Perşembe, 24 Eylül 2026 24.09.2026
9°C
USD 48,85
EUR 55,59
Altın
Benzin 80,80
Dizel 91,20

Kılıçdaroğlu: Sandığa giderken çocuğunuzu düşünün

Partisinin referandum çalışmaları kapsamında İzmit’e gelerek muhtarlarla buluşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Sandığa giderken demokrasiyi, can ve mal güvenliğinizi, çoluk çocuğunuzu düşünün” dedi

Kılıçdaroğlu: Sandığa giderken çocuğunuzu düşünün

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin referandum çalışmaları kapsamında Kocaeli'ye geldi. Kılıçdaroğlu'nu gişelerde CHP Kocaeli milletvekilleri Fatma Kaplan Hürriyet, Tahsin Tarhan, Haydar Akar, CHP İl Başkanı Cengiz Sarıbay, eski milletvekili CHP Sefa Sirmen, İzmit ilçe Başkanı Mehmet Ümit Küçükkaya, ilçe başkanları, il ve ilçe yönetimleri, meclis üyeleri ve partililer karşıladı Kuruçeşme gişelerde partililer tarafından karşılanan Kılıçdaroğlu ardından Kuruçeşme’de esnafları ziyaret etti. Daha sonra Kuruçeşme polis karakoluna geçen Kılıçdaroğlu burada İzmit İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Karakaş ile bire süre sohbet etti. Daha sonra Kılıçdaroğlu muhtarlarla buluşacağı Tanyıldız Restoran'a geçti.

ÜSTÜNLERİN HUKUKUNU SAVUNMAZ

Programda muhtarlara ve partililerine seslenen Kılıçdaroğlu şu açıklamalara yer verdi: ''Bütün vatandaşlarımız sandığa gidecekler. Önce şunu ifade edeyim bugün Polis Haftası'nın birinci günü. Polis arkadaşlarımızın nasıl büyük özveriyle çalıştığını biliyoruz. Biz rahat uyuyalım diye, onlar sabaha kadar bekler. Polise sıkılan, askere sıkılan her kurşun millete sıkılmış bir kurşundur. Polis arkadaşlardan her gittiğim yerde milletin halkın polisi olsunlar istedim. O zaman bu halk sizi başının üstünde taşır. Anayasa değişikliği yapıyoruz. Ne demek anayasa? Anayasa bir ülkede yaşayan bütün vatandaşların haklarını güvence altına alır. Nerede yaşarsa yaşasın. Türkiye Cumhuriyeti kimliğini taşıyan kişinin can ve mal güvenliğini sağlayan kanuna biz anayasa diyoruz. Anayasa hukukun üstünlüğünü savunur, üstünlerin hukukunu değil.

MİLLETİN SEÇTİĞİNE İTİRAZ EDİLMEZ

Devletin gücü deriz biz buna. Vatandaşın gücü ne? Vatandaşın gücü yok. Devletin bir parçasıdır. Vatandaşın hakkını kim koruyacak devletin gücüne karşı? İşte buna hukukun üstünlüğü diyoruz. Anayasa koruyacak. Benim can ve mal güvenliğimi sağlıyor anayasa. Temel, ekonomik, siyasi haklar var. Anayasa aynı zamanda devletin çatısını anlatır. Cumhurbaşkanı, bakanlar, TBMM, bunların hepsini anayasa belirler. 1921 ile başlar 1924 ile ve sonrası ile devam eder, şimdi de bu değişiklik ile karşı karşıyayız. Bugünkü anayasamızda 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' der. Şimdi devleti nasıl inşa edeceğiz o da tartışılmıştır. Madem ki millet var, milletin iradesi var. Demokrasi içinde millet kendi kararını beyan etmelidir. Milletin seçtiği hükümete kimse itiraz etmez. Yanlış varsa muhalefet yanlışı söyler.

YENİ SİSTEMDE TARAFSIZLIK YOK

Bu yapı içinde en tepedeki kişi cumhurbaşkanıdır ve cumhurbaşkanının tarafsız olması lazım. Yeni yapılacak olan düzenlemede cumhurbaşkanı bir partinin de genel başkanı olacak, yani tarafsız olmayacak. Tarafsızlığın önemi nedir? Cumhurbaşkanları cumhurun, yani 80 milyonun başkanıdır. Hangi partiden, kimlikten olursa olsun. Türk bayrağı ile Türkiye'yi temsil hakkı cumhurbaşkanlarına ait. Ben, Devlet Bahçeli, Binali Yıldırım temsil edemez çünkü biz tarafsız değiliz. Tarafsızlık yeminini sadece cumhurbaşkanı eder. Cumhurbaşkanlığı makamı bizim ortak paydamızdır. Hepimizi temsil eder. O makamı bir partinin makamına dönüştürürseniz ortak payda olmaktan çıkar. O zaman da cumhurun başkanı diye bir şey olmaz. Oy kullanırken bunu düşünmek zorundasınız. Bunun partilerle ilgisi yok, kişilerle ilgisi yok. Bir devley yönetim anlayışıyla ilgisi var.

