CHP Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Mühip Kanko, 2026 yılına girilirken Türkiye’nin ekonomik durumuna dair önemli açıklamalarda bulundu. Kanko, uzun süredir uygulanan ekonomi politikalarının bedelinin doğrudan yurttaşlara ödetildiğini belirtti ve milyonlarca insanın borç, icra ve işsizlik kıskacında yaşam mücadelesi verdiğini ifade etti.
EKONOMİK TABLO KAYGI VERİCİ
Kanko, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ekonomi yönetimini eleştirerek, mevcut anlayışın üretimi ve emeği değil, faizi ve rantı öncelediğini dile getirdi. “Bu ülke, üretimi değil faizi, emeği değil rantı, halkı değil sermayeyi önceleyen bir anlayışla yönetiliyor. Sonuç ortada: Saray ekonomisi vatandaşı borçla terbiye etmeye çalışıyor” ifadelerini kullandı.
Vatandaşların bankalara ve varlık yönetim şirketlerine olan toplam borcunun 6 trilyon 96 milyar liraya ulaştığını açıklayan Kanko, bu rakamın milyonlarca ailenin ağır bir geçim sıkıntısı içinde olduğunu açıkça gösterdiğini vurguladı.
İCRA VE İŞSİZLİK SARMALI
Batık kredilerdeki artışın da alarm verdiğini belirten Kanko, bankaların tahsil edemediği ve icra takibine aldığı kredilerin yalnızca son bir haftada 17,1 milyar lira artarak 595 milyar liraya yükseldiğine dikkat çekti. “Bu tablo, ekonominin çarklarının değil, borç sarmalının döndüğünü gösteriyor” dedi.
İcra dosyalarındaki artışın da kaygı verici boyutlara ulaştığını ifade eden Kanko, Ocak–Kasım 2025 döneminde yaklaşık 2 milyon kişinin bankalar tarafından icraya verildiğini, takipteki kişi sayısının ise 4 milyon 173 bine çıktığını söyledi. 2026 yılının sadece ilk 10 gününde icra dairelerine 243 bin yeni dosya geldiğini hatırlattı.
GERÇEK İŞSİZLİK RAKAMLARI
İşsizlik gerçeğinin resmi rakamlarla gizlendiğini dile getiren Kanko, 2025 yılında en az 1 milyon 842 bin kişinin işten çıkarıldığı için İŞKUR’a başvurduğunu belirtti. Kayıt dışı kalan yüz binlerce işsizin bu sayılara dahil edilmediğini vurgulayarak, gerçek işsizliğin çok daha yüksek olduğunu ifade etti.
Kanko açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bu ülkenin insanları borçla, icrayla, işsizlikle yaşamaya mahkûm değildir. Türkiye’nin ihtiyacı Saray’dan yönetilen faizci bir düzen değil; halktan, emekten ve üretimden yana bir ekonomi politikasıdır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu adaletsiz düzenle mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.”

