Çarşamba, 23 Eylül 2026 23.09.2026
14°C
USD 48,82
EUR 55,95
Altın 6.817
Benzin 80,80
Dizel 96,70

CHP’nin adaylık kriterleri ve sağın ortası

NULL

24 Haziran seçimleri öncesi senaryolar, algı operasyonları, komplo teorileri havada uçuşuyor. 
Elini sallasan propagandist nereye baksan bir strateji uzmanı ile karşılaşıyorsun. 
Bu anlaşılmayacak bir durum değil elbette, nihayetinde içinde bulunduğu ruh halini ve kitlelerin yönelimlerinin en iyi yine halkın kendisi bilir ve aktarır. 
Tabanda düzeyli bir süreç devam ederken devletin tepe noktasında kokuşmuş bir siyasi atmosfer hâkim durumdadır. 
***
AKP’nin Cumhurbaşkanı adayı belli, doğal olarak MHP’nin adayı da uzun bir süre önce belli oldu. 
Meral Akşener de adaylığını çok zaman önce açıkladı. 
SP son zamanlarda elde ettiği yükseliş ivmesini sürdürmek amacıyla popüler bir aday çıkarmayı hedefliyor. 
Geriye CHP kaldı. 
CHP’nin kafası her zamanki gibi karışık görünüyor. 
Ülkemizin geleceği için endişelenen yalnızca onlarmış önyargısı içindeler. 
***
CHP umudun adresi olamadığı gibi doğacak umut kıvılcımlarını da sahip olduğu güçlü toplumsal refleksler nedeniyle büyümeden söndürüyor. 
Fedakârlık yapmak mecburiyeti içindeymiş gibi tarihsel bir sorumluluğun bununla birlikte dayanılmaz bir yükün altına yalnızca CHP girer vizyonu ile uzak bakıp yakını görememek gibi basit bir yanılgı içine düşüyorlar. 
CHP kendi gücünün ve toplumdaki beklentilerin örtüşmesi için çalışmalıdır. 
***
Bu bugünün meselesi olmasa da bu denkliğin çabası içinde olduğunu göstermesi için aday belirleme kriterleri ve milletvekili listeleri bunun için güzel bir fırsattır. 
Siyasal İslamcıları, torpilli damatları, liberalleri, eski din adamlarını, müftüleri destekleyip meclise taşımaktan imtina etmeyen CHP bir sosyaliste, bir komüniste yahut hak mücadelesi veren bir aktiviste ya da öğrenci hareketleri içinden belirlenecek bir temsilciye bu hakkı niçin tanımaz? 
Bu kasıtlı bir tercih midir? 
***
Mehmet Bekaroğlu gibi adamları, İhsan hocaları sinesine basan hatta yönetici yapabilen bir örgüt niçin diğer toplumsal dinamiklere bünyesinde yer vermez. 
CHP, Kocaeli’de 7 Haziran seçimlerinde Haziran hareketi yöneticisi fakat aynı zamanda CHP de görevler üstlenmiş bu kentin entelektüel, birikimli bireyi Ufuk SAKA varken ve düşünce dünyası aydınlık öngörüsü ile adeta bayraklaşırken tutup AKP de sandalye kovalayan fakat rantçıların arasında dahi barınamayan Cuma KARAVAR diye ilgisiz birini seçmenin önüne atıveriyor.
***
Bu kurnazca bir siyasi manevra değil aksine güncel tabirle bu bir kumpastır. 
CHP bilindik kaygılarla Ortanın Sağına doğru kaymıştır. 
Bu eksen değişikliğine söylemlerinde karşı çıksa da eylemler bizi doğruluyor. 
Tabana yayılma isteği olarak adlandırmak için demokratik kitle örgütlerinin belirleyeceği temsilcilerinde bünyesine siyaset yapabilmesi gerekmez mi? fakat öyle bir kaygılarının olduğu görünmüyor. Nerden baksan tutarsızlık! 
***
Cumhurbaşkanı adayını dahi neredeyse yüzyıllık tarihinin içinden damıtıp çıkaramayan, süreç içerisinde bu makama talip olabilecek Cumhuriyetin aydınlığına bağlı ve özgürlükçü bir yurttaş yetiştirememek öngörüsüzlüktür. 
Bugün hala Gül mü olsun, damat mı olsun ya da başka bir ılımlı siyasal İslamcı mı bulalım da Erdoğan’ı alaşağı edelim diye sabahlara değin kara kara düşünmek ne büyük bir acizliktir. Gevelemek zamanı değil! 
***
Çıkıp; “bu ülkeyi kurduğumuz gibi yönetiriz üstelik çok da güzel yaparız; biz bu işi başarırız” diyebilmek gerekiyor. 
Tereddütsüz. 
Müthiş bir özgüvenle ve inanç ile yurdu yönetmek istemek işi, işinizi ne ölçüde ciddiye aldığınızı gösterir.