Bugünlerde gündem Haluk Levent…
AHBAP Başkanı Haluk Levent şimdilerde gözaltında…
Gazetelerden gördüğüm kadarıyla boyunu aşan işlere kalkışmış..
Milyar milyar paralar havada uçuşuyor.
O hesaptan bu hesaba akan paralar; satılan-alınan dükkanlar, iş
yerleri vs vs.
***
Karmakarışık ilişkiler silsilesi.
Bu işin sonu nereye varacak, konuya kimler dahil edilecek, kimler
sıyrılacak onu daha sonra göreceğiz ama ortada büyük bir pisliğin
olduğu aşikar.
Her neyse herkes hukuk karşısında savunmasını yapsın, varsa cezası
çeksin…
***
Fakat benim dikkat çekmek istediğim başka bir konu var.
Haluk Levent denilen adamın muhalif kabul edilerek, bunun
üzerinden muhalefete saldırılması konusu…
Sosyal medyada Haluk Levent üzerinden muhalefet linç edilmek
isteniyor.
***
Örneğin az önce gördüm; bir vatandaş sosyal medya hesabına, Özgür
Özel, Ekrem İmamoğlu ve Haluk Levent’in fotoğraflarını yan yana
koyarak veryansın etmiş.
Bakın bunların hepsi aynı demeye getirmiş.
İktidar yanlısı gazeteler de işin bu boyutuna daha çok ilgi gösteriyor.
***
Bazı kesimler de, Haluk Levent’in deprem döneminde devleti aciz
gösterdiğini, hükümeti rencide ettiğini, kendisinin de sonunda
maskesinin düştüğünü söylüyor.
Anlayacağınız iş Haluk Levent konusu olmaktan çıkartılmış ve
muhalefete saldırı konusu haline getirilmiş durumda.
Herkes kendi cephesinden Haluk Levent konusunun tadını çıkarıyor.
***
Fakat şunu da unutmamak lazım; Maraş merkezli depremde, bizim
vergilerimizle faaliyet yürüten Kızılay, bu Haluk Levent’in başkanı
olduğu AHBAP’a çadır sattı.
Bundan dolayı da insanların Kızılay’a olan güveni sarsıldı.
Sonrasında da insanlar devlet kurumları yerine Haluk Levent’in
başında olduğu derneğe daha çok güvenir oldu.
Peki bu kimin kabahati?
Bunun cevabını herkes elini vicdanına koyarak versin.
***
Haluk Levent’in muhalif olması konusuna gelince; valla ben bir
muhalefetini falan görmedim.
Gören varsa beri gelsin.
Bir derneğin başına geçip, insanlara iyilik yapınca muhalif mi
olunuyor?
Haluk Levent bu günlere gelmişse, devlet erkanıyla olan iyi ilişkileri
sayesinde gelmiş birisidir bana göre.
Size bir örnek vereyim.
2018 yılının Eylül ayında, Yukarı Hereke’de bir baba, çocuğuna okul
pantolonu alamadığı için intihar etmişti.
Babanın cenazesi daha hastanedeyken ,ben intihar eden babanın
eşiyle görüşmüştüm.
Anne, babanın kaza geçirdiği için işine gidemediğini, çocuğuna okul
pantolonu alamadığı için de, “Ben niye yaşıyorum ki?” dediğini
söylemişti.
***
Bu acı olayı haberleştirdikten sonra yer yerinden oynadı.
İnsanların vicdanlarına dokunan bir haber oldu.
Haberimi yalanlamak için çok çalıştıklarını biliyorum ama
beceremediler.
Örneğin o dönem Kocaeli Valiliğinin yaptığı açıklama evlere şenlikti.
Valilik, efendim baba, çocuğuna pantolon alamadığı için değil,
psikolojik sorunları olduğu için intihar etmiştir babında savunma
yapıyordu.
***
Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ydu.
En nihayetinde beni gözaltına aldılar.
Sosyal medya bu haberle çalkanıyordu.
Bir taraftan da sosyal medyada fotoğraflarımı paylaşıp, beni yalancı
gazeteci diye linç etmeye çalışıyorlardı.
İşte o günlerde Haluk Levent yine devreye girdi.
