Perşembe, 24 Eylül 2026 24.09.2026
9°C
USD 48,85
EUR 55,59
Altın 6.709
Benzin 80,80
Dizel 91,20

Törk: İlçe yönetimi tarafsız davranmadı

CHP Darıca Belediye Başkan aday adaylarından Yakup Törk, “Törk, Çalışkan’dan takım elbise de giyer mi?” başlıklı yorumum üzerine aradı. Ben de kendisine, yanıt hakkı olduğunu hatırlattım.

Törk: İlçe yönetimi tarafsız davranmadı

Bu arada fazla bilinmediğinden antiparantez hatırlatmakta fayda var: Gazetecilik mesleğinde kişilerin aleyhlerinde her tür yorum veya habere dayalı, ulusal ve evrensel zeminde hakkıdır. Şahsımda gazetecinin, muhataba lütfu falan değil, bildiğiniz haktır. Öyle, “Noterden gönderme” falan da gerektirmez. Vakit ve nakit kaybından öteye geçmez. Yanıt hakkının tanınmaması halinde başvurulabilir.

İlgili yorumda detayı var. Bir vakaya istinaden;

Belgeleyemediğim bir şu söylem kaldı: O ziyaret sonrası CHP İl Örgütü’nde ilçe başkanlarının katılımıyla gerçekleşen toplantıda Selahattin Kaya, Yakup Törk’ün üzerine yürüdü mü, yürümedi mi?

diye yazmış daha doğrusu sormuştum.

“Selahattin Kaya olayı yanlış. Benim üzerime kimse yürümedi. Öyle bir vaka asla olmadı, kendisiyle hala görüşürüz” diye yanıtladı.

Aday gösterilen Saide Arslan Çalışkan’a bir kızgınlık veya kırgınlığının olmadığını, hatta yakın akrabalarının Çalışkan’ın yakın akrabaları ile diyalog halinde olduğunu söyleyip özetle ekledi:

“Saide Hanım, CHP Darıca İlçe Örgütü’nde kendi hakimiyetini, ‘Varsın, belediyede AKP iktidarı devam etsin’ diyenlerin oyununa geldi. Maalesef, onu da üzecekler. 31 Mart sürecinin mağdurlarından biri olacak. Saide Hanım’ın üzülmesin isterim. Bugünden itibaren üzecekler ve aday olduğuna pişman olacak.

Benim mücadelem AKP’ye karşı.

Anketlerde gördük.

Belediye başkan adayımızın açıklanması sonrası bana gelen destekleri gördük. Tüm kızgınlığım ve kırgınlığım bir beş sene daha yerelde AKP iktidarının sürecek olmasındandır.”

CHP Darıca İlçe Örgütü’nde iki dönem ilçe başkanlığı yapmış bir partili olarak son kongrede İlçe Başkanlığı’na seçilen Hüseyin Cihan Özaltan’a ‘Hayırlı olsun’ ziyaretine gitmesinin de gayet olağan olduğunu belirten Yakup Törk, yine özetle şunları kaydetti:

“İlçe başkanı ve yönetimden aday adaylığı sürecinde tarafsız olmalarını, bütün aday adaylarının kendilerini ifade edebilmesini sağlamalarını istedim. Bizzat Ali İhsan Kösali ve İlçe Başkanı Özaltan tarafından Ankara merkezli yürütülen çalışmalarda da, ‘Üç kurultay delegesi değişime oy verdi’ denilerek, bir kara propaganda uygulandı.

Eğer tarafsız bir aday belirleme yöntemi olsaydı; şu çok net bilgidir ki bölgemizde görevlendirilen Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün tarafından hazırlanan kamuoyu araştırmasına dayalı raporda benim ismim çıktı.

Gayet net bir şekilde, alınan yanlış bir karar var ve bu kararın nasıl alındığını sormama rağmen, bana yanıt verilmedi. Genel merkez bana, ‘Şu şu şu sebeplerden ötürü aday belirledik’ diye açıklama, yapmadı.

Bölge milletvekilleri de Darıca’daki ayak oyunlarına dahil oldu. CHP bu hastalıktan kurtulmalı.

Toplumda karşılığı olan bir siyasetçiyim. Adayın açıklanması sonrası beni en çok arayanlar, başka partililer. AKP’ye oy vermiş seçmenler de vardı. ‘Aday gösterselerdi oyum sana idi’ dediler.

Yönetim, geçen dönem oluşturduğumuz ittifakı yine oluşturabileceğimizden rahatsızdı.

Ne yazık ki Saide Hanım da bu oyunun figüranı oldu…”

Yakup Törk ile gerek ilçe başkanlıkları, gerek belediye başkan adaylığı sürecinden hatta daha öncesinden de oluşan bir hukukumuz var.

Kendisine iki defa ve üstüne basa basa, tanımlamada ‘İthal aday’ kelimelerinin tercih edilmesinin doğru olmadığını söyledim. Kendisi de kısmen kabullendi, diyebilirim. Muhtemelen, bundan sonraki süreçlerde Darıcalı olmadığını, Darıca’da oturduğunu düşünmediği kişilerin Darıca’da belediye başkan aday olamayacağına dair –haklı haksız- propaganda yapıp söylemde bulunurken, ‘İthal aday’ ifadesine başvurmayacaktır.

‘Sohbette kalsın’ dediği bölümleri sohbette bıraktım.

Açıklaması üzerine de elbette fikrim, düşüncem var ancak bu yorumda yer vermeyi doğru bulmuyorum.

Bir tek bir ara, ‘Partim zarar görmesin…’ deyince içten içe gülümseyip, ‘Ha şunu bileydin de o açıklamayı sosyal medyadan yapmayaydın’ diyesim geldi, demedim.

Yorumumda başka şeyler de yazılıydı. Hatırlatmadım, gerek duymadım. Yorum hala yerinde duruyor. Onlara da açıklama getirseydi, elbette yine yazardım…

Klasik ifadeyle bağlayayım bugün…

Takdir, kamuoyunundur…