Cumartesi, 3 Ekim 2026 03.10.2026
14°C
USD 49,06
EUR 55,18
Altın 6.543
Benzin 85,10
Dizel 95,30

Uslu: Güç zehirlenmesi yaşıyorlar

Saadet Partisi Kocaeli Milletvekili adayı Sedat Doğu Uslu, “Çıkın tüm sokaklarda büyük büyük AK Parti bayrakları var, her taraf dolmuş. Bu güç hegemonyası, bu güç zehirlenmesi nedir Allah aşkına! Sen bir çok şeyin değerini kardeşlik elden gittiğinde anlayacaksın” dedi

Uslu: Güç zehirlenmesi yaşıyorlar

24 Haziran seçimleri bir kesim tarafından baskın seçim olarak adlandırılıyor. Bu seçimlerin çok erken olduğu ortada. Siz Saadet Partisi olarak seçimlerin bu kadar erken bir tarihte yapılmasından nasıl etkilendiniz?

Biz Saadet Partisi olarak bir baskın seçimle karşı karşıya kalabileceğimizi zaten ifade etmiştik. Bu baskın seçimde temel prensip, yolun bittiği, denizin tükendiğidir. En geç Kasım ayında bu seçimlerin olacağını düşünüyorduk ama Haziran oldu. Bizim için bir sürpriz olmadı. Hazırlıklı mıydık; hiç olmadığı kadar hazırlıklıydık. Tüm bunlara rağmen seçimi Haziran’a kadar sıkıştırabileceklerini açıkçası ben düşünmedim. Biz bu seçime baskın seçim diyoruz. Önemli olan seçim kararının alınmasıdır. Bu kararın alınması bile bu ülke için önemli bir gelişmeye işarettir. Millete bir fırsat sunuldu, bu fırsat iyi değerlendirilebilirse, iyi yorumlanabilirse ülkemiz için bir kurtuluş olacaktır. Benim yüreğimden şöyle bir şey geçiyor; ben zannediyorum ki Sayın Cumhurbaşkanımız da vicdanen bu seçimi hızlı bir şekilde kaybetmek istiyor. Çünkü hiç tamir edilemeyecek kadar zor bir sürecin içerisine girdi. Bundan sonraki yol cenabı hak muhafaza eylesin çok ciddi bir uçurum. Biz bunu müşaade ediyoruz. 2023’e geliyoruz, cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıl dönümü. Çok farklı siyasi partilerin vaadleri var ama Sayın Cumhurbaşkanının vaadleri vaad değil. Kek dağıtmak, çay dağıtmak, kıraathane açmak bu milletle dalga geçmek anlamına gelir. Ben bu tip projeleri kendisine de bu millete de yakıştıramadım. Biz millet olarak böyle vaadleri hak edecek biz ne yaptık? Biz bedava kek isteyecek kadar küçüldük mü ki sen bize bunu vaat ediyorsun? Resmi rakamlara göre işsizlik sayısı 4 milyon, resmi olmayan rakamlara göre işsizlik 7 milyonun üstünde. Ve biz oturup da bunu konuşamıyoruz.

BEREKETLİ OLDU

Seçimlerin Ramazan ayına denk gelmesi sizi nasıl etkiledi?

İlk defa Ramazan ayında bir seçim kampanyası yürütüldü. Bizim için de bir tecrübe oldu bu. Ama kendi içerisinde de ciddi bir zorluğu olduğunu kabul etmek lazım. İnsanlar yaklaşık 17-18 saat aç ve susuz kalıyor, sizi dinleyenin de algıları kapalı oluyor. Ama yine de en iyi şekilde çalışmaya özen gösterdik, geceleri çalıştık, sahurumuzu dahi yapmadığımız zamanlar oldu. Hamdolsun, güzel oldu, bereketli oldu ama sığ ve dar oldu.

SORUNLAR KONUŞULMUYOR

Aday olduğunuzdan bu yana sokaktasınız. İnsanlara ne anlatıyorsunuz?

Biz sahada gerçek sorunları konuşamıyoruz. Ekonomik sıkıntılar ciddi boyutta. Ben marketçiyim, soğanı toptan 6.5 liraya alıyoruz, bunu nasıl hangi fiyata satacağız? Dolar 5 liraya çıkmış bunu oturup konuşamıyoruz. Uyuşturucu yaşı 10’a inmiş bunu konuşamıyoruz. Okullarda öğrenciden çok veli var, aileler çocukları için kaygılı. Bu sayı sokakların ne kadar güvensiz olduğunu gösteriyor. Çok ciddi bir sıkıntıyla karşı kaşıyayız ama biz bunları oturup müzakere edemiyoruz. Arazide konuştuğumuz şey milli misin, değil misin, vatansever misin, değil misin. Çok enteresan şeyler konuşuluyor sokakta. Bu tartışmaları ortaya atanlar memleketin geleceğine dinamit koyuyor.

NUMARA YAPANI UYANDIRAMAZSIN

Gerçek sorunları konuşmakta zorluk yaşadığınızı söylediniz. Neden?

