Pazar, 4 Ekim 2026 04.10.2026
19°C
USD 49,06
EUR 55,18
Altın 6.543
Benzin 85,10
Dizel 95,30

Kocaeli Barosu’ndan Tüpraş açıklaması: Yasa koyucuyu göreve çağırıyoruz

Kocaeli Barosu, Tüpraş işçileri için Yüksek Hakem Kurulu’nun aldığı kararı eleştirirken, “İşçiler 3 yılda yoksullaşacak” dedi

Kocaeli Barosu'ndan Tüpraş açıklaması: Yasa koyucuyu göreve çağırıyoruz

Kocaeli Barosu Çalışma Hukuku Komisyonu Tüpraş'ta yaşanan Toplu İş Sözleşmesi sürecinde alınan Yüksek Hakem kurulu kararı ile ilgili basın açıklaması gerçekleştirdi. Yazılı olarak yapılan açıklamada işçilerin grev hakkının olmamasına dikkat çekilirken, işçilerin 3 yıl içinde yoksullaştırılmasının önünün açıldığı belirtildi.

İŞ BARIŞININ YOLU ÖZGÜR TOPLU PAZARLIK DÜZENİNDEN GEÇER

Kocaeli Barosunun Tüpraş ile ilgili açıklamasının devamı şu şekilde: “Çalışma yaşamında işçi ile işverenin iş barışını sağlamasının bilinen tek yolu, özgür toplu pazarlık düzenidir. Özgür toplu pazarlık düzeninden söz edebilmek için ise işverenin girişim özgürlüğünün, işçinin ise sendika toplu iş sözleşmesi ve grev hakkından oluşan kolektif haklarının güvenceye alınmış olması zorunludur. İşçilerin sendika toplu sözleşme ve grev hakları Uluslararası Çalışma Örgütü tarafından (ILO) kolektif hakların bölünmezliği ilkesinden hareketle nitelendirilmektedir.

GREV HAKLARI YASAKLANDI

Eğer kolektif haklarından birisi işçilerin elinden alınmış ise diğerlerinin var olması da anlamsızdır. Dolayısıyla sendika hakkı, toplu sözleşme ve grev hakkı olmaksızın düşünülemez. Ne yazık ki grev yasakları ve Yüksek Hakem Kurulunun zorunlu tahkim işlevi görmesi nedeniyle Petro Kimya işkolunda yer alan Kocaeli’nin en büyük işletmelerinden birisi olan TÜPRAŞ A. Ş işyerinde işçilerin kolektif hakları grev hakları yasaklanarak sınırlandırılmıştır.

SENDİKA ÖZGÜRLÜKLERİNE AYKIRI

Toplu iş sözleşmeleri işçilerin grev haklarının bulunduğu koşullarda taraflarca imza altına aldığında iş barışı sağlarlar. İşçi tarafının grev hakkına sahip olmadığı koşullarda işçilere Yüksek Hakem Kurulu aracılığı ile dayatılan toplu iş sözleşmesi yasal olsa da gerçek anlamda iş barışını sağlamaktan uzaktır. İşçi toplu pazarlığın karar aşamasında işçi ve işveren taraflarının dışlanması toplu iş sözleşmesinin taraf iradelerini dışlayarak bağıtlanması günü kurtarabilir ancak geleceği karartma riskini de içerisinde taşır. YHK ne kadar tarafsız olursa olsun toplu pazarlığın karar aşamasında taraf iradelerinin dışlanması yasal ancak özgür toplu pazarlığın doğasına sendika özgürlüklerine aykırı bir uygulamadır.

ARTIŞ ENFLASYONUN ALTINDA

YHK kararına göre; toplu iş sözleşmesinin yürürlük süresi işveren istemi gibi 3 yıl olarak belirlenmiştir. Toplu iş sözleşmesinde mazeret izinlerine ilişkin idari maddeler var olan halinden geriye götürülerek amir onayına tabi tutulmuştur. Ücret artışları ise bariz bir şekilde enflasyonun altında belirlenerek işçilerin üç yıl içerisinde yoksullaşmalarının önü açılmıştır. İşçilere layık görülen ilk altı ay %6 takip eden altı aylık periyotlarda %5 zam veren YHK enflasyon karşısında bırakın var olan ücretlere artış getirmeyi ücretlerin erimesinin kapısını açmıştır. Bizler, iş barışının da toplumsal barışında adil gelir dağılımın olduğu, herkesin haklarına ulaştığı toplumsal iklimde gerçekleşebileceğini hatırlatmak istiyoruz.

GÖREVE ÇAĞIRIYORUZ

Ülkemizde anayasa ve uluslararası sözleşmelerle tanınmış işçilerin kolektif haklarına ilişkin sınırlandırmaların kaldırılmasının, gelir dağılımının düzeltilmesi, çağdaş anlamda haklarla donatılmış, hak sahibi olmanın verdiği özgüvenle çalışıp üreten işçilerle ekonomik büyümesine ivme katmış bir ülkede yaşamanın hak olduğunun ısrarla altını çizmek istiyoruz. Kocaeli Barosu Çalışma Hukuku Komisyonu olarak, TÜPRAŞ A.Ş. somutunda yaşanan adaletsizliklerin yaşanmaması için: grev yasaklarının kaldırıldığı, işçilerin sendika, sendika seçme haklarının güvence altında olduğu, sendikaların işverenden ve devletten bağımsız bir şekilde rahatlıkla üye yapabildikleri, işçilerin sendika haklarını kullandıkları için işlerinden olmadıkları, toplu pazarlığın grev hakkının var olduğu koşullarda taraf iradeleriyle sonuca ulaştığı çağdaş bir endüstri ilişkileri sisteminin kurulması için yasa koyucuyu göreve çağırıyoruz.”