Pazartesi, 31 Ağustos 2026 31.08.2026
19°C
USD 48,26
EUR 55,97
Altın 6.894
Benzin 85,31
Dizel 77,76

Ford’un yatırımları durmuyor: Başiskele’de yeşil alan yok mu edilecek!

Ford Otosan’ın Başiskele bölgesinde yeni büyük yatırımları nedeniyle Başiskele Sanayi Sitesi’nin taşınması gündemde. Taşınması düşünülen sanayi sitesinin sanayi bölgesi dışında ağaçlandırılmış yeşil alana götürüleceği söylentisi de büyük tepki çekiyor

Ford’un yatırımları durmuyor: Başiskele’de yeşil alan yok mu edilecek!

Koç grubuna ait Ford Otosan’ın Başiskele bölgesinde büyük yeni yatırımlar yapıyor. Bu yatırımların önünü açmak için Başiskele Sanayi Sitesi’nin başka bir yere taşınacağı iddiaları tartışma yarattı. Diğer yandan taşınması düşünülen sanayi sitesinin sanayi bölgesi dışında ağaçlandırılmış yeşil alana götürüleceği söylentisi de büyük tepki çekiyor. Ford fabrikasının Gölcük bölgesine ilk yatırım yapma sürecini bilen ve bu yatırımın zamanında Seka fidanlığına yapılmaması için mücadele eden eski İzmit Kent Kurultayı Başkanı Mehmet Toker’e yeni gelişmeleri sorduk. Başiskele Sanayi Sitesi’nin Ford’un yeni yatırımları nedeniyle Başiskele Sanayi Sitesi’nin sanayi bölgesi dışında yeşil bir alana taşınacağı iddialarını kendisinin de duyduğunu belirten Toker, yeşil alanın yok edilmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. 

GELECEĞİMİZİ KARARTIYOR

Aynı zamanda İzmit Yerel Gündem 21 Çevre Geliştirme Proje Üretim Uygulama ve İşletme Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Çevre Platformu (TÜRÇEP) Danışma Kurulu Üyesi olan Mehmet Toker şunları söyledi: ‘’Dünyayı neredeyse bütünsel olarak sarsan ve etkilerinin ne kadar süreceği ve 1 yılı aşan bir sürecin geride kalmasına karşın sonuçlarının tam olarak tahmin edilemez olduğu küresel kriz ortamında kapitalist emperyalist sermaye düzeninin kar hırsının ve yaşama dair vurdumduymazlığının artarak sürmekte, doğrudan yaşanmakta olduğu bir süreci yaşıyoruz. Onlarca, yüzlerce örnek endişelerimizi arttırıyor, geleceğimizi karartıyor. Sel felaketleri, yüreklerimizi yakan orman yangınları ve bunun gibi doğal afetler. Tüm bilimsel uyarılara ve karşı duruşlara rağmen yıllardır süren ormanlarımız ve su kaynaklarının, verimli tarım alanlarının, doğal değerlerin sınır tanımaz yağma ve talanı ile iklim değişikliğin sonuçlarıyla doğrudan karşı karşıya olduğumuz bir süreci yaşıyoruz.

Mehmet Toker

ENDİŞELERİMİZ ARTIYOR

Koronavirüs pandemi sürecinde ilk olarak Aralık 2020’de gündeme düşen ve ardından birbiri ardına açıklamalarla ortaya çıkan ve son olarak da 2 Haziran 2021’de Resmi Gazete’de yayınlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile boyutları ve gelişim süreci ile kentsel yaşama etkileri daha bir açığa çıkan, KOÇ grubunun Ford Gölcük üretim tesislerinde yeni yatırım hamlesine ilişkin kaygılarımız ve kentimizdeki yaşama dair endişelerimiz giderek artıyor.

GELİR KAYIPLARI

Şöyle ki; bu yeni yatırım süreci, öncelikle kentsel yaşamın yerel yöneticilerince bir umut olarak açıklanmasının ardından, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Gölcük ve Başiskele belediyelerinin gelir kayıpları gündeme gelmeye, konuşulmaya başladı. Başiskele Sanayi Sitesinin 30 Haziran 2021 genel kurulunun ertelenmesi ile sonuçlanan olaylar ve bu sitedeki küçük sanayici ve esnaf kitlesi ile çevre halkına dair endişe verici sonuçlara yol açacak gelişmeler. Bu siteyi inşa eden ve üyelerin neredeyse bütününün desteği ve güveni ile yıllardır başarı ile yöneten ekibin site yönetiminden uzaklaştırılmasını hedefleyen adımlar ve toplumsal ayrımcılığı ve çıkar temelli karşılıklı sosyal çatışmalara yol açacak gelişmeler, sosyal yaşamımızın bölgedeki geleceğine dair kaygılarımızı arttıran haberler olarak gündeme taşınıyor.

YEŞİL ALAN YOK EDİLMEK İSTENİYOR

Ve görünen o ki bölgedeki çok geniş ve bizzat ikamet mahalleri, sosyal yaşam alanlarını da içeren bir coğrafi alan sanayi bölgesi olarak ilan edilmiş olmasına ve üstelik bu bölge içerisinde öngörülen yatırımın yapılabileceği alanın da var olmasına karşın, bu bölgenin sanayileşmesine karşılık yaşamın kolaylaştırılması amacıyla yakın bir geçmişte ağaçlandırılmış ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin sorumluluğunda olan bir yeşil alan, sanayi bölgesi dışında kalmasına karşın yok edilmek istenmektedir.

