Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), İl Koordinasyon Kurullarının bulunduğu tüm illerde 14-22 Mayıs tarihleri arasında, ‘Geziye, emeğimize, mesleğimize sahip çıkıyoruz’ sloganı ile basın açıklamaları gerçekleştiriyor. Eylemlerin Kocaeli ayağı ise bugün İzmit’te bulunan Uğur Mumcu Parkı’nda gerçekleştirildi.
KORAMAZ DA KATILDI
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz’ın da katılım sağladığı basın açıklamasına; TMMOB İKK Sekreteri Murat Kürekçi, TMMOB Yürütme Kurulu Üyeleri Orhan Sarıaltun ve Hüsnü Meydan, Eğitim Sen Şube Başkanı Suphi Yıldırım, DİSK Bölge Temsilcisi Vedat Küçük, Yapı Yol-Sen Şube Başkanı Etem Kartal, SES Şube Başkanı Murat Harata, Kocaeli İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi Yürütme Kurulu Üyesi Selçuk Karstarlı, TMMOB üyesi mimar ve mühendisler, siyasi partiler ile sendikaların temsilcileri katıldı.

“MÜCADELE VERDİK”
TMMOB İKK Sekreteri Murat Kürekçi tarafından gerçekleştirilen selamlama konuşması şöyle: “600 binin üzerinde mühendis, mimar ve şehir plancısının sesi olan TMMOB olarak, emeğimize, mesleğimize sahip çıkmaya; sorunlarımıza çözüm bulmaya ve mücadeleye devam ediyoruz. TMMOB Kocaeli İKK tek başına ya da bileşeni olduğumuz insandan, doğadan, emekten ve demokrasiden yana çeşitli platformlarda gerek kendi öznel sorunlarımızı, gerekse meslek alanlarımızdan hareketle genel sorunlara dair Kocaeli Kent kamuoyunu bilgilendirdik; mücadele verdik. Kriz döneminde meslektaşlarımızın giderek derinleşen ücret, fazla mesai ve diğer özlük sorunlarının çözülmesini talep ettik. İşsizlik sorununun çözülmesini, diplomalı işsizliğin ortadan kaldırılmasını istedik.
KAMUCULUĞU VE ÜRETİMİ SAVUNDUK
Mühendis, mimar ve şehir plancılarının istihdamının artırılmasını ve tüm meslektaşlarımız için kadrolu güvenceli istihdam sağlanmasını istedik. Kamuda çalışan meslektaşlarımızın ek göstergelerinin artırılarak, ücretlerinin ve özlük haklarının iyileştirilmesini istedik. Özelleştirme ve serbestleştirmeye karşı, kamuculuğu ve üretimi savunduk. Ranta ve talana karşı; bu ülkenin tüm zenginliklerinde, üretilen tüm değerlerinde emeği olan, hayatı yaratan meslektaşlarımızın; tüm çalışanların emeğinin değerli olmasını istedik. Esnek ve güvencesiz çalışma yaşamının karşısında; güvenceli ve insanca yaşanacak ücret ve şartları talep ettik.
CEZALANDIRMAYA YÖNELİK KARAR
Her geçen gün artan hayat pahalılığı ve yoksulluk karşısında meslektaşlarımızla birlikte emekçilere insanca yaşayabilecekleri ücretler ve ücret artışları yapılmasını talep ettik. Yoksullukta uzlaşmayacağız dedik. Hak, hukuk, adalet derken, aynı zamanda vergi sisteminde ve gelir dağılımında da adalet istedik; emekçiler ve yoksullar için bütçe dedik. Yine Hak, hukuk, adalet derken, milyonlarca insanın demokratik hak kullanımlarını engellemeye, barışçıl ve demokratik istemleri bastırmaya ve haksız-hukuksuz olarak cezalandırmaya yönelik karar verilen Gezi Davasında, Mimar Mücella Yapıcı, Şehir Plancısı Tayfun Kahraman, Mimarlar Odası Hukuk Danışmanı Avukat Can Atalay ve diğer tutuklu sanıklar serbest bırakılmalıdır dedik ve demeye de devam ediyoruz.”

“KRİZİN SORUMLUSU İKTİDAR”
Ardından konuşan TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, “Ülkemiz ekonomiden siyasete kadar her alanda büyük bir kriz içerisinde. Krizin sorumlusu olan iktidar, halkın acil sorunlarına çözüm üretmek yerine toplumsal muhalefeti susturarak başarısızlığının üstünü örtmeye çalışıyor. Son günlerde birbiri ardına yaşanan hezeyanların altında, iktidarın bu çözümsüzlüğünün telaşı yatıyor. Ülke tarihimizin en kitlesel ve uzun süreli halk hareketlerinden biri olan Gezi Direnişi ve Canan Kaftancıoğlu davalarında birbiri ardına verilen mahkumiyet kararları iktidarın çaresizliğinin dışavurumudur.