Şöyle bir şey, uyuyan adamı uyandırmak kolaydır ama uyumuş numarası yapan birisini uyandıramazsın. Biz sokakta gidebildiğimiz her yerde derdimizi anlatıyoruz, gerçekten uyuyan adama anlattığımızda, ‘Alllah sizden razı olsun’ diyor. Hala ısrarla uyuma numarası yapanlara diyecek hiçbir şeyimiz olmuyor. Çünkü zaten numara yatıyor. Adama anlatıyoruz, 15 yıldır bir sürü fabrikamız özelleştirildi. Bundan 61 milyar dolar gelir elde edildi. Hazineye para girdi. Özelleştirme ranta dönüşmezse biz buna karşı değiliz, daha önceleri de söyledik bunu. 15 yıldır 243 milyar dolar faiz lobisine para verilmiş. O 61 milyar dolara özelleştirdiğiniz fabrikaları şimdi 600 milyar dolara kuramazsınız. Şimdi biz bunları konuşmayacak mıyız. Bazen kahvede anlatıyoruz bunları, inanmayanlar 10 dakika araştırdıktan sonra bizden özür diliyor. Hakkınızı helal edin diyorlar. Sonra da ‘Bize bunları neden söylemiyorlar?’ diye soruyarlar. Halkımızın doğru yönlendirildiğini düşünmüyorum. İnsanlar çok büyük bir yalana inandırılmış durumda.

Millet İttifakı sizin açınızdan, yani barajın sıfırlanması anlamında kıymetli oldu. İttifak yapmanın faydası yanında sizin açınızdan sıkıntıları var mı?

Şimdi şöyle biz bir şeye inandırılıyoruz, bu ülkede ya sağcı olacaksın, ya solcu olacaksın. Aslında biz sağcı falan değiliz, biz solcu falan da değiliz. Biz Müslümanız, böyle bir duruş sergilemenin peşindeyiz. Aslında böyle bir duruş bizi Millet İttifakı’na itti. Hem 80 milyonu kucaklamayı hedefleyeceksin, hem kendinden olmayanları değişik şeylerle suçlayacaksın. Bu olmaz. Bizim Millet İttifakı’nda yaptığımız işbirliği seçim barajını ortadan kaldırdı ve uç kutuptaki bu insanların ülkenin geleceğine sahip çıkmasını sağladı. Çok önemli bir şey. Saadet Partisi’nin iktidara gelmesi durumunda da biz herkesi, bizden olmayanları da kucaklayacağız. Bize gönül veren seçmenimizden başka birine asla bir hakaret, ihanet yaftası duyamazsınız. Ama şunu görüyorum ki, bugün bize insafsızca saldıranlar maalesef iktidara gönül vermiş kardeşlerimiz.

Son olarak Kocaeli halkına ne söylemek istersiniz?

Kocaeli’de bir uyanış var. Kesinlikle var. Kime dokunuyorsak bunu görüyoruz. Gezdiğimiz her alanda yüzde 95 insan gözümüzün içine bakarak bizi dinliyor. Çirkince yaftalar var mıydı, mutlaka vardı. Biz CHP ile işbirliği yaptık diye bizi Allah’ın ve resulünün düşmanlığıyla suçladılar. Böyle bir şey olabilir mi? CHP, amca değil midir, teyze değil midir, camide birlikte saf tuttuğun adam değil midir? Gıda aldığın marketçin değil midir, benzin aldığın pompacı değil midir? Hepimizin farklı anlayışları olabilir ama bu bizim düşmanlaşmamıza neden olmamalı. Son iki günümüz kaldı, Saadet Partilileri ne kadar seviyorsam AK Partilileri de o kadar seviyorum, Saadet Partilileri ne kadar seviyorsam CHP’lileri de o kadar seviyorum. İnanıyorsa, Müslümansa benim kardeşimdir. Temel amacımız insanlarımızın kucaklaşmasıdır. Şu örnekle bitirmek istiyorum; terazinin bir kefesine ekomik sorunları, adaletin çöküşünü, eğitim sorunlarını, sürekli aldanmaya meğilli bir liderimiz olmasını koyun, diğer tarafa da kutuplaşmayı, ötekileşmeyi, düşmanlaşmayı ve gruplaşmayı koyun. Emin olun kutuplaşma, düşmanlaşmanın olduğu kefe çok daha ağır gelir. Diğer kefedeki sorunlar çözülür. Biz iktidara geldiğimizde doların ateşini düşürürüz, adaletin çöküşünü engelleriz, eğitim sorununu çözeriz, mazotun fiyatını düşürürüz. Vurduğumuz aşıyla bunları aşarız ama kutuplaşma ve kamplaşma sorunu ne olacak? Asıl sıkıntı bu. Bunu asıl çözmemiz gerekiyor. Genel başkanımız betonun yenmeyen bir şey olduğunu bunlar bir gün anlayacak dedi. Paranın yenmeyen bir şey olduğunu bunlar bir gün anlayacaklar. Şimdi çıkın tüm sokaklarda büyük büyük AK Parti bayrakları var, her taraf dolmuş. Bu güç hegemonyası, bu güç zehirlenmesi nedir Allah aşkına! Sen bir çok şeyin değerini kardeşlik elden gittiğinde anlayacaksın. Allah muhafaza. Sadece ben kazanayım mantığıyla hareket etmemek lazım, millet kazanmalı.