Okulun çevresini dolaştıkça binanın ciddi bir bakıma ihtiyacı olduğunu gördüm. Bahçesi mezbelelik halde. Çöp yığınları dolmuş, taşıyor. Tarihi binanın duvarları çatlak patlak olmuş!
1885 – 1886 yıllarında yapımı tamamlanmış.
1886-1887 yıllarında Mekteb-i idadi olarak hizmete girmiş.
1922 yılı başında ortaöğretim kurumu olarak düzenlenmiş ve bir ara öğrenci yetersizliği nedeniyle ilkokula dönüşmüş.
1931 yılında tekrar onarılarak ortaokula dönüştürülmüş.
31 Ekim 1945 tarihinde lise olarak hizmete başlamış.
1956-1959 yılları arası ahşap bina, betonarmeye çevrilmiştir.
1965 yılında ortaokul kısmı ayrılmış ve bina Merkez Ortaokul olarak devam etmiş.
1993-1994 yılından itibaren Gazi Lisesi olarak hizmet vermeye başlamış.
***
17 Ağustos 1999 depreminde ağır hasar gören bina, kullanılamaz hale gelmiş; bu sebeple 2001 yılında yıkılarak yerine 16 derslikli şimdiki binanın yapımına başlanılmış.
Eski mimarisine uygun olarak yeniden inşa edilen okul 15 Eylül 2003 tarihinde eğitim-öğretime açılmış.
İşte bu bina benim ortaokulu okuduğum bina.
O zamanlar ismi Gazi Ortaokulu’ydu.
***
Ben ortaokuldayken müzik öğretmenimiz “Gazi Ortaokulu Marşı”nı bestelemişti.
Hepimiz büyük bir coşkuyla bu marşı okurduk.
Şimdilerde ise Gazi Lisesi diye biliniyor.
Oysaki artık ismi Gazi Lisesi de değil.
Burası artık İzmit Anadolu İmam Hatip Lisesi ve Kocaeli İl Eğitim Tarihi Müzesi…
***
Anlayacağınız iki işlevi bulunuyor…
Biz öğrenciyken ana bina artı bir de spor salonumuz vardı.
Sonrasında okulun bahçesine bir okul binası daha yapıldı.
Belki ihtiyaçtı ama çok öngörüsüz bir iş oldu.
Çünkü böylesine tarihi bir binanın hemen karşısı yeni bina yapılmaması gerekirdi.
***
Her neyse; ben bugün neden Gazi Lisesi konusunu işliyorum biraz da onu anlatayım isterseniz.
Bugün İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, Cumhuriyet Parkın’nda bir basın açıklaması yaptı ve parktaki kafenin yenilenme çalışmasının durdurulduğunu anlattı.
Ve son dakika olarak bu durdurma işleminin Yüksek Anıtlar Kurulu tarafından alındığı bilgisine ulaştıklarını söyledi.
***
Biliyorsunuz Cumhuriyet Parkı konusu Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile İzmit Belediyesi arasında bir polemik konusu olmuştu.
Büyükşehir ‘burası benim’ dedi, İzmit Belediyesi de ‘yok hayır burası yıllardır İzmit Belediyesi’nindir’ dedi.
Parkın büyüklüğü nedeniyle, yasal olarak da İzmit Belediyesi’nin bu park üstünde hakimiyeti vardır diye açıklandı.
***
Bunlar geçmiş tartışmalar, geçmiş konular.
Ama nihayetinde bu park İzmit Belediyesi uhdesinde kaldı.
Parktaki kafenin tadilatı konusuna dönecek olursak, Başkan Hürriyet epeyce sert konuştu, tepki gösterdi.