SİNDİRME SİYASETİ
Aralarında TMMOB Yönetim Kurulu Üyemiz Mücella Yapıcı, Şehir Plancıları Odamızın İstanbul Şubesi’nin eski başkanı Tayfun Kahraman ve Mimarlar Odamızın Hukuk Müşaviri Can Atalay’ın da bulunduğu arkadaşlarımıza verilen cezalar, hukukun gereği olarak değil, iktidarın toplumsal muhalefeti cezalandırma ve sindirme siyasetinin sonucu olarak verilmiştir. İktidar güdümündeki mahkemenin verdiği bu cezaların hiçbir hukuki dayanağı ve toplumsal meşruiyeti bulunmamaktadır.
GEZİ DİRENİŞİ LEKESİZDİR
Gezi Direnişi ve bu direnişin parçası olmuş herkes, tarih karşısında ve toplum vicdanında tertemiz ve lekesizdir. Siyasi iktidarın arkadaşlarımız nezdinde cezalandırmak istediği Gezi Direnişi olduğu kadar, parkına, şehrine, doğasına, tarihine sahip çıkan mühendis, mimar ve şehir plancılarıdır. Siyasi iktidarın cezalandırmak istediği, mesleki bilgisini halktan yanan kullanan kamucu mühendis, mimar, şehir plancılarının mücadelesidir; TMMOB ve bağlı odalarının onurlu mücadele geleneğidir.
KAMUCU POLİTİKALAR BENİMSENMELİDİR
Nitelikli işgücümüzün heba olmasına neden olan işsizlik sorunu derhal çözülmelidir. Tüm meslektaşlarımıza güvenceli istihdam sağlanmalıdır. SGK ile TMMOB arasında ücretli çalışan mühendis, mimar ve şehir plancılarının “Asgari Ücret Denetim Protokolü” ivedilikle yürürlüğe konulmalıdır. Kamuda mühendis, mimar ve şehir plancılarının istihdamı artırılmalıdır. Kamuda çalışan mühendis, mimar ve şehir plancılarının ücretleri ve özlük hakları iyileştirilmelidir, ek göstergeler 4800-6400 aralığına yükseltilmelidir.
GÖREVLERİNE İADE EDİLMELİDİR
KHK ile haksız ve hukuksuz biçimde kamu görevinden ihraç edilen meslektaşlarımız tüm haklarıyla birlikte derhal görevlerine iade edilmelidir. Özelleştirme uygulamalarına son verilmeli, yeniden kamulaştırma yapılmalıdır. Ülkenin yaşanabilir hale gelmesi için tüm alanlarda kamucu politikalar benimsenmelidir. Ülkemizin doğal kaynaklarını, ormanlarını, tarım alanlarını ve tarihi mirasını yağmalamayı amaçlayan tüm düzenlemeler geri çekilmelidir. Kamusal ve mesleki denetimler toplum güvenliğinin sağlanması açısından zorunludur, serbestleştirme uygulamalarına son verilmelidir. Gezi Tutsakları bir an önce serbest bırakılmalıdır.
MÜCADELEYİ BÜYÜTECEĞİZ
Gezi Direnişi nasıl ki bu ülkenin yüz akı ve onurlu tarihinin bir parçasıysa, Gezi Direnişi Davasında yargılanan tüm arkadaşlarımız da bizim yüz akımız ve onurlu tarihimizin bir parçasıdır. Bu taleplerimizi hayata geçirmek için mücadeleyi büyüteceğiz. Sesimizi ülkenin her yanında yayacağız. Yaşadığımız tüm baskılara rağmen demokrasiye, özgürlüklere, bağımsızlığa, laikliğe ve toplumculuğa olan bağlılığımızdan taviz vermeyeceğiz. Ülkemizi kasıp kavuran kriz koşullarında meslektaşlarımızın ekonomik, demokratik ve mesleki faydalarının geliştirilmesi için mücadele etmekten de vazgeçmeyeceğiz. Türkiye’nin içinden geçtiği bu karanlık dönemde, Gezi’ye, emeğimize ve mesleğimize sahip çıkacağız” ifadelerini kullandı.


