CHP 36. olağan kurultayı yarın başlayacak.
İki gün sürmesi öngörülen kurultayın ilk günü genel başkan belirlenecek.
İkinci gün ise Parti Meclisi seçimi yapılacak.
Tüm dikkatler PM’nin nasıl şekilleneceğine çevrilmiş durumda.
Öyle ki; 60 kişilik PM için adaylığını açıklayan partili sayısı binlerle ifade ediliyor.
***
Genel Başkan Kılıçdaroğlu dâhil 5 aday adayının bulunduğu seçimde yarış büyük olasılıkla Kemal Kılıçdaroğlu ve Muharrem İnce arasında geçecek.
Diğer aday adaylarından herhangi biri delegeden yeterli imzayı toplayıp aday olamaz.
Son yılların en görkemli, en yürekli muhalif hamlesi, adalet yürüyüşüne rağmen Kılıçdaroğlu, seçilememe endişesi yaşar mı?
Bunu bilemiyorum.
***
Ancak şöyle bir gerçek var; Muharrem İnce 2014 yılında yapılan 18. Olağanüstü Kurultayda 415 delegenin oyunu alsa da Kılıçdaroğlu 740 oy ile sandıktan genel başkan olarak çıktı.
177 imza ile aday gösterilen İnce’ye sandıktan 415 oy, 944 imza ile aday gösterilen Kılıçdaroğlu’na ise 740 oy çıkmıştı.
Genel başkan adayı olan Muharrem İnce’nin en az 200 delegenin imzasını aldığı konuşuluyor.
Bu durumun farkında olan Muharrem İnce örgütlerin ve genel merkezin delege üzerinde baskı kurduğunu ve bu davranışın yaklaşımın CHP’ye yakışmadığını Genel Başkana iletti.
***
Haksız mı?
Bence değil?
Çünkü delegeden imza alıp oy alamayan bir genel başkan durumuna düşmenin partiye zarar verdiğini düşünüyor.
Bu konuda ben de artan fire sayısının genel başkanı zaafa uğrattığı kanısındayım.
İnce’nin dikkat çektiği bir diğer husus, parti içinde çalışma yapmamış, örgütleri tanımayan, alanda siyasetin tozunu yutmamış insanların kolaylıkla parti yönetimine alındığını ve bunun yanlış olduğunu iddia ediyor.
Bu konuda da İnce’ye katılıyorum.
Mesela Cihangir İslam, Eren Erdem, İhsan Özkes, Mehmet Bekaroğlu, Sabri Erbakan …örnekler çoğaltılabilir.
***
Karşı çıkma sebebim elbette sahip oldukları siyasi görüşleri değil. Bugün CHP içindeki sancıların temelinde ideolojik sapmalar yatıyor. Bunu kimse inkar etmiyor.
Kaba bir oy avcılığı hesabı ile yapılan girişimlerin eğreti durduğu ve katkı sunmadığı kolaylıkla gözlemlenebilmektedir.
Türkiye Partisi değiliz iddiası doğru olmakla birlikte sorunlu bir yaklaşımdır.
***
Öncelikle hedeflediği bir kitle yok CHP’nin.
Halkın bütününe umut olabilme imkânı var mı CHP’nin?
Elbette.
Ancak bunu Muharrem İnce gerçekleştirebilir mi?
Hiç zannetmiyorum.
Temel mesele genel başkanın kim olduğu değil, parti programı ve gelecek vizyonudur.
***
CHP’nin 36. Olağan Kurultayında PM’ye binlerce partilinin aday olması demokratik bir talepten ziyade bir şaşkınlığın ifadesidir.
Bu demokrasi çılgınlığından umut doğmaz.
Anahtar listeleri süsleyecek popüler isimler tabandaki heyecanı dizginleyecektir.
Parti yönetimini örgüttün elinden almak ve partiyi örgüte teslim etmek bir tercihtir.
36. Olağan Kurultayda adaylardan kim kazanır bilemem ama UMUT kazansın, GELECEK kazansın.
“Başka Bir Gelecek Mümkün” diyenler güçlü bir irade ortaya koyabilmeli.