HER YATIRIM YENİ BİR SORUN KAYNAĞI

1998-99 yıllarında Ford fabrikasının bu bölgede yapılmasına ilişkin duyduğumuz kaygılar ve karşı çıkış gerekçelerimiz maalesef birbiri ardına yaşanır olmakta. Bölgenin nüfus, demografik yapısı, coğrafi yapısı, ulaşım odaklı sorunlar ve tehditler artık yaşama damgasını vuruyor. Ve görünen o ki bu son yatırım kararı ile yaşam daha da zorlaşacak ve bu hamle durdurulamaz ise asla son olmayacak. Ve bölge çevresiyle birlikte giderek bir sanayi gettosuna dönüşerek sosyal toplumsal yaşam bütün boyutları ve niteliği ile değişime uğrayacak. Ulaşım temelli yeni yatırımları zorunlu kılacaktır. Ve her adım her yatırım yeni bir sorun kaynağına dönüşecektir.

ESKİYİ UNUTMADIK

Bölge halkı güncel sorunların etkisinde ve güncel çıkarlar önceliğinde yönlendirilerek yanıltılıyor ve kandırılıyor. Bölgenin ihtiyaçlarına dayalı olmayan, toplumsal yaşam taleplerinin karşılığı olmayan, kişisel, grupsal çıkarlar temelinde zoraki ve güce dayalı böylesi  kararlarla sosyal-toplumsal çatışmalara yol açarak yaşamın kalitesinin düşürüleceği ve zorlaştırılacağı çok açıktır. Bu kentin sosyal sorumluluk ve doğayla barışık bir yaşam bilinci ile donamış yerel dinamiklerince ve ağırlıklı bir toplumsal çoğunlukla daha 1997-98’lerde bu yatırımı yapacak olan Koç Holding yöneticilerinin bu yatırımın yapılmaması doğrultusunda ikna edilmiş olmasına karşın dönemin devlet yönetiminin en tepesindekilerince yatırımı yapmaya istekli hale getirilmiş ve yatırımın gerçekleştirilmiş olmasını bu kent henüz unutmuş değildir. Tüm bunlar nedeni ile toplumsal yaşam açısından zenginleşme ve yaşamın iyileştirilmesine yol açması gereken sanayi yatırımları böylesi yanlış kararlarla, yanlış yerlerde inşa edilerek maalesef sağlık ve bunun gibi birçok temel sorunlar nedeni ile yaşamı zorlaştıran, sosyal yaşamı niteliksizleştiren yatırımlara dönüşmektedir.

YAPMAYIN!

Bu kenti her metrekaresi ile ve toplumsal yapısı ile yeterli düzeyde tanıyan, kentin ağırlıklı sorunlarını ve böylesi sorumsuz kararların kent halkımıza ödettiği faturaları ve taşımak zorunda olduğu yükleri bilen, aynı zamanda bu kentin toplumsal yaşamını yönetme sorumluluğunun yerel yöneticiler için de nasıl bir zorluk ve ağırlık olduğunun farkında olan, son yatırım kararının ve kurulan ilişkiler ile yöntemlerini öğrendiğimde yol açacağı sorunları öngörebilen ve bundan endişe duyan bir yurttaş olarak diyorum ki; yapmayın. Yaşanılmakta olan zorluklara yeni yanlışlarla yeni zorlukları dayatmayın.

SEYİRCİ KALINMAZ

Zaten ekonomik ve sosyal sorunlar nedeniyle zorlaşan ve dayanılmaz hale dönüşen toplumsal yaşamın daha bir yaşanılmaz hele dönüşmesine yol açacak kararlara yol açmayın. Sanayicisi, küçük sanayicisi ve esnafı, bölge halkı ve kentsel yaşamın bütünü ile buluşup gereksinimlerine denk düşecek toplumsal mutabakatlar sağlanmadan, oldu bittilerle, biz güçlüyüz, karar verir uygularız diyerek toplumun kimyasının daha fazla bozulmasına olanak vermeyin. Ve bilinmelidir ki; bu kentin toplam aklı, birikimleri ve deneyimleri  böylesi  kararların doğru yerlerde, doğru zamanlarda, doğru yöntemlerle yapılmasına olanak verecek düzeydedir. Ve bu kent hiçbir kesimini yalnız bırakmayacak, birbirine düşürülmesine ve yaşamın zorlaştırılmasına seyirci kalmayacak birikimlere ve dinamiklere sahiptir.

DOĞRU KARAR ALMAYA ÇAĞIRIYORUM

Oldu bittilerle, dayatmalar ve zorlamalarla alınan kararların sonuçları olarak yeterince acı çekilen bir bölgede yaşamaktayız. Sosyal sorumluluk sahibi yerel yöneticilerimizi, girişimci ve yatırımcılarımızı ve bir bütün olarak bölge ve kent yaşayanlarını bu sorumlulukları çerçevesinde, kentin gerçeklikleri ve gereksinimleri temelinde düşünmeye, tavırlar geliştirmeye ve doğru kararlar almaya çağırıyorum.”

Ergün DEMİR

Yorum yazın

Kocaeli Çınar sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin