Çarşamba, 2 Eylül 2026 02.09.2026
29°C
USD 48,29
EUR 55,89
Altın 6.731
Benzin 88,34
Dizel 81,45

Dünden bugüne Birleşik Metal-İş

DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası, geçtiğimiz hafta sonu ekonomi gazetecileriyle bir buluşma gerçekleştirdi. Buluşmada sendika ve işçilerle ilgili önemli veriler gazetecilerle paylaşıldı

DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası, geçtiğimiz hafta sonu ekonomi gazetecileriyle bir buluşma gerçekleştirdi. Sendikanın Sapanca’daki tesislerinde gerçekleştirilen etkinliğe Genel Başkan Adan Serdaroğlu, Genel Merkez Yöneticisi Hami Baltacı, Genel Eğitim Sekreteri Seyfettin Gülengül, Genel Sekreter Yardımcısı Nuran Gülenç ve çok sayıda gazeteci katıldı. Etkinlikte ilk olarak “MESS grevleri belgeseli” gösterildi. Sonrasında Gökhan Düren “Sendikamızın anlayışı, yapısı ve işlevi” isimli bir sunum yaptı. Ardından İrfan Kaygısız “TİS hazırlık süreçleri ve MESS ve grevler” isimli bir sunum gerçekleştirdi. Sonrasında Nuran Gülenç, “İSİG ve İş cinayetleri” konusunda bir konuşma gerçekleştirdi. Son olarak ise Serkan Öngel, “Sendikamız üye kimlik profili anketi” isimli bir sunum yaptı.

EĞİTİMLER SÜRÜYOR

Etkinlik başlamadan önce Genel Başkan Adnan Serdaroğlu bir konuşma gerçekleştirdi. Serdaroğlu, “Bu tesis ve Gönen’de bulunan tesisimizde temsilci eğitimleri veriyoruz. Bugünkü etkinliğimizde amacımız sendikamızı bir kez daha tanıtmak istedik. Zaman zaman bu tip etkinlikler gerçekleştiriyoruz” dedi.  Sonrasında ise Gökhan Düren “Sendikamızın anlayışı, yapısı ve işlevi” isimli bir konuşma yaptı. Düren şunları söyledi: “Biz. 1947 yılında kurulan Maden-İş Sendikası ile 1963 yılında kurulan Otomobil-İş Sendikası’nın birleşmesiyle oluşan bir sendikayız. Birleşik Metal-İş Sendikası 4-5 Eylül 1993 yılında bu iki sendikanın birleşmesiyle kurulmuştur.

ETLE TIRNAK BULUŞTU

Ben buna et ile tırnağın buluşması diyorum. Otomobil-İş Sendikası 1980’den sonra çok önemli bir işlevi yerine getiren sendikadır. 1980 darbesinden sonra çıkarılan yasalar tamamıyla işçilerin örgütlenmesinin önüne geçen yasalardı. Darbeden çok sonra Gönen tesisleri bize geri verildi. Maden-İş o bölgeyi, o bataklığı çiçek bahçesi haline getirmişti. O köylülerin bu sendikayla ciddi bir bağı vardır.

HAYVANLARI TELEF ETTİLER

12 Eylül’de o bölgede çok ciddi işkenceler olmuştur. O köylüler darbe dönemini şöyle anlattılar: ‘Öyle bir geldiler ki. Bütün ağaçları söktüler. Silah aradılar. Oradaki kooperatifteki hayvanların hepsini öldürdüler. Ahırların arkasında bir boğa vardı. Onu görmediler. Hepimiz ağladık. Ertesi gün gidip o boğayı kurtardık. Boğazı yara içindeydi’ dediler. Bizim sendikamızı DİSK Metal olarak da bilirler” dedi.

SINIF SENDİKASIYIZ

Düren şöyle devam etti: ‘’Bizim sendikamız yasak olmasına rağmen ilk grev yapan sendikadır. Bu sendika 70 yıllık bir sendika. Tarihsel olarak baktığınızda. Adnan Serdaroğlu da sendikamızın 10. genel başkanı. Bu sendikanın bir anlayışı var. Yöneticileri değişir ama anlayışı değişmez. Biz demokratik sınıf sendikasıyız. Sınıfı kucaklamaya gayret gösteriyoruz.”

ÖRGÜTLENME METALDE YÜKSEK

Düren’den sonra kürsüye gelen İrfan Kaygısız “TİS hazırlık süreçleri ve MESS ve grevler” isimli bir konuşma yaptı. Kaygısız şunları söyledi: ‘’Metal sektöründe toplam 1 buçuk milyon işçi çalışıyor. Sendikalı çalışanların yüzde 11’i metal sektöründe çalışıyor. Metalde sendikalaşma oranı yüzde 18. Özel sektör olarak baktığımız sendikal örgütlenmenin en yükse olduğu alan metal. Metal geleneksel üretimin olduğu alanlarda bir tanesi. Gelenekselden kastım Fordist süreci. Hala büyük fabrikalar var. Bizim iş kolumuzda büyük ölçekli iş yerleri çok fazla. Üye sayısı fazla. İhracatın yüzde 43’ü metalden. Bu rakam yüksek görünebilir.

