Pazartesi, 21 Eylül 2026 21.09.2026
16°C
USD 48,80
EUR 56,03
Altın 6.823
Benzin 80,70
Dizel 96,60

Yalıncan’dan dip çamuru temizliği uyarısı: Mutlaka sualtı arkeologları gözetiminde olmalı

İzmit Körfezi dip çamuru temizliği hızla devam ederken, kent tarihine duyarlılığıyla bilinen Sedat Tuna Yalıncan’dan dikkat çeken bir uyarı geldi. Bölgede antik dönemden kalma çok sayıda tarihi eser olma ihtimalinin çok yüksek olduğunu belirten Yalıncan, “Çalışmaların mutlaka sualtı arkeologları gözetiminde yapılmalı. Yoksa telafisi imkansız sonuçlar doğabilir” dedi

Yalıncan’dan dip çamuru temizliği uyarısı: Mutlaka sualtı arkeologları gözetiminde olmalı

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’nin en büyük çevre projesi olarak adlandırılan İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizliğine hızla devam ediyor. Büyükşehir, Körfez’in doğu baseni çamur temizleme çalışmasına 2 Mayıs’ta başladı. Çalışmalar son hız devam ederken, kentimizim tanınan diş hekimlerinden ve kent tarihine duyarlılığıyla bilinen Sedat Tuna Yalıncan’dan dip çamuru uyarısı geldi. Bölgede antik dönemden kalma tarihi eserler olma ihtimalinin çok yüksek olduğunu belirten Yalıncan, çalışmaların mutlaka sualtı arkeologları gözetiminde yapılması gerektiğini vurguladı. Yalıncan’ın açıklaması şöyle:

ÖNEMLİ ARKEOLOJİK ÖZELLİKLER

Başta sanayi kirliliği olmak üzere aşırı kirlenmiş olan İzmit Körfezi’nin temizlenmesi düşünce ve projesine karşı çıkmak mümkün değildir. Doğal yaşamın güçlenmesi ve turizm aktivitelerinin artması için İzmit Körfezi’nin temizlenmesi zorunluluk. Bu temizliğin, dünyanın bütün diğer kıyı kentlerinde olduğu gibi aerobik ve anaerobik kademelere sahip olan çok yüksek kapasiteli Biyolojik Arıtma Tesisleri ile yapılması gerekir. İzmit Körfezinde halen yeterli sayıda Biyolojik Arıtma Tesisi yoktur ve onlarcasının hızlı bir şekilde yapılması gerekir. Aksi takdirde yaz aylarında oluşan müsilaj felaketinden kurtulmanın ikinci bir çaresi yoktur. Ancak en kritik konu, İzmit Körfezi’nin başka su alanlarında bulunmayan oldukça önemli arkeolojik özelliklerinin mevcut olmasıdır. İzmit’in antik dönemdeki adı Nikomedia’dır ve Doğu Roma İmparatorluğu’na İstanbul’dan önce başkentlik yapmıştır.

ASTAKOS LİMANI

Nikomedia’nın yani bugünkü İzmit’in tam karşısında, bugünkü Başiskele’de ise yine kendine ait bir limana sahip olan antik Astakoz kenti bulunmakta idi. Antik Roma donanması da bugün Büyükşehir Belediyesinin dip kazısı yaparak çamur çıkartmak istediği İzmit Körfezi’nin uç noktası olan doğu baseninde bulunmakta idi. MS 2. Yüzyılda dünyanın 4. Büyük kenti durumunda bulunan Nikomedia limanı yüzlerce gemiyi barındıracak büyüklükteydi ve günümüzdeki Yelken Kulübü binasından Mannesmann fabrikasına kadar uzanan, bugün büyük bir kısmında Sekapark’ın bulunduğu kıyı şeridinde bulunmakta idi ve 1 kilometreden daha uzundu. Astakoz limanı ise, İzmit Körfezi’nin Güney-Doğu kısmında bugün Naila kafenin bulunduğu kısımdan başlayarak Seymen Garnizonunun önlerine kadar uzanmakta idi.

SAYILAMAYACAK KADAR ANTİK GEMİ BATIĞI VAR

Kocaeli Büyükşehir Belediye’si öncelikle Körfezin Güney Doğu noktasından, yani Antik Astakoz Kenti’nin limanının bulunduğu noktadan başlayarak denizin zeminini kazıyarak derinleştirmek ve zeminde mevcut olduğunu iddia ettiği alüvyon birikintisi çamuru çıkartmak istemektedir. Uzun yıllardan beri bu noktada dalışlar gerçekleştirdiğimiz için Başiskele bölgesinin dip yapısının doğal kum olduğunu ve burada birikmiş bir alüvyon çamuru mevcut olmadığını biliyoruz. Çamur, bugünkü Körfez sanayi sitesi ve Fuar alanı arasında sularını Körfeze boşaltan iki tane derenin deltasında bulunmaktadır ki, bu kısım su kuşlarının da üreme alanı alan bir Sulak Alan olduğu için Doğa Koruma Alanı ilan edilmiştir. Antik Liman Sahalarında ve açıklarında yüzlerce batığın bulunduğu bu noktalarda iş makinaları ve kepçelerle rastgele yapılacak hoyrat çalışmalar bu narin batık ve içlerindeki arkeolojik materyali yok edecektir. Bu çalışmaların mutlaka sualtı arkeologları gözetiminde yapılması gerekir.

TELAFİSİ İMKANSIZ SONUÇLAR DOĞMASIN

Bu yapılır ise İzmit, belki de dünyanın en zengin arkeolojik batık müzesine sahip olabilecektir. Aynı durum Çeşme Limanı ve Yenikapı Metro inşaatı sırasında ortaya çıkmış, inşaatlar durdurulmuş ve arkeolojik kazılar tamamlandıktan sonra inşaatlara tekrar izin verilmiştir. Bu açıdan bakıldığında körfezin arkeolojik niteliklerini göz ardı ederek yapılacak dip temizliği çalışmaları bir arkeoloji katliamına neden olacaktır. Bu nedenle körfez dibi batıklarını inceleyecek sualtı arkeologları istihdam edilene ve eserlerin kazanılması için gerekli tedbirler alınıncaya dek dip temizliği çalışmalarının sürdürülmesi telafisi imkansız sonuçlar doğuracağı için, bu hayati öneme sahip arkeolojik alanlarda rast gele çalışmaların yapılması açıkça hukuka aykırıdır.