***
Dedi ki: “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylı bir proje. Bu alan Tabiat Varlıkları tarafından korunan bir alan. Ama burası tarihi bir bina, bir alan değil. Geldiğimiz noktada başka hesaplara girilen bir noktaya geldik. Bir tadilat projesine giriştik. Bu çalışmalar birilerini rahatsız etti. Bilgi kirliliği oluştu ver birilerinin sinsi planlarına alet ediliyor. Kanunları da sopa yaparak, silah yaparak hala ve hala elimizden almak için çaba gösteriyorlar. Nasıl bunu engelleriz, nasıl vatandaşın memnuniyetsizliğini artırırız çabası burada vücut buldu. Bir kurul kararı alınıyor Gazi Lisesi’nin bu kafe ile ne alakası var? Tarihi eserlerimizi koruyacağız tabi ki ama bu kafeyi kurul kararlarının arasına sokarız çabasına girmişler. Bunun ardından önümüze çıkacak olan bir meclis kararı. Nasıl bir sinsiliktir bu?”
***
Konuyu takip etmeyenler bilemeyebilir.
Şöyle ki anlaşılan; Yüksek Anıtlar Kurulu Gazi Lisesi çevresini Tarihi Koruma Bandına almış.
Bu bant ne kadar büyüklüktedir şimdilik bilemiyoruz ama belli ki Cumhuriyet Parkı’ndaki kafeyi bile etkiliyor.
Yani Yüksek Anıtlar Kurulu’ndan izin almadan çivi bile çakamıyorsunuz.
***
Ayrıca lisenin sağ tarafında, Cumhuriyet Parkı’nın tam karşısındaki apartman da aynı koruma bandının içine alınmış!
Artık o apartmanın altındaki esnaf, ya da apartman sakinleri en küçük bir işlem için bile Yüksek Anıtlar Kurulu’nun onayını bekleyecek.
Anladığımız bu.
İşte tüm bu gelişmeler nedeniyle Başkan Hürriyet de, sırf cumhuriyet Parkındaki kafede zorluk çıkartılması için böyle bir karar alındığı iddiasında.
***
Başkan Hürriyet’in iddiası doğru mu, yanlış mı, eksik mi şimdilik bende bilemiyorum ama bildiğim bir şey var ki Gazi Lisesi ile Cumhuriyet Parkı’ndaki kafenin hiçbir alakası olmaması.
Göz var, nizam var.
Gazi Lisesi nere, park nere!
Saçma sapan bir durum bu.
Zaten mevcut bir kafe var ve mevcut kafe sökülüp yeninden yapılmıyor.
Çatısından su akmasın diye onarılıyor.
Çürüyen, dökülen yerleri değiştiriliyor vs.
***
Tüm bu gelişmelerden sonra bugün eski okulum olan Gazi Lisesi’ne giderek biraz dolaşmak istedim.
Kapıdan girdim ve beni bahçede tavuklar karşıladı.
Oradaki görevlilere sordum, bu tavuklar nedir, kimindir falan…
Bir şeyler anlattılar ama akla yatkın cevaplar alamadığımı söyleyebilirim.
Bu arada orada tavukları görmekten mutlu olduğumu da söylemek isterim.
***
Yeni binaya bir daha baktım ve gerçekten böyle tarihi bir binanın karşısına o binayı yapmanın büyük absürtlük olduğunu bir kez daha hissettim.
Okulun çevresini dolaştıkça binanın ciddi bir bakıma ihtiyacı olduğunu gördüm.
Bahçesi mezbelelik halde.
Çöp yığınları dolmuş, taşıyor.
Tarihi binanın duvarları çatlak patlak olmuş.
Bazı bölümler nemden sudan kararmış durumda.
Bahçedeki elektrik kabloları perperişan…
Beyaz merdivenler kirden görünmüyor.
***
Binanın her tarafından kablolar sarkmış durumda.
Yukarıda devasa bir Türk Bayrağı; kir pas içinde katlanmış duruyor.
Neresini anlatayım.
Gerçekten üzüldüm.
Yani anlayacağınız, kendisi korunmayan bir bina var ortada ve bu bina gerekçe gösterilerek çevresini koruma bandına alıyorlar.
Ya Allah aşkına; siz önce şu güzelim binanın kendisini bir koruyun.
Bahçesindeki tarihi dokuya hiç yakışmayan binaları bir yıkın.
Sonra gidip Cumhuriyet Parkı’ndaki kafeye müdahale edersiniz.
Öz cümle önce görevinizi yapın.
Bilmem yanılıyor muyum!