EKONOMİNİN YÜZDE 30’U METAL

Bu oranın içerisinde altın-gümüş de var. MESS’le geçenlerde yaptığımız oturumda Türkiye ekonomisinin yüzde 30’nu metal sektörünün oluşturdu belirtildi. Bunun içinde altın-gümüş yok. Dolayısıyla tartıştığımız alan hem iktisadi hem de politik nedenlerle önemli bir alandır. Bizim toplu sözleşmelerimize baktığımız zaman toplan 96 işletmede toplu sözleşme yapıyoruz. Fabrika sayısı olarak bu daha yüksek rakamlara tekabül ediyor. Çünkü işletmeye bağlı birden fazla fabrika bulunuyor. Örneğin EMİS 4 işletme ama 18-20 fabrikadan oluşuyor. Bu 96 işletmeden 62’sinde bireysel sözleşme yapıyoruz. 34’ü grup sözleşmesi. Bu 34’ten 30 tanesi MESS kapsamında. 4 tanesi de EMİS dediğimiz grup sözleşmesi.

İŞ YERİ KOMİTELERİ

Toplu sözleşmelere hazırlanırken, iş yeri komitelerimiz var. İş yeri komitelerimizin işleyişini oluşturan bir yönetmeliğimiz var. Grev aşamasına geldiğimizde TİS kurulları dediğimiz yerle grev komitelerine dönüşüyor. İş yeri komiteleriyle toplantılarımız düzenli bir şekilde oluyor. Kararlar nasıl alınıyor? Temel karar greve çıkalım mı çıkmayalım mı kararıdır. Bu karar merkez TİS kurulunda görüşülür. Fabrikalardan temsilciler gelir, sırasıyla kürsüye çıkar. Fabrikalardaki eğilimleri anlatırlar. Yönetim kurulu bütün bunlara bakarak karar alır. Veriler tatmin edici olmazsa gidin bir daha tartışın denir. Bir hafta, 10 gün içinde gelin, bir daha konuşalım denir. Gerçek, kritik kararlar bu süreçlerden geçerek alınır.”

İŞÇİ ÖLÜMLERİ SÜRÜYOR

Ardındn Nuran Gülenç, “İSİG ve İş cinayetleri” konusunda bir konuşma gerçekleştirdi. Güleç şunları söyledi: ‘’Meclis, 2012’de çok tartışmalı olan İş Sağlığı ve İş Güvenliği Kanunu’nu kabul etti. Hükümlüklerini 6 ay ile 2 yılda yürürlüğe girecek şekilde kabul etti. O süreçten bu güne bu kanuna çok kez müdahale edildi. Bu kanuna 7 torba kanunla 38 defa müdahale edilmiştir. Biz bugün bu kanun işçi ölümlerini önlüyor mu önlemiyor mu, meslek hastalıklarını önüne geçiyor mu geçmiyor mu diye tartışıyoruz. Zaten kanunun da başına gelmedik kalmamış. Bu kanun Avrupa Birliği sürecinde oranın direktifleriyle oluşturulmuş bir kanundu. Bu kanunu iş yerlerine uygulamaya başladığımızda pek çok itirazlar gelmeye başladı. Pek çok  kritik maddesi değiştirilmeye kalkıldı. Örneğin iş yeri hekimliği bütün işçilere uygulanacak denirken, bu sayı şimdilerde 50 işçi çalıştırılan iş yerlerine kadar çıkartıldı. Kanun esnetildi. Aslında bu kanun mümkün olduğunca katı olması gereken bir kanun olmalıydı.

KAYIT DIŞI OLANLAR YOK

Ülkemizde iş cinayetleri ve meslek hastalıklar çok ciddi bir sorun olarak hala var. Bizim bu cinayetleri takip edebileceğimiz en önemli merkez SGK’dır. Ama bu veriler ne kadar güvenilirdir, orası tartışılır. Çünkü bu veriler sadece sigortalıları kapsamaktadır. Kayıt dışı ve çocuk işçiler bu kapsama girmiyor. Taşeron çalışmalar sonucu ciddi ölümler var. Bu istatistikleri tutan başka bir yapı daha var, bu İSİG meclisi. Biraz daha enformel bir kurum bu. Bunlar işçi ölümlerini takip ediyor. Son yıllarda herkesin verilerin kullandığı bir kurum bu. SGK bu iş cinayetleri verilerini hızlı bir şekilde yayınlamıyor. Şu anda sadece 2015 yılı verileri yayınlanmış durumdu.

MESLEK HASTALIĞINDAN ÖLEN YOKMUŞ!

O verilere baktığımızda, son üç yılda bir meslek hastalığı nedeniyle bir ölüm kaydı yapılmadığı görülüyor. İşçi ölümlerine baktığınızda 6 bin 547 ölüm var. İSİG’in verilerine baktığınızda 2017 Eylül ayına kadar bin 485 ölüm görünüyor.” Son olarak ise Serkan Öngel, “Sendikamız üye kimlik profili anketi” isimli bir sunum yaptı. Birleşik Metal-İş Sendikası’na üye işçiler üzerinde yapılan anketin sonuçlarını açıklayan Öngel, işçilerin siyasal tercihleri, okuduğu gazeteler, yaşlarına göre borçluluk durumları, hangi bölgelerden oldukları konusunda ayrıntılı bilgi verdi. 

Yorum yazın

Kocaeli Çınar sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin