***
Bir ücretlinin maaşının yüzde 35’inin daha hesaba yatmadan elinden alınmasının hiçbir mantıklı açıklaması yoktur.
Yıl sonuna doğru işçiler neredeyse devlete borçlu çıkacaklar…
İnsanın Ocak maaşıyla, Aralık maaşı arasında ciddi oranda bir fark olur mu?
Böyle düzen olur mu?
***
İşçiler bağırıyor!
Sendikalar bağırır gibi yapıyor…
Hükümet sus pus…
***
Enflasyondan daha beteri olan, işçilerin canına okuyan vergi dilimleridir.
Asgari ücretli çalışan bile üst vergi dilimine giriyor.
Bir işçi yılda 2-3 ay sırf vergi ödemek için çalışır mı?
Bu adaletsizliğin karşısında durması gereken sendikaları uyandırmak için kulaklarına su kaçırmalı.
***
Ücretliler diyor ki;
“Bana ocak ayında verdiğiniz maaşı, aralık ayında da verin”
Ama ne hükümet, ne de sendikalar duymuyor, görmüyor, anlamıyor.
Uyuyanı uyandırırsınız ama uyuma numarası yapanı uyandıramazsınız.
Çünkü numara yapıyor…
İşçi kardeşim!
Hakkını sana vermezler…
Sen alacaksın…
***
İşçilerin kaz gibi yolunduğu bu vergi sistemiyle, çalışanın maaşı çalınmaktadır.
Muhalefetin vergi dilimleri ile ilgili girişimleri yeterince dillendirilir haber yapılırsa, iktidar bu işi yapabilir.
Örnekleri var KYK borçları, emekliye bayram ikramiyesi vs.
Ama işçiler ve sendikaları uyumaya devam ederse muhalefet ne yapsın.
***
Zam aldıkça eline geçen para kuşa dönen tek ülkeyiz.
Yönetenler iyice Robin Hood’a bağladılar.
Onu da yanlış anladılar…
Zenginden alıp fakire vereceksiniz!
Siz fakirden alıp zengine veriyorsunuz.
Ücretler çalıştığının emeğinin karşılığını zaten alamazken bir de üstüne bu adaletsizlik çok fazla.
Farkında olup kulağının üstüne yatanlar bu emek hırsızlığının bedelini öderler bir gün elbet.
***
Yoksulluk sınırının altında kalan maaşları vergi dilimine sokmak, işçiye yapılan en büyük ayıp değil mi?
İşçi kardeşim bu senin kaderin değildir.
Değiştirmek senin elinde…
Unutma!

