Mimarlar Odası Kocaeli Şubesi, Mimar Sinan Haftası nedeniyle bazı etkinlikler gerçekleştirdi. Etkinlikler kapsamında bir de sergi organizasyonu vardı. Mimarlar Odası Taş Bina’da gerçekleştirilen etkinliğe Oda Başkanı Prof. Dr. Kamuran Öztekin, oda eski başkanı Yalçın Ergen, oda eski başkanı ve genel merkez yönetim kurulu üyesi Arsal Arısal, oda üyeleri ve vatandaşlar katıldı. Ayrıca Oda Başkanı Prof. Dr. Öztekin, bu haftanın önemine ilişkin bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Büyük ustanın ve eserlerinin önünde her zaman saygıyla eğildiklerini belirten Öztekin şunları söyledi: ‘’Biz mimarların kutladığı önemli haftalardan biri olarak bir Mimar Sinan Haftası’nı daha kutluyoruz.

DÜNYANIN ORTAK DEĞERİ
Ürettiği ve bıraktığı eserler ile yalnızca bizim değil tüm dünyanın ortak değerlerinden biri olan Mimar Sinan bu başarısını yalnızca yaşadığı döneme ve dönemin özelliklerine değil kendi birikimine, analiz yeteneğine, bilgisine ve hepsinden önemlisi sürekli bir arayış çabası ile her seferinde yeni çözümlerin peşinde olması, kendini tekrardan kaçınmasına borçludur. Bu arayış çabasının sonucu olarak ortaya koyduğu eserler, günümüzde de yerine ve önemini koruyarak, kentlerimize, kentlerimizin mekan kurgusuna, teknolojinin ve geometrinin kusursuz kullanımına, yarattığı mekanlara, mühendislik çözümlerine, mimarinin toplumdaki yer ve önemine vurduğu damganın ne olduğu ve nasıl olması gerektiği konusunda bize hala yol göstermekte, bu yüce ustaya hayranlığımızı her seferinde artırmakta, saygımızın daha da çoğalmasına neden olmaktadır.

ÜZÜLEREK İZLİYORUZ
Tabi ki Sinan’ı anlamamız ve değerini bilmemizin en önemli nedeninin cumhuriyetimizin ve bizlere kazandırdığı değerlerin, bilimsel bakış açısının olduğunun bilincinde olarak. Bu gün ise içinde bulunduğumuz koşullarda siyasetin kentlerimizin biçimlenmesinde, yapıların biçimlenmesindeki önceliklerine bakıldığında, bilimselliğin, uzmanlığın göz ardı edilmesinin yarattığı sonuçları üzülerek izliyoruz. Kaybedilen yeşil alanlar, kontrolsüz büyüyen ve yaşayamayan kimliksiz, niteliksiz taklit yapılarla dolan kentler, Osmanlı, Selçuklu denilerek kültürel, bilimsel ve teknolojik açıdan temeli olmayan yoz beğeninin hakim kılınması, acımasızca yıkılan cumhuriyet dönemi yapıları ve hepsinin özünde yıkılmak için hedef alınan cumhuriyetimizin temelleri.

SORUMLULUĞUMUZUN BİLİNCİNDEYİZ
Böyle bir ortamda tüm bilgisini, birikimini, çabasını, enerjisini, mesleğinin değerlerini, saygınlığını korumak için harcamak zorunda bırakılan ya da var olabilmek için tüm bunları göz ardı etmek durumu ile karşı karşıya kalan bir meslek grubu mensupları olarak biz mimarlar, cumhuriyetimizin ve Atamızın ilkelerinin yol göstericiliğinin izinde, sorumluluğumuzun bilincinde olduğumuzu yineliyor, büyük ustanın ve eserlerinin önünde bir kez daha saygıyla eğiliyoruz.”