***
Ve şu iki tweet’i attı:
“Emin olun o baba valiliğe kaymakamlığa başvursa idi bu sorunu
çözülebilirdi. Evet ben her dönem hükumetlere karşı bir muhalif
olabilirim ama gördüğüm şeyleri yazmak durumundayım.
Valiliklerin Kaymakamlıkların yardımlarını küçümsemeyin. Yani
“hiçbir şey yapmıyor” değiller.”
***
“Bazı şeyleri yazmak zorundayım. Yoksa bu tarafıma fırsatçılık
olur… Evet Kocaeli’de intihar eden içimizi acıtan baba için üzgünüz
hem de çok. AHBAP olarak ne gerekiyorsa yapacağız.. Çocuklarına
burs vereceğiz.. Ama devleti küçümsememek lazım.”
***
Bu iki tweet, ‘Haluk Levent devleti aciz gösterdi’ suçlaması yapanlara
bir cevap olur mu bilemiyorum.
Peki sonra ne oldu?
İntihar eden baba haberi insanların o kadar içini acıtmıştı ki, Haluk
Levent falan dinlemediler .
Sosyal medyada Haluk Levent’e büyük tepki gösterdiler.
***
Ve o Haluk Levent, insanlardan özür dileyerek AHBAP Başkanlığını
bıraktığını duyurdu.
Levent bir tweet daha atarak şunları söyledi:
“Gecenin özeti;
‘Valiliğe gitseydi ölmezdi’ diye kaba bir anlam çıkartılıyor.
Twitlerden böyle bir anlam çıkarılır mı? Evet çıkarılır. Tepkiler de bu
yüzden zaten.
Ama ‘baba gururundan gidememiş bile’ dedim. Sorunun çözümü
valilikler demedim.
Yine de yanlış anlaşıldım özür dilerim.
Böyle bir yanlış anlaşılmaya sebep verdiğim için AHBAP başkanlığını
an itibariyle bırakıyorum. 3 ay beklemeye gerek yok. Bir kişinin
bana ana avrat küfrünü 1300 kişinin beğenmesi eksikliğin bende
olduğunu gösteriyor.
AHBAP devam edecektir.
AHBAP sayfası devam edecektir.
Lütfen bunu birileri küfür etti ve bıraktım diye algılamayın.
Siyasetçilere örnek olsun diye bırakıyorum.
Sorumluluk bilsinler diye bırakıyorum.
Oturdukları koltuklardan silkelensinler diye bırakıyorum.”
İşte böyle; şimdi bu eski tweetlere bakınca diyorum ki; Haluk Levent,
keşke tekrar AHBAP’ın başına geçmeseymiş, şimdi bu alengirli işlerin
içinde olmazmış.
Alın teriyle kazanıp namuslu bir hayat yaşasaymış.
Benim o haberim, aslında ona bir fırsatı sunmuş ama o bu fırsatı
kullanamamış (!)
***
Haluk Levent bahsine, sanatçı Ferhat Tunç’un sosyal medya
hesabından yaptığı bir paylaşımla son vermek isterim.
Daha doğrusu yaptığı paylaşımın bir bölümüyle.
İsteyen sosyal medyadan tümünü görebilir.
***
“Fotoğrafta, Gülistan Doku cinayetinden tutuklu dönemin Tunceli
Valisi Sonel ile aynı sofrada sırıtarak paylaşım yapan Haluk Levent
var. Şimdi anlıyorum ki Haluk Levent’e çağrılarımız beyhudeymiş.
Meğer Tuncay Sonel Haluk’a bizden önce ulaşmış!
Fotoğraf zaten her şeyi anlatıyor.
Bir yanda depremin kanayan yarası, diğer yanda rulet masası.
Bir yanda yangınlar, diğer yanda cinayetten tutuklu bir valinin
sofrası.
Bu fotoğraf karesinde Vali ile Haluk’u aynı karede buluşturan şey
memleket sevdası değil, menfaattir. Sorumluluk taşıyan herkesin
bilmesi gereken bir şey var:
Etki sahibi olmak ayrıcalık değil, vebaldir.”
İşte bu da Ferhat Tunç’un paylaşımı.
Birileri Haluk Levent devleti aciz gösteriyor mu demişti?


