Körfez Ticaret Odası (KTO)’nda ‘’Yeşil Bina” semineri gerçekleştirildi. Çevre ve doğa dostu “Yeşil Bina Projesi”yle ilgili Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği (ÇEBDİK) Başkanı Dr. Duygu Erten’in verdiği seminere ilgi oldukça fazlaydı. Yeşil binalar ve ürünlerle ilgili sertifika sistemlerini anlatan Dr. Erten, “Tüm ülkelerin yeşil bina sertifikalarını aldım ve kendimiz de yapabiliriz diyerek ÇEBDİK’i kurduk. Bu benim memleketimi çok sevdiğim için hırsımdı” dedi.
BİRÇOK FAYDASI VAR
Dr. Erten konuşmasına şöyle devam etti: ‘’Karbon salınımını düşürmek için ne yapabiliriz diyerek yola çıktık. Bunun yalnızca çevresel değil ekonomik ve sosyal fayları da var. Yeşil binaların yapım aşamasında çevreye verilen zarar minimuma indirilirken peyzaj yapımında az su tüketen çiçeklerin kullanılması, doğal ışıktan faydalanılması, yağmur suyunun değerlendirilerek kanalizasyon yükünün hafifletilmesi gibi birçok faydası var” diye konuştu.
KLAVUZ HAZIRLADIK
Dr. Duygu Erten konuşmasına şöyle devam etti: ‘’Türkiye 2016 yılında LEED Yeşil Bina Sertifikası alan 10 ülke içinde 8. sıraya yükseldi. Ayrıca Türkiye’deki yeşil bina uygulamaları arasında Piri Reis Üniversitesi ve ilk yeşil kamu binası olan Küçükçekmece Belediye binası yer alıyor. LEED, İngiltere’de BREEAM, Almanya’da DGNB ve Fransa’da HQE’nin sertifikalarını ÇEBDİK olarak Türkçe klavuz şeklinde hazırladık. Yeşil bina yapacak yerlere de hibe ve düşük faizli krediler verilmesi konusunda çalışma yaptık.
EN ÇOK OKULLARDA
Yeşil binaların elektrik ve su faturaları düşüktür. Beşikten beşiğe sloganıyla bu projenin uygulanmasını arttırmayı hedefliyoruz. Yeşil bina yapımı dışında yeşil iyileştirmeyle de mevcut evler soyulup yeniden mevcut malzemelerle döşenebilir. Bu sayede yeşil binalar üretilebilir. Bu anlamda Harvard Üniversitesi tüm binalarını yeşile dönüştürmüş ve bütün uygulama sürecini de web sitesinde paylaşmıştır. Yine Harvard Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre yeşil okullarda okuyan çocuklar daha başarılı ve istifa oranlarının da daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Bu anlamda da yeşil binalar en çok okul, ofis ve otellerde kullanılmaktadır.” Seminer sonrası KTO Başkanı Sibel Moralı, Dr. Duygu Erten’e katılımı ve sunumu için teşekkür ederek plaket taktim etti.
YEŞİL BİNA NEDİR?
Bugün sürdürülebilir, ekolojik, yeşil, çevre dostu vb. pek çok isim altında karşımıza çıkan doğayla uyumlu yapılar, yapının arazi seçiminden başlayarak yaşam döngüsü çerçevesinde değerlendirildiği, bütüncül bir anlayışla ve sosyal ve çevresel sorumluluk anlayışıyla tasarlandığı, iklim verilerine ve o yere özgü koşullara uygun, ihtiyacı kadar tüketen, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmiş, doğal ve atık üretmeyen malzemelerin kullanıldığı katılımı teşvik eden, ekosistemlere duyarlı yapılar olarak tarif edilebilir.
YEŞİLİ TESCİL EDİLİR
Dünya’daki Ulusal Yeşil Bina Konseyleri’nin deneyimi, yeşil binaların yaygınlaşmasını sağlamanın en etkili yollarından birinin bu binalara bir “yeşil etiket” vermek olduğunu ortaya koymuştur. Nasıl yediğimiz yemekler veya satın aldığımız ürünler için bir “eko etiket” söz konusu ise ayni şeyi binalar için de yapmak bu binaların teşviği ve yaygınlaşması anlamında olumlu bir adımdır. Bu etiketler sayesinde bir binanın birtakım standardlar çerçevesinde yeşilliği tescil edilir.
SERA GAZI SALINIMI
Bu standartlar aynı zamanda yeşil bina tasarlamak isteyen mimar ve mühendisler için kılavuz niteliği taşır. Sosyal sorumluluklarını yerine getirdiklerini kamuoyu ile paylaşmak isteyen şirketlere de geçerli bir etiket sağlar. Yeşil yapılaşmaya yönelmek şirketler için aynı zamanda bir sosyal sorumluluk projesi olarak da görülmelidir. Binaların ve yerleşimlerin küresel ısınmaya sebep olan başlıca sera gazı olan CO2 salınımının %40’ından sorumlu olduğunu düşünürsek, mimarlar, mühendisler, şehir plancıları ve en önemlisi yönetmelikleri belirleyen devlet yetkililerine büyük sorumluluklar düştüğünü görürüz. Bina ve yerleşimlerin çevreye olan etkileri salgıladıkları CO2 gazıyla da sınırlı değildir. Aynı zamanda su kullanımının yaklaşık %12’si, atıkların %65’i ve elektrik tüketiminin de %71’inden sorumludurlar.
YEŞİL VE ÇEVRECİ
Bu rakamların büyüklüğü, binaların ve yerleşimlerin çevreye olan etkilerinin azaltılması için ayni zamanda büyük bir potansiyelin olduğu anlamına gelir. Amerika’da yapılan bir çalışma, “yeşil” veya “çevreci” olarak tabir edilen binaların enerji tüketiminde %24-50, CO2 salınımında %33-39, su tüketiminde %40 ve atıklarda %70’e varan bir düşüş sağlanacağını ortaya koymaktadır.

