AK Parti Milletvekili Radiye Sezer Katırcıoğlu ile İYİ Parti Grup Başkan Vekili Lütfü Türkkan 2020 yılının Mayıs ayında bir kavgaya tutuştu.
Lütfü Bey, Katırcıoğlu’nun bir fotosunu paylaşarak, camide siyaset yaptığını söyledi.
Radiye Hanım“Şehit babasına bile tahammülün yok ki camide hanımların bir araya gelmesine olsun” diye cevap verdi.
***
Sonra Lütfü Bey, Radiye Hanım’ım Körfez Belediyesi’nden paravan isimlerle ihale aldığını ima etti.
Evet gerçekten ağır ithamdı.
Sonra AK Parti Milletvekili Mehmet Akif Yılmaz devreye girdi ve “Alçak zihniyetin siyaset tarzı: Yalan ve iftira” dedi.
Başkaları da bir şeyler söyledi.
Lütfü Bey, iddiasını ispatlayamadı.
Kavga böyle başlayıp devam etti.
***
Ardından SayınRadiye Sezer Katırcıoğlu, Lütfü Türkkan’ın Dilovası’ndaki yağ fabrikası ve çiftliği ile ilgili iddialarda bulunarak suç duyurusunda bulundu.
Lütfü Bey artık iktidarın yakın takibindeydi.
Çiftlikteki kaçak olduğu söylenen yerler yıkıldı.
Hatta yıkım sırasında olaylar da çıktı; bir gazeteci darp edildi.
***
İşte o günlerde AK Parti’nin radarına giren Lütfü Türkkan halen daha o radardan çıkmış görünmüyor.
Bugün AK Parti İl Binası’nda bir basın açıklaması yapan Radiye Sezer Katırcıoğlu, yine Lütfü Türkkan’a yüklendi.
***
Katırcıoğlu, Lütfü Türkkan, ihracat yapıyorum diyerek kamu bankalarından 36 milyon dolar kredi aldı. Bu para buharlaşmış. 2017 yılında almış krediyi. Şu an buharlaşmış. Öder gibi yapmış. Hesapladık 319 milyon Türk lirası yapıyor. Bu para aziz millletimin parası. Ülkelerde dolaştırıp yüzdürüp, milletimizin parasını yok etmek değil de nedir? Bu konuda hukuki süreci başlattık. Bu konuda sus puslar. Kendisi hala o görevde durabiliyor. Bugünkü kurla 319 milyon TL nerede. Ukrayna’da mı, Tacikistan’da mı, Makedonya’da mı? Bu bahsi geçen para ile kaç öğrenci yurdu yapılır. Kaç yangın söndürme uçağı alınır. Kaç genç işsizimize iş, aş olur? Ölü taklidi yapsalar da bu para milletin hakkıdır, alınacaktır. İstifa et bu millete yük olma.”diyerek saydı da saydı.
***
Aynı bir muhalefet milletvekili gibi konuştu Katırcıoğlu.
Hatırlasınız, yakın bir zamanda muhalefet partileri “128 Milyar Dolar nerede?”diye bir kampanya başlatmıştı.
Diğer yandan Lütfü Bey’den bahsedilen 36 Milyon Dolarla ilgili şu ana kadar bir yanıt gelmedi.
Yakın bir zamanda gelir mi onu da izleyip göreceğiz.
***
Bir vatandaş olarak ister muhalefet milletvekili olsun, ister iktidar milletvekili olsun, kamu bankalarından çekilen ve ödenmeyen kredilerin peşine düşmelerini doğru buluyorum.
Eğer Merkez Bankası’ndan da 128 Milyar Dolar para buharlaşmışsa onu da sormalarını doğru buluyorum.
***
Halkın parası bunlar.
Tüyü bitmemiş yetimin hakkı var.
Ama Sayın Katırcıoğlu’ndan naçizane bir de ricam olacak; hazır el atmışken, şu Yıldırım Demirören’in Ziraat Bankası’ndan çekip kullandığı ve geri ödenmediği söylenen 750 Milyon Dolar’ında peşine düşse.
***
Ne kadarı ödenmiş, ne kadarı ödenmemiş, hiç borç kalmış mı biz de öğrensek.
Bir de şu meşhur 5’li müteahhitlerin9 Milyar TL’lik vergisinin sıfırlandığı iddiaları var.
Birçok avantajlar sağlandığı söylentileri var.
Keza esnaf inim inim inlerken, vergi sıfırlamaları insanın ağrına gidiyor.
Bir de şunu soralım mesela; yerli otomobil denince Fikri Işık’ın Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı döneminde, “Saab marka aracın fikri mülkiyet hakkını satın aldık” denerek İsveç’e gönderilen 47 milyon Euro gönderilmişti.
Ne oldu o Saab!
Ne satın aldık biz neye yaradı!
47 milyon Euro az para mı?
***
Bir konu daha söylemek isterim; Büyükşehir Belediyesi 2008 yılında, Belsa A Blok’u, KDV hariç 44 milyon TL’ye MaanGuarantee Holding’e satma kararı almıştı.
Firma 1 Milyon 244 bin TL’lik bir geçici teminat bedeli verdi.
Holding bu parayı ödeyemedi ve doğal olarak da 1 Milyon 244 bin TL’lik bir geçici teminat bedeli Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne kalacaktı.
***
İşte o zaman Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne verilen teminatın dünyada geçerliliği olmayan bonolar olduğu ortaya çıktı.
İşin komik tarafı koskoca holdingin merkezi Kütahya Tavşanlı’da bir inşaat görünüyordu.
1 Milyon 244 bin TL buhar oldu.
Daha çok şey sayabilirim elbette ama şimdilik bu kadarla kalsın.
İşte bu konularda da halk olarak bilgilenmeyi, gerçeği öğrenmeyi, hakkımızı aramanızı çok isteriz!
Ergün Demir

