Bu koltuk denen şey ne tatlı bir şeymiş arkadaş.
Bir kere bir koltuğa oturan kişi bir daha o koltuğu terk etmemek için elinden geleni yapıyor.
Sanki babasının malı!
Türkiye’de bunun örnekleri çok…
***
Siyasi partiler için, odalar için, dernekler için ve sendikalar için aynı şey geçerli…
Gerçekten bu koltuk aşkının çok tipik örnekleriyle dolu ülkemiz.
TESK Başkanı Bendevi Palandöken, TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu bu anlamda “güzel” örnekler.
Odalar da böyle de sendikalar da farklı mı?
Değil elbette…
Bu anlamda sağı-solu hiç fark etmiyor; koltuğu kapan asla bırakmış.
***
Lafı Türkiye’nin en büyük sendikalarından TÜRK-İŞ’e bağlı Belediye İş Sendikası’na getirmek istiyorum.
Daha doğrusu sendika başkanı Nihat Yurdakul’a…
Biliyorsunuz Belediye-İş Sendikası’nın, Türk-İş çatısını altında olmakla birlikte daha sol, sosyal demokrat bir duruşu var.
***
Genel Başkan Nihat Yurdakul da yanlış bilmiyorsam bu sendikanın 30 yıllık genel başkanı…
Oldukça keskin ve sol bir jargona sahip olan Yurdakul dün başlayan ve bugün seçimleri yapılan 13. Olağan genel kurulda yeniden başkan adayı olmuş.
Anlayacağınız 30 yıl yetmemiş Yurdakul’a(!)
***
Dün Ankara Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) Konferans Salonu’nda başlayan kongre süreci ile ilgili gazetelerden biraz araştırma yaptım.
Kongreye CHP’den de yüksek düzeyde katılım olmuş.
Başkan Yurdakul yukarıda da dediğim gibi üst perdeden konuşmuş.
Laiklik demiş, adalet demiş, demokrasi demiş,
***
“Kahrolsun ABD emperyalizmi yaşasın bağımsız Türkiye” demiş.
İşçi sınıfı birleşmeli demiş.
Mevcut iktidarı işçi sınıfı artık iktidarda tutmayacak demiş.
Yurdakul bir de Cumhuriyet için “narkoz” ifadesini kullanan Memur Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’a da tepki göstermiş.
Demişte demiş…
***
Sonra ne olmuş efendim?
Konuşmalar bitip sandık kurulunca “ben yine başkan adayıyım” diye çıkmış ortaya.
Bitmiş mi?
Bitmemiş..
Bir de oğlu Murat Yurdakul’u 1. sıradan aday göstermiş.
Ben bu yazıyı yazdığımda sandıklar açıldı mı, sonuç ne oldu bunun bilgisini bilmiyordum.
***
Vallahi çok da ilgimi çekmiyor açıkçası ama anlaşılan oğul Murat Yurdakul kuvvetle muhtemel 130 bin üyesi bulunan Belediye İş Sendikası’nın genel merkez yöneticilerinden biri olacak.
Sonrası için de bir şeyler düşünülmüştür elbette ama farazi konuşmaya gerek yok.
***
Peki kimdir bu Murat Yurdakul…
Nihat Yurdakul’un oğlu olmanın dışında ne vasıfları vardır?
Nerede işçi olmuştur, ne zaman seçilmiştir, hangi mücadeleleri vermiştir, neden bu kadar hızla yükselmiştir…
İşte bununla ilgili de google’den bir araştırma yaptım.
Efendim zank diye Evrensel gazetesinde bir haber çıktı karşıma…
***
Konunun detayını buradan anlatmayacağım ama inanın benim bile yüzüm kızardı.
Sadece şunu söyleyeyim, haberin başlığı şuydu:‘Murat Yurdakul’a dolandırıcılıktan ceza”
Haber halen daha sitede durduğuna göre doğruluğundan şüphe duymamak gerekiyor.
***
Merak eden daha detaylı baksın…
Diyeceğim o ki, bir insanın özü ile sözü bir olmalı…
Hele hele bir emek örgütünün genel başkanı iseniz, solcu, sosyalist olarak kendinizi tanımlıyorsanız, söyledikleriniz ile yaptıklarınız birbiriyle örtüşmeli…
Aksi durumda, ne kadar da gizleseniz, ne kadar da kendi çevrenizde ördüğünüz kozanın koruması altına girseniz, bu sizi kurtarmaz.
Birileri de çıkıp size “Kral Çıplak”der…
Mutlaka der.

