Derince Belediye Başkanı Ali Haydar Bulut ilginç bir profil.
Kendince bazı ilkeleri var.
Elbette her insan aynı olmaz, her belediye başkanı da aynı olmaz.
İlkeli olmak, tutarlı olmak saygı duyulması gereken bir şey elbet.
Zaman zaman kendi partisiyle bile ters düşme pahasına doğru olanı yapmak ta kıymetli bir davranış.
Fakat bazı evrensel ilkeler var ki onlara uymak her belediye başkanının görevidir.
Ve demokrasinin gereğidir.
Bunun aksini yapmak “Dik durmak”, “Boyun eğmemek” gibi sıfatlarla tariflenemez.
***
Konumuza gelirsek…
Bilindiği üzere Derince Belediyesi’nde bu günlerde 117 işçiyi ilgilendiren toplu sözleşme görüşmeleri devam ediyor.
Fakat Başkan Bulut, bu süreçte ne sendika, ne de işçi tanıyor.
“Dediğim dedik, çaldığım düdük” hesabı.
Nuh diyor, peygamber demiyor.
Belki de bu davranışını kendisi “Dik durmak” olarak tanımlıyor olabilir.
Ama öyle değil maalesef.
Çünkü “Ben böyle uygun gördüm” mantığı bu çağın yaklaşımı olamaz.
***
Mesela ne diyor Sayın Bulut: “Sendikaya “0”, işçime ise yüzde “3+3” zammı uygun gördüm!”
Başka ne diyor peki: “Sendika ile hiçbir şekilde görüşmem.”
Neymiş efendim, 2004 yılında, zamanın Belediye Başkanı Aziz Alemdar, aday olamayacağını anlayınca, Hizmet İş Sendikası’nın talebini kabul etmiş ve yüksek bir toplu sözleşmeye imza atmışmış.
Kendisi de o zamanlar belediye başkanlığına adaymış.
Komediyi görüyor musunuz?
Sayın Bulut, böyle bir mantık olabilir mi?
Peki 2009 yılında sizin ek protokol ile yaptığınız yüzde 15 zamma ne diyeceksiniz?
***
Birincisi, beğenin ya da beğenmeyin, sizin karşınızda yetkili bir sendika var.
Bunu muhatap olarak kabul etmem demek kadar saçma bir şey olabilir mi?
İkincisi, bu sendika yüzde 20 değil, yüzde 100 de zam isteyebilir?
Kendi işçisinin gelirini korumak sendikanın birinci görevidir.
Ne kadar yüksek zam alırsa o kadar başarı sayılır.
Ayrıca o para sizin kendi işçinizin cebine giriyor, bunu unutmayın.
***
Belediye başkanlarının, ya da belediye başkan adaylarının konjoktürel durumu sendikayı ve işçiyi ilgilendirmez.
Üçüncüsü, siz birilerine kızacaksanız, kızacağınız kişi, sendika veya işçiler değil, kendi partinizden olan, dönemin belediye başkanı Aziz Alemdar olmalıdır.
Aziz Alemdar’a kızıp işçiye, sendikaya “Fırsatçılık yaptılar” demek olur mu?
Sayın Bulut, bu sizin yaptığınıza dik durmak falan denmez.
Böyle düşünüyorsanız bu düşüncenizden bir an önce vazgeçmelisiniz.
Çünkü fena halde yanılıyorsunuz.
Bugün bunu anlamazsanız, yarın mutlaka anlayacaksınız.
Buna emin olabilirsiniz?

