12 Eylül 1980 askeri darbesinin ikinci yılı, Gebze.
Üsküdar, Selimiye’de geçen yaklaşık 11-12, Maltepe’de (O yıllar Kartal) geçen bir yıl sonrası bir rüzgâr, bizi de Gebze’ye sürüklemiş.
Nerede Üsküdar, nerede Kartal Maltepe, nerede Gebze…
Halbuki şimdi Gebze – Küçükyalı’ya dönüşen Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığı onaylı tek resmi şehirlerarası minibüs hatta, efsanevi Gebze – Harem hattında durağın bir ucu, Üsküdar’ın Selimiye Mahallesi sınırında ve gerek Maltepe’nin gerek Kartal’ın içinden değilse de karayolundan geçiyor.
…Sudan çıkmış balık misali.
Yuvarlama; Üsküdar’a 50, Kartal’a 25 kilometre mesafede, ‘Burnunun dibinde’ ama aslında fersah fersah uzağında.
Deniz Gezmiş’in de mahallesi…
O döneme has, nam-ı diğer “Küçük Moskova”da..
Selimiye’de devrimci abiler sigara içen çocuk yaşlarda ergen gördü mü kulağını çeker, paketini ezer, ‘Bir dahakine anne babana söylerim’ diye “tehdit” ederdi.
Gebze’de sigara içmek delikanlılığın göstergesi, sigara içmeyen i….!
Ortalıkta sigara içerken yakalayıp kulağını çekecek devrimci abi abla falan filan da yok. Kimi hapiste, kimi ipten döndü. Kimi, firarda.
Günümüzün “Küçük Giresun” diye de tanımlanan altı mahalleli bölgesi, Gebze İl olursa belki de yeni içe bölgesi, Beylikbağı’nın tepelere kondular yeni yeni kuruluyor.
Muhitin o yıllardaki adı, “Feniş arkası…”
Hatta Dilovası da yine durak ismiyle, “İzocam” diye anılırdı.
Eskiçarşı’da birbirine cepheli iki pastane; Aydoğdu ve Aygün…
İnönü Çamlık Parkı içindeki çay bahçesi.
Kahvehaneleri saymazsanız, dördüncü bir alternatif yok.
Aydoğdu ikinci katı açınca, ‘Lükse’ ermiştik.
Aygün daha boğuktu, diğer seçenekti ama orası da dolardı.
Aydoğdu neredeyse tekeldi.
Masaya oturduğunuzda ne istediğiniz, hikâyeden sorulurdu.
“Kıymalı pide” derdiniz örneğin, peynirli poğaça gelirdi.
Sebebini sorduğunuzda, “Bu vardı bunu getirdim” derdi.
“Kıymalı pide kalmadı…” deyip diğer seçenekleri sorgulama kültürü, nerede…
Ve birde..
Belki de darbenin getirdiği etkiyle..
Kaldı ki dönemin belediye başkanı, Gebze yerel eşrafından merhum Sedat Tüze de görevden alınmış.
İçeri müşteri girdi mi güler yüzle karşılayan esnaf, neredeyse yok.
Sinema..
Eskiçarşı içinde Özgen Sineması..
Ergenlere daha doğrusu erkek ergenlere “Cinsel bilgiler” dersi verilen, öğretici bir sinema!
Geçenlerde kısa süreli bir dost sohbetinde, ‘Atlas Sineması da vardı’ denildi. Ben hatırlamadım. Daha aile işi filmler oynatırmış.
Ama şu detay da hala gülümsetir beni.
1980’lerin Özgen Sineması’nın işleticisi..
Benim de mesleğe ilk adımlarımı attığım süreçte…
1994 yerel seçimlerinde belediye başkanlığına dönemin Refah Partisi’nden Milli Görüşçü..
28 Şubat sürecinde gördüğü işkencelere dayalı olarak geçtiğimiz yıllarda kaybettiğimiz merhum Ahmet Penbegüllü seçilince..
Gebze’ye açılışını da yanılmıyorsam Penbegüllü’nün yaptığı sinema salonu açtı, şimdi ki kent meydanının kıyısında bir iş merkezinin altına.
Minyeli Abdullah falan oynattı.
Parçala Behçet, Yırt Kazım… üç film devamlıdan sonra hayli ilginçti…
Sonra…
“Girizgâh” çok uzadı yine…
Sonrası, arkası yarın…

