başına geldiğimizde icra ettiğimizi göreceksiniz.