OTURUP DÜŞÜNMELİYİZ

Partinin genel başkanı olursa cumhurbaşkanı hakim tayin edecek. Bir partinin genel başkanı hakim tayin ettiğinde doğru karar vereceğine inanır mısınız? Onun için diyoruz tarafsız olması lazım. Bu devleti kuranlarda hiç akıl yok muydu? Hepsini düşünerek öyle karar verdiler. Hakim tayin ettiğiniz andan itibaren adaleti çökertirsiniz. Hangi inançtan olursanız olun bütün inançların temelinde adalet vardır, hak ve hukuk vardır. Hakkı ve hukuku bir siyasi partinin genel başkanına burakırsanız bu ülkeyi karanlığa gömersiniz. Tercih hepimizin. Yanlış mı yapıyoruz, doğru mu yapıyoruz diye düşünmemiz lazım. Cumhurbaşkanlığı makamına karşı değiliz. Demokrasiye ihanet edemeyiz, seçimle gelmeyen birisi Türkiye Cumhuriyeti'ni temsil edemez.

NEDEN DOĞRULARI ANLATMIYORSUNUZ?

Kanunlar yetki alanlarını belirler. Tek adım rejiminde bir isim karar verecek. 600 milletvekili neden meclise gidiyor? Bakanların sayısınıı ve görev alanını bir kişi belirliyor. O bir kişi kimin müsteşari genel müdür, müftü olacağına da karar veriyor. Şartlarını da o belirliyor. Demokratik Parlamenter rejimde ortak akıl bir araya gelir kimin müsteşar olacağına birlikte karar verir, TBMM belirler. Biz meclisten bu yetkiyi alıp bir kişiye veriyoruz. Çıkın anlatın bunları. Ben anlattığımda doğruyu söylemiyor diyorlar. Ne için anlatmıyorsunuz millete doğruları? Yaptıkları mitinglerde tek konu var. Kemal Kılıçdaroğlu. Ya arkadaş ben size ne yaptım? Devletin parasını, uçaklarını, valisini, kaymakamını kullanıyorsunuz. Ben bunların hiç birini kulanmıyorum. Onlar onlara güveniyorlar. Yer gök yazılmış Evet diye. Neye Evet? Biz neye güveniyoruz? Biz de milletimize ve Allah'ımıza güveniyoruz, neye güveneceğiz? Gelin konuşalım diyorum. Geliyorlar m? Gelemiyorlar. Çünkü ben doğruları anlatıyorum. Vatandaşlar sanıyor ki bir kişiyi seçeceğiz yok öyle bir şey. Anayasayı değiştiriyoruz. Vatanımızın, bayrağımızın, çocuklarımızın geleceği buna bağlı. Bu anayasa neyi çözüyor? Dış politikayı mı çözecek, terörü mü bitirecek, işsizliği mi çözecek? Cevap verecek bir Allahın kulu yok. 15 yıldır iktidardasın, çoğunluğun var, istediğin kararı alıyorsun, her istediğini yaptık. Biz yanlış yapıldıysa muhalefet ettik, doğru yapıldıysa takdir ettik. Freni olmayan bir otobüse çocuklarıjmızı bindiriyoruzç Yazık günah. Denetimi yok bu işin. Al 80 milyonu tepe tepe kullan. Böyle bir yetki olur mu?

HAYIR'LI BİR ŞEY YAPIN

Bir kişiyi ikna ederseniz, kandırırsanız, satın alırsanız 24 saat içinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni birilerine teslim edersiniz. O bir kişiye öyle bir yetki veriyorsunuz ki bütün müsteşar, bakan, vali, AYM Üyelerini değiştirebiliyor. Tarihimizde örneği var mı 'tek adama yetki verince faturası ne oluyor?' diye. Sandığa giderken elinizi vicdanınıza koyun. Bunun partiyle ilgisi yok. Bu tamamen memleket meselesi. O nedenle sandığa giderken demokrasiyi, can ve mal güvenliğinizi, çoluk çocuğunuzu düşünün. Bütün yetkileri veriyorsunuz. Ben sizden bu memleket için Hayırlı bir şey yapmanızı istiyorum. Hayır'lı olsun diyorum, ne diyeyim.

80 MİLYONA MAL OLACAK

Hayır çıkarsa ne olur? Kaos olur deniyor. Neden kaos olsun. Milletin seçtiğinin meşruiyeti mi tartışılır? Bir saray darbesi olmazsa Davutoğlu gibi , Cumhurbaşkanı da yerinde kalacak. Evetin vebali ağırdır. Türkiye nereye gittiği belli olmayan bir yolculuğa çıkmış olacak. Bir kişinin yaptığı hata 80 milyona mal olacak. Demokrasi askıya alınacak, buraya turist gelmeyecek. Cumhurbaşkanı denetlenecek. Ne zaman? 400 milletvekili bulursanız. Dokunulmazlıkları da ömür boyu. Gelin hep birlikte huzur içinde, bayram havası içinda sandığa gidelim ve bütün dünyaya şu mesajı verelim; Bütün baskılara rağmen Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşları demokrasiye sahip çıktılar.Türkiye'de dünyaya itibarı kazandıran en büyük referandum olacak. Teklik Allah'a mahsustur.''